Uluslararası ilişkiler literatürüne yeni giren "Pax Silica" kavramı, dünya siyasetinde silisyum tabanlı teknolojilerin belirleyici hale geldiğini vurguluyor. Analist Akhil Ramesh'in değerlendirmelerine göre, bu yeni dönemde Hint-Pasifik bölgesi, yarı iletken tedarik zincirlerinin merkezi olarak jeopolitik rekabetin odağında yer alıyor. ABD, Çin, Japonya ve Güney Kore gibi büyük güçler, çip üretimi ve teknoloji standardizasyonu konusunda hem iş birliği hem de rekabet içinde.
Gelişmenin Arka Planı: Yarı İletken Savaşları
Pax Silica, tıpkı Pax Britannica veya Pax Americana gibi bir dönemin taşıyıcı gücünü ifade ediyor: silisyum. Yarı iletkenler, savunma sistemlerinden yapay zekaya, 5G'den otonom araçlara kadar tüm stratejik teknolojilerin kalbini oluşturuyor. Bu nedenle, çip üretimi ve Ar-Ge'si ulusal güvenlik meselesi haline geldi.
ABD, Çin'in TSMC ve SMIC gibi devler üzerindeki etkisini sınırlamak için yaptırımlar ve teşvikler uygularken, Çin de kendi çip ekosistemini kurmaya çalışıyor. Japonya ve Güney Kore, ABD ile ittifaklarını güçlendirirken, Hindistan ve Avustralya gibi ülkeler de tedarik zincirinde alternatif merkezler olarak öne çıkıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Teknoloji Blokları
Ramesh'in analizi, Hint-Pasifik'te oluşan iki ana teknoloji bloğuna işaret ediyor: ABD liderliğindeki "Chip 4" (ABD, Japonya, Güney Kore, Tayvan) ve Çin'in kendi kendine yeterlilik hedefi. Bu ayrışma, küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesine yol açıyor.
Öte yandan, Avrupa Birliği'nin Avrupa Çip Yasası ve ASEAN ülkelerinin bölgesel iş birlikleri, orta yol arayışlarını yansıtıyor. Ancak teknoloji standartlarının belirlenmesi, veri güvenliği ve fikri mülkiyet hakları gibi konular, iş birliğinin önündeki en büyük engeller olarak duruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, yarı iletken üretiminde henüz küresel bir oyuncu olmasa da savunma sanayii ve otomotiv gibi sektörlerde çip tedarikine bağımlı. Pax Silica döneminde tedarik zinciri kırılmaları, Türkiye'nin ithalat maliyetlerini ve üretim sürekliliğini etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin NATO üyesi olarak ABD liderliğindeki blokta yer alması, Çin ile ticari ilişkilerini dengelemesini gerektiriyor. Orta vadede, Türkiye'nin kendi çip tasarım ve test merkezlerini kurması, dışa bağımlılığı azaltmak için stratejik bir adım olabilir.