Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr., ülke parası pesonun tarihi düşük seviyelere gerilemesi karşısında Merkez Bankası'nın (Bangko Sentral ng Pilipinas) gerekli adımları atacağına duyduğu güveni dile getirdi. Başkanlık basın sözcüsünün yaptığı açıklamaya göre Marcos, peso/dolar paritesinin rekor kırarak 59 seviyesini aştığı bir dönemde merkez bankasının piyasa istikrarını sağlamak için elindeki araçları kullanacağına inanıyor. Sözcü, başkanın para politikasına müdahale etmeyeceğini ancak karar alıcılara tam destek verdiğini belirtti.
Peso neden zayıflıyor?
Filipinler pesosu, 2023 yılının başından bu yana ABD doları karşısında yaklaşık %10 değer kaybetti. Bu düşüşün arkasında birkaç temel faktör bulunuyor. İlk olarak, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz oranlarını artırmaya devam etmesi, doları küresel çapta güçlendiriyor. Gelişmekte olan ülke para birimleri bu durumdan olumsuz etkileniyor. İkinci olarak, Filipinler'in ithalat bağımlılığı yüksek bir ekonomi olması, enerji ve gıda fiyatlarındaki artışın cari açığı büyütmesine yol açıyor. Üçüncü olarak, ülkenin dış borç yükü ve yabancı yatırımcı güveni de peso üzerinde baskı oluşturuyor. Merkez Bankası'nın Mart ve Nisan aylarında faiz artırımına gitmesine rağmen, piyasa oyuncuları daha agresif adımlar bekliyor.
Filipinler ekonomisi, pandemi sonrası toparlanma sürecinde yıllık %6 büyüme kaydetmiş olsa da, yüksek enflasyon (%6,1) ve işsizlik oranları (%4,5) pesonun değer kaybını hızlandırdı. Özellikle yurt dışında çalışan Filipinlilerin gönderdiği döviz gelirleri, pesonun düşüşüyle daha az değerli hale geliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Pesonun değer kaybı sadece Filipinler'e özgü bir durum değil. Asya Pasifik bölgesinde birçok gelişmekte olan ülke para birimi, Fed'in sıkı para politikası ve yükselen dolar karşısında benzer baskılarla karşı karşıya. Örneğin, Endonezya rupisi, Tayland bahtı ve Güney Kore wonu da dolar karşısında zayıfladı. Bölge merkez bankaları, sermaye çıkışlarını engellemek ve enflasyonu kontrol altına almak için faiz oranlarını yükseltmek zorunda kalıyor. Filipinler'in bu konuda yalnız olmaması, ancak pesonun rekor kırmasının ülkeye özgü kırılganlıkları da ortaya koyduğu anlamına geliyor. IMF ve Dünya Bankası, gelişmekte olan ülkelerin dış şoklara karşı daha dirençli hale gelmesi için yapısal reformlar öneriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Filipinler'deki peso krizi, Türkiye için de önemli dersler barındırıyor. Türk lirası da benzer şekilde dolar karşısında değer kaybı yaşarken, her iki ülkenin de ortak kırılganlıkları bulunuyor: yüksek dış borç, cari açık ve enflasyon. Türkiye'nin Filipinler'le doğrudan ticaret hacmi sınırlı olsa da, küresel risk iştahındaki azalma gelişmekte olan tüm piyasaları etkiliyor. Fed faiz artırımları devam ettikçe, TL dahil birçok para birimi üzerinde baskı sürebilir. Türkiye'nin uyguladığı faiz indirimi politikası, Filipinler'in aksine daha farklı bir yol izlese de, sonuçta döviz kuru istikrarı sağlamak ortak bir zorluk. Bu gelişme, Türkiye'nin para politikasında bağımsız bir duruş sergilemesinin küresel konjonktürde ne kadar zorlayıcı olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.