Peru'da cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda muhafazakar aday Keiko Fujimori, rakibi sosyal demokrat Pedro Castillo'yu yenerek devlet başkanı seçildi. Resmi olmayan sonuçlara göre Fujimori oyların yüzde 52,6'sını alırken, Castillo yüzde 47,4'te kaldı. Seçim kampanyası boyunca en önemli gündem maddesi, ülkede hızla artan suç oranları ve özellikle organize suç örgütlerinin gerçekleştirdiği gasp eylemleriydi. Fujimori, seçim vaatleri arasında suça karşı demir yumruk politikası uygulayacağını, polis teşkilatını güçlendireceğini ve yargı reformu yapacağını açıkladı.
Gelişmenin arka planı
Peru, son yıllarda ekonomik büyümeye rağmen artan suç oranlarıyla mücadele ediyor. Özellikle başkent Lima'da ve kuzey bölgelerinde faaliyet gösteren organize suç grupları, küçük işletme sahiplerinden ve ulaşım şirketlerinden düzenli olarak haraç topluyor. Cinayet oranları 2023'te yüzde 30 artarken, halkın güvenlik endişeleri seçim tercihlerini belirleyen temel faktör haline geldi. Fujimori'nin babası Alberto Fujimori'nin 1990-2000 yılları arasındaki otoriter yönetimi sırasında uyguladığı sert güvenlik politikaları, seçmenlerde bu kez de Fujimori hanedanına dönüş isteği uyandırdı.
Seçim süreci boyunca Fujimori, yolsuzluk iddiaları ve insan hakları ihlalleri nedeniyle eleştirilere maruz kaldı. Rakibi Castillo ise daha çok kırsal kesimdeki yoksul seçmenlerden destek almasına rağmen, suçla mücadelede yetersiz kaldığı gerekçesiyle oy kaybetti. Fujimori'nin zaferi, ülkedeki siyasi dengeleri yeniden şekillendirecek ve özellikle güvenlik politikalarında köklü değişiklikler bekleniyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Fujimori'nin zaferi, Latin Amerika'da sağ eğilimli hükümetlerin yükselişine işaret ediyor. Brezilya'da Jair Bolsonaro'nun ardından Arjantin, Şili ve Kolombiya'da da sağcı liderlerin iktidara gelmesi, bölgede yeni bir siyasi dalganın habercisi. Fujimori, ABD ve Avrupa Birliği ile yakın ilişkiler geliştireceğini, aynı zamanda Çin ile ticari bağları sürdüreceğini belirtti. Peru, dünyanın en büyük bakır üreticilerinden biri olduğu için maden politikaları da yakından takip edilecek. Fujimori'nin madencilik yanlısı bir duruş sergilemesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Peru, Türkiye'nin Latin Amerika'daki önemli ticaret ortaklarından biridir. İki ülke arasında 2018'de imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması kapsamında ticaret hacmi artış eğilimindedir. Fujimori'nin serbest piyasa yanlısı politikaları, Türk yatırımcılar için Peru'yu daha cazip hale getirebilir. Ancak Fujimori yönetiminin insan hakları ihlalleri ve yolsuzluk geçmişi, uluslararası kamuoyunda endişe yaratmaktadır. Türkiye, bu süreçte dengeli bir dış politika izleyerek hem ekonomik çıkarlarını korumalı hem de demokratik değerlere vurgu yapmalıdır.