Pasifik Okyanusu'nun doğu kesiminde yaşayan gri balinalar, iklim değişikliğinin besin kaynaklarını hızla tüketmesi nedeniyle "katastrofik" bir ölüm süreciyle karşı karşıya. Bilim insanları ve çevre örgütleri, Trump yönetimine bu kritik durumdaki türün Nesli Tehlike Altındaki Türler Yasası kapsamında yeniden listelenmesi için acil çağrıda bulundu. Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi'nin (NOAA) verilerine göre, 2019'dan bu yana doğu Pasifik gri balina popülasyonunda yüzde 25 civarında bir azalma yaşandı ve bu eğilim besin kıtlığı nedeniyle hız kesmeden devam ediyor.
Gelişmenin arka planı
Gri balinalar, her yıl Baja California'daki sıcak lagünlerden Alaska'nın besin açısından zengin sularına kadar 16 bin kilometrelik bir göç rotasını takip ediyor. Ancak iklim krizinin okyanus sıcaklıklarını artırması ve deniz buzullarının erimesini hızlandırması, balinaların temel besini olan amfipod adlı küçük deniz canlılarının popülasyonunu dramatik şekilde azalttı. NOAA'nın 2023 raporu, balinaların vücut kondisyonunun son 30 yılın en düşük seviyesinde olduğunu ve özellikle yavru balinalar arasında ölüm oranının arttığını ortaya koydu. Çevre örgütleri, balinaların yaşadığı bu "besin şokunun" sadece bir türle sınırlı kalmadığını, tüm deniz ekosisteminin çöküş sinyali verdiğini belirtiyor.
Trump döneminde bazı çevre düzenlemelerinin gevşetilmesi, balinaların korunmasını daha da zorlaştırdı. Biden yönetimi döneminde türün durumu yeniden değerlendirilmeye alınsa da, koruma statüsü için yapılan başvurular siyasi engellerle karşılaştı. Şu anda tür "tehdit altında" statüsünde bulunurken, bilim insanları "nesli tükenme tehlikesi altında" seviyesine yükseltilmesi gerektiğini vurguluyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Gri balinaların durumu, iklim krizinin okyanus ekosistemleri üzerindeki etkisinin en çarpıcı örneklerinden biri. Kuzey Buz Denizi'ndeki erime, sadece balinaların besin zincirini değil, aynı zamanda küresel okyanus akıntılarını ve balıkçılık sektörünü de doğrudan etkiliyor. NOAA verilerine göre, 2019-2022 döneminde 688 gri balina kıyıya vurmuş halde bulundu; bunların büyük çoğunluğu açlıktan ölmüştü. Uzmanlar, bu kitlesel ölümlerin sadece bir başlangıç olduğu ve Pasifik'teki diğer deniz memelilerinin de benzer bir krizle karşılaşabileceği uyarısında bulunuyor. Çevre örgütü Center for Biological Diversity, bu durumu "okyanuslarımızın yangını" olarak nitelendirerek, acil bir eylem planı oluşturulmasını talep ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Her ne kadar Pasifik gri balinaları Türkiye'nin denizlerinde doğrudan görülmese de, bu gelişme küresel iklim değişikliğinin deniz ekosistemleri üzerindeki yıkıcı etkisini bir kez daha gözler önüne seriyor. Türkiye, Akdeniz havzasında iklim krizinin en yoğun hissedildiği ülkelerden biri olarak, benzer biyolojik çeşitlilik kayıpları ve ekosistem çöküşleriyle karşı karşıya. Özellikle Marmara Denizi'nde yaşanan müsilaj sorunu ve Akdeniz'deki deniz çayırlarının azalması, Türkiye'nin kıyı ekosistemlerinin kırılganlığını ortaya koyuyor. Bu haber, uluslararası iklim politikalarına uyum ve deniz koruma alanlarının artırılması yönünde Türkiye'ye de önemli dersler sunuyor. Ayrıca, ABD'de koruma statüsü tartışmaları, Türkiye'nin de Tarım ve Orman Bakanlığı aracılığıyla benzer tür koruma mekanizmalarını güçlendirmesi gerektiğine işaret ediyor.