ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), uzun menzilli hava-hava füzesi AIM-260 için yeni bir üretim anlaşması imzaladı. Program kapsamında test faaliyetlerinin de hızlandırıldığı bildirildi. AIM-260, Çin'in PL-15 füzesine karşı kritik bir denge unsuru olarak görülüyor ve yıllar önce hizmete girmesi planlanıyordu.
Gelişmenin Arka Planı
AIM-260, ABD Hava Kuvvetleri'nin (USAF) gelecekteki hava üstünlüğü ihtiyaçlarını karşılamak üzere geliştirilen bir hava-hava füzesi. Mevcut AIM-120 AMRAAM'ın yerini alması beklenen füze, özellikle Çin'in geliştirdiği PL-15 uzun menzilli hava-hava füzesine karşı üstünlük sağlamak amacıyla tasarlandı. PL-15, aktif radar güdümlü ve yaklaşık 200 km menzile sahip. AIM-260'ın da benzer veya daha uzun menzile ulaşması hedefleniyor.
Program, ilk olarak 2017'de ortaya çıktı ve 2019'da Lockheed Martin'e geliştirme sözleşmesi verildi. O dönemde füzenin 2022'de operasyonel olması planlanıyordu. Ancak çeşitli gecikmeler yaşandı. Son haber, Pentagon'un yeni bir üretim anlaşması yaptığını ve testlerin hız kazandığını gösteriyor. Bu, programın artık olgunlaşma aşamasına geldiğine işaret ediyor.
AIM-260, gizlilik derecesi yüksek bir proje olduğu için teknik detaylar sınırlı. Bilinenler: Füze, F-22 ve F-35 gibi stealth uçakların iç silah bölmelerine sığacak şekilde tasarlanıyor. Ayrıca F/A-18 ve gelecekteki F-15EX gibi platformlarla da uyumlu olacak. Çift yönlü veri bağı sayesinde uçakla füze arasında sürekli iletişim sağlanabilecek; bu da hedef güncellemesi ve yeniden hedefleme yeteneği kazandıracak.
ABD Hava Kuvvetleri, AIM-260 için 2024 mali yılında 200 milyon doların üzerinde bütçe ayırmıştı. Deniz Kuvvetleri de programa dahil. Üretim anlaşmasının kapsamı ve değeri henüz açıklanmadı. Ancak bu adım, füzenin seri üretimine geçişte önemli bir aşama olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
AIM-260, ABD ile Çin arasındaki teknolojik rekabetin bir yansıması. Çin'in PL-15 füzesi, ABD'nin mevcut AIM-120 füzesinden daha uzun menzile sahip. Bu durum, ABD'li pilotların hava muharebesinde dezavantaj yaşamasına neden olabilir. AIM-260, bu açığı kapatmayı amaçlıyor.
Hint-Pasifik bölgesinde, Tayvan Boğazı ve Güney Çin Denizi'nde artan gerilim, uzun menzilli hava-hava füzelerinin önemini artırıyor. ABD, müttefikleri Japonya, Avustralya ve Güney Kore'ye de bu füzeden satmayı planlıyor olabilir. Bu, bölgesel güç dengesini etkileyecek.
Ayrıca Rusya'nın da uzun menzilli hava-hava füzeleri (R-37M gibi) geliştirdiği biliniyor. AIM-260, NATO'nun hava üstünlüğünü koruması için kritik.
Programın hızlanması, ABD'nin savunma sanayiinde yaşanan tedarik zinciri sorunlarına rağmen önceliklendirildiğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AIM-260 programındaki ilerleme, Türkiye'nin hava savunma ve hava-hava füzesi ihtiyaçları açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, F-16 filosunu modernize ederken AIM-120 AMRAAM füzelerine bağımlı. ABD'nin AIM-260'ı geliştirmesi, uzun vadede AIM-120'nin kullanımdan kalkmasına yol açabilir. Türkiye'nin kendi geliştirdiği GÖKDOĞAN ve BOZDOĞAN füzeleri ise daha kısa menzilli. Türkiye, ABD'den AIM-260 talep edebilir mi? S-400 krizi nedeniyle F-35 programından çıkarılan Türkiye'nin bu yeni füzelere erişimi belirsiz. Bu durum, Türkiye'yi yerli uzun menzilli hava-hava füzesi geliştirmeye itebilir. Ayrıca NATO içinde füze teknolojisinde yaşanabilecek uyumsuzluk, ittifakın hava gücünü etkileyebilir.