Pakistan'ın Faisalabad kentindeki Uluslararası Havaalanı'nda, Hindistan'a gitmek üzere yola çıkan 92 Sih hacı, dolaylı uçuşa binmelerinin engellenmesiyle zor durumda kaldı. Kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu grup, Lahor'a yaklaşık 150 kilometre uzaklıktaki havaalanına gelerek Hindistan'a gitmek için aktarmalı bir uçuş yakalamayı planlıyordu. Ancak yetkililer, hacıların uçağa binmesine izin vermedi. Olayın nedeni henüz resmi olarak açıklanmadı, ancak Pakistan ve Hindistan arasındaki vize ve seyahat kısıtlamalarının bu kararda etkili olduğu düşünülüyor.
Sih Hacılarının Hindistan'a Gidememe Nedeni
Sih topluluğu için Hindistan'ın Pencap eyaletindeki kutsal mekânları ziyaret etmek büyük önem taşıyor. Özellikle Nankana Sahib, Sihizm'in kurucusu Guru Nanak'ın doğduğu yer olarak hacıların en çok ziyaret ettiği noktalardan biri. Pakistan'da yaşayan Sihler, her yıl belirli dönemlerde Hindistan'a giderek dini vecibelerini yerine getirmek istiyor. Ancak iki ülke arasındaki siyasi gerilim, bu ziyaretleri sık sık sekteye uğratıyor. 2019'da Hindistan'ın Cammu ve Keşmir'in özel statüsünü kaldırması ve ardından Pakistan'ın karşı adımları, vize rejimini daha da karmaşık hale getirdi. Pandemi sonrası dönemde seyahat kısıtlamaları kısmen gevşetilse de, hacıların dolaylı uçuşlarla seyahat etmesi yeni bir sorun olarak ortaya çıktı. Pakistanlı yetkililer, Hindistan'a doğrudan uçuşların olmaması nedeniyle hacıların genellikle Dubai veya Şarjah gibi aktarma noktaları üzerinden seyahat ettiğini belirtiyor. Ancak bu kez, Faisalabad'dan kalkan uçağın aktarma noktasında sorun yaşandığı ve hacıların Hindistan'a girişine izin verilmeyeceği yönünde bir bilgi aldıkları iddia ediliyor.
Olayla ilgili Pakistan Sih Gurdwara Prabandhak Komitesi (PSGPC) yetkilileri, durumu protesto etti. Komite sözcüsü, "Bu insanlar aylardır hazırlık yapıyordu, vizesi olan insanlar neden engelleniyor?" diyerek tepki gösterdi. Hindistan tarafından henüz resmi bir açıklama gelmedi. Pakistan Dışişleri Bakanlığı ise konuyla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurdu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Pakistan ve Hindistan arasındaki ilişkiler, 1947'deki bölünmeden bu yana inişli çıkışlı bir seyir izliyor. Keşmir sorunu, sınır ihlalleri ve terör suçlamaları nedeniyle iki ülke arasındaki diyalog neredeyse tamamen kesilmiş durumda. Bu durum, sadece siyasi ve askeri alanı değil, halklar arası temasları da olumsuz etkiliyor. Sih hacıları gibi dini gruplar, bu gerginlikten en çok etkilenen kesimler arasında. Hindistan, Pakistan vatandaşlarına yönelik vize kısıtlamalarını sıkılaştırırken, Pakistan da Hindistan vatandaşlarına benzer şekilde karşılık veriyor. Uzmanlar, bu tür olayların iki ülke arasındaki güven bunalımını daha da derinleştirdiğini belirtiyor. Ayrıca, Sih diasporası uluslararası alanda sesini duyurmaya çalışıyor. İngiltere, Kanada ve ABD'deki Sih örgütleri, Hindistan'ın Pakistanlı Sihlere yönelik tutumunu eleştiriyor. Öte yandan, Hindistan içindeki Sih gruplar da zaman zaman Pakistan'a yönelik benzer şikâyetlerde bulunuyor.
Bu olay, Güney Asya'da dini azınlıkların seyahat özgürlüğü ve insan hakları konularını yeniden gündeme getirdi. Uluslararası toplum, iki ülke arasındaki gerilimin sivil halk üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor. Ancak ne Pakistan ne de Hindistan, bu konuda somut bir adım atmış değil. Sih hacılarının yaşadığı mağduriyet, bölgesel istikrarın ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Pakistan-Hindistan arasındaki bu tür olaylar, Türkiye'nin Güney Asya politikası açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, hem Pakistan hem de Hindistan ile iyi ilişkiler sürdürmeye çalışan bir ülke olarak, bölgedeki gerilimlerin azalmasını ve diyalog kanallarının açık kalmasını destekliyor. Ayrıca, dini azınlıkların hakları konusu, Türkiye'nin uluslararası platformlarda savunduğu bir ilke. Sih hacılarının seyahat engeli, insan hakları ihlali olarak görülebilecek bir örnek teşkil ediyor. Türkiye'nin bölgesel istikrar ve halklar arası diyalog çağrıları, bu tür olaylarda daha da anlam kazanıyor. Öte yandan, Türkiye'nin Pakistan ile savunma ve ekonomik iş birliği, Hindistan ile ticari ilişkileri dengede tutma çabası, bu tür gelişmeleri dikkatle izlemesini gerektiriyor.