Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, 1915 olaylarının siyasi bir araç olarak kullanılmasına karşı olduklarını belirterek, bu konuda uluslararası topluma açık bir uyarıda bulundu. Paşinyan, yaptığı açıklamada, 'Ermenistan, 1915 trajedisinin silahlandırılarak güncel siyasi hedefler için kullanılmasını istemiyor. Geçmişin acıları üzerinden siyaset yapılması, bölgesel barışa ve uzlaşmaya zarar veriyor' ifadelerini kullandı. Bu açıklama, İsrail'in geçtiğimiz hafta 1915 olaylarını resmen 'Ermeni soykırımı' olarak tanımasının ardından geldi. İsrail'in bu kararı, özellikle Türkiye ile ilişkilerinde yeni bir krize yol açarken, bölgedeki dengeleri de etkilemeye aday.
İsrail'in tanıma kararının arka planı
İsrail Parlamentosu Knesset, 1915 olaylarını soykırım olarak tanıyan bir karar tasarısını onayladı. Kararda, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Ermenilere yönelik 'sistematik katliam' olarak nitelendirilen olayların 'soykırım' olarak tanındığı belirtildi. Bu adım, İsrail'in daha önce bu konuda benimsediği temkinli tutumdan belirgin bir sapma olarak değerlendiriliyor. Kararın, İsrail ile Türkiye arasındaki son dönemde gerginleşen diplomatik ilişkilerin bir yansıması olduğu yorumları yapılıyor. İsrail Başbakanı Yair Lapid, kararla ilgili yaptığı açıklamada, 'Tarihi gerçekleri inkâr etmenin bir anlamı yok. Bu karar, hem insan haklarına saygının hem de Yahudi halkının kendi tarihinden çıkardığı derslerin bir gereğidir' dedi. Ancak Lapid'in bu sözleri, Türkiye'nin tepkisini çekti. Dışişleri Bakanlığı, yaptığı yazılı açıklamada, 'Bu karar tarihi gerçeklerle bağdaşmamaktadır. Hiçbir ülkenin kendi siyasi çıkarları için tarihi çarpıtma hakkı yoktur' ifadelerine yer verdi.
İsrail'in kararının, ABD Başkanı Joe Biden'ın 2021 yılında 1915 olaylarını 'soykırım' olarak nitelemesinden sonra gelen en önemli uluslararası tanıma adımı olduğu belirtiliyor. Biden'ın bu çıkışından sonra birçok Avrupa ülkesi de benzer kararlar almıştı. Ancak İsrail'in bu adımı, özellikle Ortadoğu'daki güç dengeleri açısından daha farklı bir anlam taşıyor. İsrail ile Türkiye arasında son dönemde yaşanan enerji işbirliği ve bölgesel diyalog çabaları, bu kararla birlikte yeniden sorgulanmaya başlandı. Uzmanlar, İsrail'in bu kararının sadece geçmişe dair bir tanıma değil, aynı zamanda gelecekteki politikalarına yönelik bir mesaj olduğunu vurguluyor.
Bölgesel ve küresel yankılar
İsrail'in tanıma kararı, sadece Türkiye ile ilişkilerini etkilemekle kalmadı; aynı zamanda Azerbaycan ve İran gibi bölge ülkelerinde de yankı buldu. Azerbaycan, İsrail'in bu kararını 'büyük bir hata' olarak nitelendirirken, İran ise İsrail'i 'siyasi oyunlar oynamakla' suçladı. Öte yandan, Ermenistan ise İsrail'in kararını memnuniyetle karşıladı. Ermenistan Dışişleri Bakanlığı, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, 'Bu karar, uluslararası toplumun soykırımın tanınması yönünde attığı önemli bir adımdır' ifadelerini kullandı. Ancak Paşinyan'ın daha sonra yaptığı 'silahlanma' vurgusu, Erivan'ın bu konuyu daha temkinli bir şekilde ele aldığını gösteriyor. Paşinyan, 1915 olaylarının güncel siyasi çekişmelerin bir aracı haline getirilmesinin, özellikle Ermeni diasporası ile ilişkilerde sorun yaratabileceğine dikkat çekti. Bu bağlamda, Paşinyan hükümeti, geçmişe odaklanmak yerine bugünün meselelerine, özellikle de Dağlık Karabağ sorununun çözümüne ağırlık vermek istiyor.
Küresel ölçekte ise bu karar, soykırım tanımalarının uluslararası ilişkilerde nasıl bir araç haline gelebileceği sorusunu yeniden gündeme getirdi. Birçok ülke, 1915 olaylarını soykırım olarak tanırken, bu tanımanın siyasi sonuçları farklılık gösteriyor. Özellikle Türkiye'nin stratejik konumu ve NATO üyeliği, ülkeleri bu konuda daha dikkatli kararlar almaya itiyor. Uzmanlar, İsrail'in kararının, ABD'deki Ermeni lobisinin etkisiyle ve İsrail iç politikasındaki dengelerle ilgili olduğunu savunuyor. İsrail'de yaklaşan seçimler öncesinde hükümetin popülist bir hamle yaptığı da iddialar arasında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in 1915 olaylarını soykırım olarak tanıması, Türk dış politikasında önemli bir kırılma noktasıdır. Bu karar, son dönemde normalleşme sinyalleri veren Türkiye-İsrail ilişkilerini yeniden germiştir. Ankara, bu tür tanımaların tarihi gerçeklerle bağdaşmadığını savunsa da, uluslararası alanda artan tanıma dalgası, Türkiye'nin diplomatik pozisyonunu zorlamaktadır. Özellikle ABD, Fransa ve Almanya gibi ülkelerin benzer adımları, Türkiye'nin 1915 olaylarına ilişkin tezini savunmasını güçleştirmektedir. Ayrıca bu karar, bölgesel güvenlik işbirliklerini de etkileyebilir. Türkiye'nin enerji merkezi olma hedefi ve Doğu Akdeniz'deki çıkarları, İsrail ile işbirliğini gerektirirken, bu tür siyasi gerilimler ikili ilişkileri olumsuz etkileyebilir. Öte yandan, Paşinyan'ın konuyu 'silahlanma' olarak nitelendirmesi, Türkiye'nin son dönemde Ermenistan ile normalleşme çabalarına paralel bir tutum olarak değerlendirilebilir. Ancak bu gelişme, Türkiye'nin Kafkasya politikasında daha temkinli adımlar atmasına neden olabilir.