Peru'da cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turu, sonuçların açıklanmaya başlamasıyla birlikte beklenmedik bir şekilde uzayan bir sayım sürecine sahne oluyor. Ülke, 10 yıl içinde dokuzuncu devlet başkanını belirlemek için sandık başına giderken, seçim otoriteleri tarafından açıklanan kısmi sonuçlar, yarışın oldukça çekişmeli geçtiğini ve galibin henüz belli olmadığını ortaya koydu. Seçim kurumu tarafından yayımlanan verilere göre, muhafazakar siyasetçi Keiko Fujimori, milliyetçi kongre üyesi Pedro Castillo karşısında yüzde 50,1'e karşı yüzde 49,9 gibi çok düşük bir farkla önde görünüyor. Ancak henüz sayılmamış milyonlarca oy bulunması nedeniyle kesin sonuç için günlerce beklenmesi gerekecek.
Seçimin arka planı
Peru'da son yıllarda yaşanan siyasi istikrarsızlık, seçimlerin önemini daha da artırmış durumda. Eski Devlet Başkanı Pedro Pablo Kuczynski'nin 2018'de istifa etmesi, ardından göreve gelen Martín Vizcarra'nın 2020'de görevden alınması ve geçici başkan Manuel Merino'nun sadece birkaç gün süren başkanlığının ardından Francisco Sagasti'nin görevi devralması, ülke siyasetinde derin bir krize işaret ediyor. Ekonomik eşitsizlikler, yolsuzluk skandalları ve pandemi kaynaklı sağlık krizi, halkın siyasi kurumlara olan güvenini sarsmış durumda.
Sonuçların açıklanmasıyla birlikte her iki aday da seçim sürecinin şeffaflığına gölge düşürmemek için itidalli açıklamalarda bulunsa da, taraftarları arasında gerilim yüksek. Özellikle kırsal kesimlerde ve yoksul bölgelerde güçlü bir desteğe sahip olan Castillo, Fujimori'nin seçim hilesi yapabileceği yönünde endişelerini dile getirirken, Fujimori'nin kampanyası da oyların sayımında usulsüzlük yapıldığı iddialarını gündeme getiriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Peru'nun seçim sonucu, Latin Amerika'da sol eğilimli hükümetlerin yükselişi bağlamında önemli bir sınav olarak görülüyor. Eğer Castillo kazanırsa, Brezilya, Arjantin, Bolivya ve Meksika'daki sol hükümetlerin yanı sıra yakın zamanda seçilen Şili Devlet Başkanı Gabriel Boric ile birlikte bölgede sol dalga daha da güçlenecek. Öte yandan Fujimori'nin zaferi, Peru'nun serbest piyasa politikalarının devamı ve muhafazakar değerlerin korunması açısından bir garanti olarak yorumlanıyor. Seçim sonucu ne olursa olsun, Peru'nun siyasi istikrarı, bölgedeki yatırım ortamını ve uluslararası ittifakları etkileyebilir.
Uluslararası toplum, seçim sürecini yakından izliyor. ABD ve Avrupa Birliği, demokratik sürece saygı duyulması çağrısında bulunurken, Çin ve Rusya gibi ülkeler de Peru ile olan ticari ve diplomatik ilişkilerinin seyri açısından sonucu bekliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Peru, Türkiye'nin Latin Amerika'da yükselen ticari ve diplomatik ilişkiler kurduğu ülkelerden biri. Türkiye'nin Peru ile ikili ticaret hacmi son yıllarda artış göstermiş olup, özellikle savunma sanayii ve inşaat alanlarında işbirlikleri bulunuyor. Seçim sonucu, Türkiye'nin bölgedeki yatırımlarının ve diplomatik angajmanlarının sürekliliği açısından önem taşıyor. İstikrarlı bir Peru, Türk şirketleri için daha öngörülebilir bir iş ortamı sağlarken, siyasi belirsizlik kısa vadede ticari akışı olumsuz etkileyebilir. Ayrıca Peru'nun siyasi yönelimi, Türkiye'nin bölgesel ittifaklar ve uluslararası kuruluşlardaki pozisyonları açısından da dolaylı etkilere sahip olabilir.