Filipinler pesosu, İran savaşının yarattığı küresel dalgalanma ve ülke içindeki ekonomik zorlukların etkisiyle tarihi düşük seviyeye geriledi. Güneydoğu Asya ülkesinin para birimi, 2025 yılının ilk çeyreğinde ABD doları karşısında rekor seviyeye düşerek 60 peso sınırını aştı. Bu gelişme, bölgesel piyasalarda endişe yaratırken, Filipinler Merkez Bankası'nın (BSP) faiz artırımına gitmesi bekleniyor. Uzmanlar, düşüşün arkasında İran savaşının petrol fiyatlarını yükseltmesi, küresel tedarik zincirlerinde bozulma ve Filipinler'in artan dış borç yükünün olduğunu belirtiyor.
Peso'daki Düşüşün Arka Planı
Filipinler pesosu, 2025 yılı başından bu yana yaklaşık %12 değer kaybetti. Bu düşüş, İran'ın bölgesel yayılma politikası ve ABD-İran arasındaki gerilimin tırmanmasıyla başlayan İran savaşının küresel enerji piyasalarını altüst etmesiyle hızlandı. Petrol fiyatlarının varil başına 120 doları aşması, enerji ithalatçısı olan Filipinler'in cari açığını genişletti. Ülkenin en büyük ticaret ortaklarından Çin'deki yavaşlama da ihracat gelirlerini olumsuz etkiledi.
Öte yandan, Filipinler'in iç ekonomik sorunları da peso üzerindeki baskıyı artırıyor. Yüksek enflasyon (Mart 2025'te %6,7), işsizlik ve yolsuzluk iddiaları hükümete olan güveni sarsmış durumda. Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr.'ın altyapı harcamalarını artırma planları, bütçe açığını daha da büyüterek yatırımcıları endişelendiriyor. Ayrıca, yabancı yatırımcıların Filipinler'den çekilmesi, peso talebini azaltıyor.
Filipinler Merkez Bankası, peso'yu savunmak için döviz rezervlerini kullanıyor ancak rezervler hızla eriyor. Banka, politika faizini %6,5'ten %7'ye çıkarmayı değerlendiriyor. Ancak faiz artışının ekonomik büyümeyi yavaşlatabileceği endişesi var. Hükümet, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yeni bir kredi anlaşması için görüşmelerde bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Peso'daki değer kaybı, sadece Filipinler ile sınırlı değil. İran savaşı, tüm Güneydoğu Asya para birimlerini olumsuz etkiledi. Endonezya rupisi, Tayland bahtı ve Malezya ringgiti de değer kaybetti. Ancak Filipinler, bölgedeki en kırılgan ekonomi olarak öne çıkıyor. Ülkenin yüksek dış borcu (GSYH'nin %60'ı) ve düşük döviz rezervleri, küresel şoklara karşı direncini azaltıyor. Çin'in bölgedeki ekonomik yavaşlaması ve ABD'nin faiz artırımları da sermaye çıkışını hızlandırıyor.
Jeopolitik açıdan, Filipinler'in ABD ile ittifakı ve Çin ile Güney Çin Denizi'ndeki anlaşmazlıkları, ülkeyi zor bir dengede tutuyor. İran savaşı, ABD'nin Asya-Pasifik'e odaklanmasını zorlaştırırken, Filipinler gibi müttefiklerin güvenlik endişelerini artırıyor. Peso'daki düşüş, ülkenin ekonomik kırılganlığını derinleştirerek siyasi istikrarsızlığa yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Filipinler pesosundaki çöküş, Türkiye için doğrudan bir tehdit oluşturmasa da, gelişmekte olan piyasalar arasındaki bulaşıcılık riskini gözler önüne seriyor. İran savaşının enerji fiyatlarını yükseltmesi, Türkiye'nin cari açığını artırarak TL üzerinde benzer bir baskı yaratabilir. Ayrıca, Filipinler'in yaşadığı döviz rezervi erimesi ve faiz artırımı zorunluluğu, Türkiye'nin kendi para politikası tercihlerini etkileyebilir. Küresel sermaye akımlarındaki dalgalanma, Türkiye gibi dış finansmana ihtiyaç duyan ülkeler için risk teşkil ediyor. Türkiye, savunma sanayii ve tarım ürünleri ihracatıyla Filipinler'le ticari ilişkilerini güçlendirebilir ancak bölgesel istikrarsızlık, Türk müteahhitlik firmalarının Asya'daki projelerini olumsuz etkileyebilir.