Küresel piyasaların yakından takip ettiği Bloomberg ETF IQ programında konuşan Farther Asset Management Baş Yatırım Sorumlusu (CIO) Nick Panitsas, küçük ölçekli ABD şirketlerinin (small cap) 'korkunç' (horrible) olarak nitelendirilebilecek bir görünüme sahip olduğunu ancak tam da bu nedenle değer yatırımcıları için cazip fırsatlar barındırdığını söyledi. Bloomberg Televizyonu'nda Scarlet Fu ve Eric Balchunas'ın sorularını yanıtlayan Panitsas, özellikle aktif yönetilen borsa yatırım fonlarının (ETF) bu ortamda öne çıktığını vurguladı. Programda, 'Boomer candy' olarak adlandırılan gelir odaklı ETF'ler ve Avantis US Small Cap Value ETF'sinin (AVUV) performansı masaya yatırıldı.
Küçük Ölçekli Şirketler Neden 'Korkunç'?
Panitsas, küçük ölçekli şirketlerin mevcut durumunu değerlendirirken, yüksek faiz oranları, artan maliyetler ve zayıf ekonomik görünüm gibi faktörlerin bu şirketlerin kârlılığını olumsuz etkilediğini belirtti. Ancak bu olumsuz tablonun, değer odaklı yatırımcılar için önemli bir alım fırsatı yarattığını ifade etti. Panitsas'a göre, piyasadaki 'korkunç' algısı, aslında yatırımcıların aşırı tepkisinden kaynaklanıyor ve bu durum, doğru hisse seçimi yapan aktif fon yöneticileri için yüksek getiri potansiyeli sunuyor.
Programda özellikle Avantis US Small Cap Value ETF'sinin (AVUV) performansı dikkat çekti. Panitsas, AVUV'nin küçük ölçekli değer hisselerine odaklanan pasif endekslerden ayrışarak, faktör bazlı bir yaklaşımla yatırımcılara daha iyi bir risk/getiri dengesi sağladığını söyledi. AVUV'nin son dönemdeki başarısını, şirketlerin defter değerleri ile piyasa değerleri arasındaki makasın açılmasına ve aktif yönetimin bu makastan faydalanma becerisine bağladı.
Aktif ETF'lerin Yükselişi ve 'Boomer Candy' Fenomeni
Panitsas, aktif yönetilen ETF'lerin özellikle son yıllarda büyük bir ivme kazandığını ve yatırımcıların pasif fonlardan aktif fonlara yönelmeye başladığını belirtti. Bu bağlamda, 'Boomer candy' olarak adlandırılan, yüksek temettü ödeyen ve gelir odaklı ETF'lerin emeklilik dönemindeki yatırımcılar arasında popüler olduğunu ifade etti. Bu fonların, düşük faiz ortamında sabit getirili menkul kıymetlere alternatif olarak görüldüğünü kaydetti.
Bloomberg ETF IQ programındaki analizde, aktif ETF'lerin toplam ETF piyasası içindeki payının arttığına dikkat çekildi. Özellikle faktör bazlı ve tematik ETF'lerin, yatırımcılara düşük maliyetle aktif yönetim stratejilerine erişim imkânı tanıdığı vurgulandı. Panitsas, bu trendin önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini ve aktif ETF'lerin sektördeki büyümenin ana itici gücü olacağını öngördü.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel piyasalardaki bu gelişmeler, Türkiye gibi gelişmekte olan piyasalardaki yatırımcılar için de önemli ipuçları taşıyor. Küçük ölçekli şirketlerin değerlenmesi ve aktif ETF'lerin yükselişi, yatırım dünyasında risk iştahının arttığına işaret ediyor. Türkiye'de de benzer şekilde, küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) finansmana erişim sorunları ve yüksek enflasyon gibi zorluklarla karşı karşıya olduğu biliniyor. Ancak bu zorluklar, doğru sektör ve şirket seçimleriyle Türk yatırımcılar için de fırsatlar yaratabilir. Ayrıca, küresel çapta aktif ETF'lere olan ilgi, Türkiye'deki yatırım fonları ve bireysel emeklilik sistemi (BES) açısından da örnek teşkil edebilir; bu alanlarda ürün çeşitliliğinin artırılması, yerli yatırımcıların küresel piyasalardaki bu trendlerden yararlanmasına imkân tanıyabilir.