Fransa'nın başkenti Paris'te bugün başlayan Lübnan güvenlik konferansı, İsrail'in güney Lübnan'a yönelik saldırılarının devam ettiği bir dönemde, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü'nün (UNIFIL) geleceği ve olası alternatif güvenlik düzenlemelerini ele alıyor. Konferansa Lübnan, Fransa, ABD ve diğer bölgesel aktörlerin temsilcileri katılıyor. Görüşmelerin ana gündem maddesi, UNIFIL'in yetkisinin sona ermesi durumunda bölgede nasıl bir güvenlik mimarisinin kurulacağı.
UNIFIL'in Geleceği ve İsrail Saldırıları
UNIFIL, 1978'den bu yana Lübnan'ın güneyinde İsrail ile Lübnan arasında tampon bölge oluşturmak ve barışı korumak amacıyla görev yapıyor. Ancak son yıllarda özellikle İsrail'in UNIFIL mevzilerine yönelik saldırıları ve İran destekli Hizbullah ile artan gerilim, misyonun etkinliğini tartışmaya açtı. İsrail, UNIFIL'in Hizbullah'ın silahlanmasını engelleyemediğini savunarak misyonun sonlandırılmasını veya yetkisinin genişletilmesini talep ediyor. Lübnan ise UNIFIL'in varlığının istikrar için gerekli olduğunu vurguluyor.
Öte yandan, geçtiğimiz ay ilan edilen ateşkese rağmen İsrail güçleri güney Lübnan'da hava saldırılarını ve topçu ateşini sürdürüyor. Lübnan resmi kaynaklarına göre son bir hafta içinde en az 15 sivil hayatını kaybetti, çok sayıda köy boşaltıldı. İsrail ordusu ise saldırıların Hizbullah'ın yeniden yapılanma çabalarını hedef aldığını öne sürüyor. Bu durum, ateşkesin ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor.
Paris'teki Görüşmelerde Öne Çıkan Senaryolar
Paris'teki toplantıda üç ana senaryo tartışılıyor: Birincisi, UNIFIL'in görev süresinin uzatılması ve yetkilerinin güçlendirilmesi. İkincisi, UNIFIL'in yerini alacak çok uluslu bir barış gücü oluşturulması. Üçüncüsü ise güvenlik sorumluluğunun tamamen Lübnan ordusuna devredilmesi. Diplomatik kaynaklara göre, Avrupa ülkeleri ve ABD, UNIFIL'in tamamen çekilmesinin bölgede güç boşluğu yaratacağından endişe ediyor. Ancak İsrail, mevcut yapıyla devam edilmesine sıcak bakmıyor.
Lübnan Başbakanı Necib Mikati, görüşmeler öncesinde yaptığı açıklamada, "Lübnan'ın güvenliği için uluslararası toplumun desteğine ihtiyacımız var. UNIFIL'in rolü kritik" dedi. Fransa Dışişleri Bakanı ise "Lübnan'da kalıcı istikrar için yeni bir güvenlik çerçevesi şart" ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Lübnan'daki güvenlik durumu, Orta Doğu'nun genel istikrarı açısından büyük önem taşıyor. İsrail-Hizbullah gerilimi, Suriye iç savaşının yarattığı kaos ve İran'ın bölgedeki etkisi, Lübnan'ı kırılgan bir denklem içine yerleştiriyor. UNIFIL'in geleceği, sadece Lübnan-İsrail hattını değil, aynı zamanda Doğu Akdeniz'deki enerji projelerini ve deniz yetki alanı anlaşmazlıklarını da etkiliyor. Ayrıca, Avrupa ülkeleri için Lübnan'dan gelebilecek yeni bir mülteci dalgası endişesi var.
Rusya ve Çin'in BM Güvenlik Konseyi'ndeki tutumu da belirleyici olacak. Her iki ülke de UNIFIL'in görev süresinin uzatılmasına sıcak bakıyor ancak misyonun yapısında değişiklik yapılmasına karşı çıkabilir. ABD ise İsrail'in güvenlik taleplerini dikkate alan bir formül üzerinde çalışıyor. Görüşmelerden çıkacak sonuç, önümüzdeki ay BM Güvenlik Konseyi'nde yapılacak oylamayı da etkileyecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Lübnan'daki istikrarın korunmasına ve UNIFIL misyonuna aktif katkı sağlayan ülkelerden biri. Türk Silahlı Kuvvetleri, UNIFIL bünyesinde görev yapıyor ve bölgedeki gelişmeleri yakından takip ediyor. UNIFIL'in sona ermesi veya yapısının değişmesi, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki güvenlik dengelerini ve olası mülteci akınını doğrudan etkiler. Ayrıca, Lübnan'daki istikrarsızlık, Türkiye'nin Suriye ve İsrail ile olan ilişkilerinde de yeni riskler yaratabilir. Ankara, bölgede kalıcı barış için diplomatik çabalarını sürdürüyor ve Paris'teki görüşmelerin sonuçlarını dikkatle izliyor.