ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Peru ziyareti, başkent Lima'da geniş katılımlı protesto gösterilerine sahne oldu. Göstericiler, Rubio'nun gelişini ve Washington'un Peru ile Latin Amerika'ya yönelik politikalarını kınayarak bölge ülkelerinin egemenliğini savundu. Lima sokaklarında toplanan kalabalık, ABD'nin bölgedeki etkisine karşı duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.
Protestoların Arka Planı ve Göstericilerin Talepleri
Lima'da düzenlenen yürüyüşe katılan protestocular, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun ziyaretini "dayatma" olarak nitelendirdi. Göstericilerden biri, "Onun yapmaya geldiği şey, herhangi bir istişare olmaksızın bir politika dayatmak; sanki Peru gerçekten onun vasalıymış gibi" ifadelerini kullandı. Bu sözler, protestocuların Washington'un Lima üzerinde kurmaya çalıştığı baskıya duyduğu tepkiyi yansıtıyor.
Gösteriler, Rubio'nun Peru'ya gerçekleştirdiği resmi ziyaret sırasında patlak verdi. ABD Dışişleri Bakanı'nın temasları, bölgedeki siyasi ve ekonomik ilişkileri yeniden şekillendirmeyi amaçlıyordu. Ancak Lima halkının bir kesimi, bu ziyareti emperyalist bir müdahale olarak gördü ve sokaklara döküldü. Protestocular, Peru'nun iç işlerine karışılmamasını ve Latin Amerika ülkelerinin kendi kaderlerini tayin hakkının tanınmasını istedi.
Gösteri sırasında atılan sloganlar arasında "Peru satılık değildir", "Yankee go home" ve "Latin Amerika halklarının egemenliği" gibi ifadeler öne çıktı. Kalabalık, Rubio'nun politikalarını eleştirirken, aynı zamanda Peru hükümetine de ABD'nin taleplerine boyun eğmemesi çağrısında bulundu. Polisin gösterilere müdahalesi ise sınırlı kaldı; herhangi bir çatışma veya gözaltı rapor edilmedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut: ABD'nin Latin Amerika Politikası
Marco Rubio'nun Peru ziyareti, ABD'nin Latin Amerika'ya yönelik daha geniş kapsamlı bir stratejisinin parçası olarak değerlendiriliyor. Washington, son yıllarda bölgede artan Çin ve Rusya etkisine karşı kendi nüfuzunu pekiştirmeye çalışıyor. Rubio'nun temasları, ticaret anlaşmaları, güvenlik işbirliği ve göç konularını kapsıyor. Ancak bu girişimler, bölge halklarının bir kısmında tepkiyle karşılanıyor.
Peru, Güney Amerika'nın stratejik konumdaki ülkelerinden biri. Ülke, Pasifik ittifakı üyesi olarak hem ABD hem de Asya ülkeleriyle ekonomik ilişkilerini dengede tutmaya çalışıyor. Ancak ABD'nin son dönemdeki baskıcı tutumu, Lima'da siyasi gerilimi artırmış durumda. Muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları, hükümeti Washington'a fazla taviz vermekle suçluyor.
Protestolar sadece Peru ile sınırlı değil. Latin Amerika'nın çeşitli ülkelerinde ABD karşıtı gösteriler son yıllarda artış gösterdi. Bolivya, Venezuela, Küba ve Nikaragua gibi ülkeler, Washington'un müdahaleci politikalarını sürekli eleştiriyor. Rubio'nun ziyareti, bu ülkelerde de yankı buldu ve bölgesel dayanışma mesajları verildi.
ABD yönetimi ise ziyareti, demokrasi ve insan hakları vurgusuyla savunuyor. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Rubio'nun Peru'daki görüşmelerinin "karşılıklı saygı ve ortak çıkarlar" temelinde gerçekleştiğini belirtti. Ancak sahadaki protestolar, bu açıklamaların halk nezdinde karşılık bulmadığını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Latin Amerika politikasına yönelik protestolar, Türkiye'nin küresel dengelerdeki konumunu dolaylı olarak etkiliyor. Ankara, son yıllarda Latin Amerika ve Karayipler'e açılım politikası izliyor; ticaret ve savunma anlaşmaları imzalıyor. Washington'un bölgede artan baskısı, Türkiye'nin bu ülkelerle olan ilişkilerini zorlaştırabilir. Ayrıca, ABD'nin tek taraflı dayatmaları, Türkiye'nin çok kutuplu dünya düzeni söylemini güçlendiriyor. Peru'daki gösteriler, egemenlik vurgusunun küresel ölçekte yükseldiğini gösterirken, Türkiye'nin "dünya beşten büyüktür" teziyle örtüşüyor.