Çin'in en büyük savunma sanayii kuruluşlarından Norinco (China North Industries Group Corporation), Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de düzenlenen IDEX 2025 Uluslararası Savunma Fuarı'nda, bir insansız hava aracı üretim hattının maketini sergiledi. Bu hamle, Pekin yönetiminin Orta Doğulu alıcılar için yurt dışında silah üretim kapasitesini artırma niyetinde olduğunu gösteriyor.
Norinco'dan denizaşırı üretim sinyali
Norinco'nun fuarda sergilediği 1:20 ölçekli maket, Çin'in en yaygın kullanılan askeri insansız hava araçlarından biri olduğu tahmin edilen bir platforma ait. Maket üzerinde yer alan montaj hattı şeması, parçaların konteynırlarla taşınması ve yerel olarak birleştirilmesi sürecini detaylandırıyor. Savunma analistleri, bu yöntemin lojistik maliyetleri düşürmenin yanı sıra, alıcı ülkeye teknoloji transferini ve yerel endüstriyel katkıyı artıracağını belirtiyor.
Norinco'dan yapılan açıklamada, modelin konsept aşamasında olduğu ve herhangi bir resmî anlaşma imzalanmadığı belirtilirken, fuardaki yoğun ilgi dikkat çekti. Şirket yetkilileri, özellikle Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Katar gibi ülkelerden gelen taleplere atıfta bulundu. Çin savunma sanayii, son yıllarda Orta Doğu pazarında ABD ve Rusya'ya karşı önemli bir pay kazanmış durumda.
Bağımsız savunma uzmanlarına göre, Norinco'nun bu hamlesi, Çin'in "Küresel Güvenlik Girişimi" kapsamında silah ihracatını artırma stratejisiyle örtüşüyor. Ayrıca Pekin, Tayvan, Güney Çin Denizi ve Ukrayna savaşı nedeniyle artan jeopolitik gerilimlerde Batı'dan bağımsız bir tedarik zinciri kurma hedefi güdüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Orta Doğu, dünyanın en büyük silah ithalatçısı konumunda. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) verilerine göre, 2019-2023 arasında bölge ülkeleri küresel silah ithalatının yüzde 36'sını gerçekleştirdi. Çin, bu dönemde Orta Doğu'ya yaptığı silah ihracatını iki katına çıkararak ABD, Rusya ve Fransa'nın ardından dördüncü sıraya yerleşti.
Norinco'nun denizaşırı üretim planı, Washington'da endişeyle karşılandı. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Çin'in hassas askeri teknolojileri Orta Doğu'ya transfer etmesinin bölgesel istikrarı tehdit edebileceğini savundu. Öte yandan Çin, uluslararası silah kontrol rejimlerini ihlal etmediğini ve tüm ihracatın BM ambargolarına uygun olduğunu vurguluyor.
Uzmanlar, Çin'in yurtdışı üretim tesislerinin, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarını dolaylı olarak aşmak isteyen ülkeler için cazip olabileceğine dikkat çekiyor. Ancak Çinli firmalar şu ana kadar bu tür suçlamaları reddediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye için hem fırsat hem de risk unsuru taşıyor. Bir yandan Türk savunma sanayii, özellikle Bayraktar ve Anka gibi İHA platformlarıyla Orta Doğu'da önemli pazar payına sahip; Çin'in bu bölgede üretim üssü kurması rekabeti artırabilir. Öte yandan Türkiye, Çin'in denizaşırı üretim modelinden esinlenerek yeni iş birlikleri geliştirebilir. Ayrıca, Çin'in bölgede artan etkisi, Türkiye'nin Katar, Azerbaycan ve Libya gibi ülkelerle yaptığı savunma anlaşmalarının stratejik değerini etkileyebilir. Türk yetkililerin, bu yeni dinamik karşısında hem ihracat stratejilerini güncellemesi hem de Çin ile olası teknoloji transferi görüşmelerine hazırlıklı olması gerekiyor.