ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Yemen'de son iki yılda düzenlenen hava saldırılarında 153 sivilin öldürüldüğünü Kongre'ye resmi olarak bildirdi. Pentagon'un bu açıklaması, Yemen'deki iç savaşta ABD'nin rolüne ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Saldırıların çoğu, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun desteklediği Yemen hükümet güçleri ile İran destekli Husiler arasındaki çatışmalar sırasında gerçekleşti.
Gelişmenin Arka Planı
Pentagon'un Kongre'ye sunduğu raporda, 2018-2020 yılları arasında Yemen'de düzenlenen hava saldırılarında 153 sivilin öldüğü, 250'den fazla kişinin de yaralandığı belirtildi. Rapor, ABD'nin Yemen'deki askeri operasyonlarının sivil kayıplara yol açtığını kabul eden ender resmi belgelerden biri olma özelliği taşıyor. Pentagon, saldırıların Husilere karşı mücadelede meşru hedeflere yönelik olduğunu savunurken, insan hakları örgütleri sivil kayıpların çok daha yüksek olduğunu iddia ediyor.
ABD ordusu, Yemen'deki hava saldırılarını çoğunlukla Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona istihbarat ve lojistik destek sağlayarak gerçekleştiriyor. Ancak bu destek, zaman zaman doğrudan ABD'nin kendi insansız hava araçları (İHA) ile yaptığı saldırıları da kapsıyor. Pentagon'un raporu, özellikle El Kaide ve DEAŞ hedeflerine yönelik operasyonlarda sivil kayıpların yaşandığını gösteriyor.
Raporda, sivil kayıpların büyük bir kısmının 2019 yılında yaşandığı, bu dönemde ABD'nin Yemen'deki İHA saldırılarını artırdığı belirtiliyor. Özellikle Marib, El Cevf ve Hadramut illerinde düzenlenen saldırılarda çok sayıda sivilin hayatını kaybettiği aktarılıyor. Pentagon, bu kayıpların azaltılması için yeni prosedürler uygulamaya koyduğunu ancak sivil kayıpları tamamen önlemenin mümkün olmadığını ifade ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen'deki savaş, 2014 yılında Husilerin başkent Sana'yı ele geçirmesiyle başladı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 2015'ten bu yana Yemen hükümetini desteklemek için hava saldırıları düzenliyor. ABD ise bu koalisyona askeri destek sağlamakla birlikte, 2015'ten itibaren terörle mücadele kapsamında kendi operasyonlarını da yürütüyor.
Sivil kayıplar, Yemen'deki insani krizi daha da derinleştiriyor. Birleşmiş Milletler, Yemen'de 24 milyondan fazla kişinin insani yardıma ihtiyaç duyduğunu, 3 milyondan fazla kişinin de yerinden edildiğini bildiriyor. Ayrıca, ülkede kolera ve açlık salgınları baş gösteriyor. ABD'nin bu tabloya eklenen sivil kayıpları, uluslararası toplumda tepkiyle karşılanıyor.
Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası kuruluşlar, Yemen'deki savaşın taraflara silah satışının durdurulması çağrısında bulunuyor. ABD'nin bu raporu, Kongre'de savaş yetkilerinin kısıtlanması yönündeki tartışmaları da güçlendirdi. Bazı Kongre üyeleri, Başkan Joe Biden yönetiminin Yemen politikasını eleştirerek, sivil kayıpların hesabının verilmesi gerektiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Yemen politikası açısından yakından izlenmesi gereken bir konu. Türkiye, Yemen'deki çatışmalarda tarafsız kalmaya çalışırken, Suudi Arabistan ve İran arasındaki rekabetten etkileniyor. Sivil kayıpların artması, Türkiye'nin insani yardım çalışmalarını olumsuz etkiliyor ve bölgedeki istikrarsızlığı artırıyor. Ayrıca, ABD'nin Yemen'deki operasyonlarının meşruiyeti sorgulandıkça, Türkiye'nin de benzer askeri operasyonlara yönelik uluslararası kamuoyunda artan eleştirileri dikkate alması gerekiyor. Türkiye, insani krizin hafifletilmesi ve kalıcı barışın sağlanması için yürütülen diplomatik çabalarda daha aktif bir rol üstlenebilir.