Pakistan'ın başkenti İslamabad'daki Tıp Bilimleri Enstitüsü'nde (IHS) çıkan yangında hayatını kaybeden 14 bebeğin cenaze törenleri başlarken, aileler büyük bir öfke ve acı içinde yetkililerden hesap soruyor. Perşembe gecesi hastanenin yenidoğan yoğun bakım ünitesinde başlayan yangın, kısa sürede tüm katı etkisi altına aldı. İtfaiye ekiplerinin müdahalesine rağmen kurtarılamayan 14 bebek için dün ülke genelinde taziye ve cenaze namazları kılındı. Olay, Pakistan'da sağlık altyapısındaki eksiklikleri yeniden gündeme getirirken, hükümet soruşturma başlattı.
Gelişmenin arka planı: Yangın gece yarısı başladı
Yangın, yerel saatle gece 02.00 sularında başladı. İlk belirlemelere göre, yenidoğan yoğun bakım ünitesindeki elektrikli ısıtıcıların aşırı yüklenme sonucu kısa devre yapmasıyla çıkan yangın, hızla yayıldı. Hastane personeli, yangın alarmlarının çalışmadığını ve tüp bebek ünitesinin bulunduğu bölümde yeterli yangın söndürme ekipmanı bulunmadığını itiraf etti. Olayda 14 bebeğin yanı sıra iki hemşire de dumandan etkilenerek hastaneye kaldırıldı. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif olayı 'ulusal trajedi' olarak nitelendirirken, başkent İslamabad'ın hastane müdürü derhal görevden alındı.
Aileler, hastane önünde toplanarak 'Bebeklerimizin katili kim?' sloganları attı. 28 yaşındaki Muhammed İkbal, 10 günlük kızını kaybettiğini belirterek, 'Hastaneye sağlıklı geldik, kızımı kaybettim. Yetkililer bize neyin olduğunu anlatmıyor. Gerçekleri istiyoruz' dedi. Birçok aile, cenaze törenlerinin ardından hastane yönetimine karşı yasal işlem başlatacaklarını açıkladı. Pakistan Tıp Birliği, hastanedeki yangın güvenliği önlemlerinin yıllardır ihmal edildiğini ve denetimlerin yetersiz kaldığını belirten bir rapor yayımladı.
Yangın, Pakistan'daki kamu hastanelerinin içler acısı durumunu bir kez daha gözler önüne serdi. Ülke genelinde hastanelerin yangın merdivenlerinin olmaması, elektrik tesisatlarının eski olması ve acil durum planlarının bulunmaması en büyük eleştiri konuları arasında. Sağlık Bakanlığı, ülke genelindeki tüm hastanelerde acil durum denetimleri başlatılacağını duyurdu. Yerel basın, benzer yangınların geçmişte de yaşandığını ancak önlem alınmadığını hatırlatıyor. 2022'de Karaçi'de bir hastanede çıkan yangında da 6 bebek hayatını kaybetmişti.
Bölgesel veya küresel boyut: Sağlık altyapı krizleri yaygın
Pakistan'daki bu trajedi, yalnızca ülkenin değil, Güney Asya bölgesinin ve gelişmekte olan ülkelerin sağlık altyapısındaki kronik sorunları gözler önüne seriyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, bu tür yangınlarda ölümlerin çoğu, hastanelerdeki yetersiz yangın güvenliği önlemlerinden kaynaklanıyor. Benzer trajediler, Hindistan, Bangladeş ve Nijerya gibi ülkelerde de yaşandı. Uzmanlar, hastanelerin yoğun bakım ünitelerinin bakım maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle önlemlerin sürekli ertelendiğini vurguluyor. Sağlık sistemleri üzerindeki artan nüfus baskısı, kaynak yetersizliği ve idari ihmaller, bu tür felaketlerin tekrarını kaçınılmaz kılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu trajedi, Türkiye'nin sağlık altyapısındaki güçlü denetim mekanizmalarının ve yangın güvenliği standartlarının önemini bir kez daha hatırlatıyor. Türkiye, yakın coğrafyasında yaşanan bu tür olaylardan ders çıkararak, özellikle hastane ve sağlık kurumlarında yangın güvenliği denetimlerini sıkılaştırmalı. Ayrıca, Türkiye'nin Pakistan ile tarihi ve kültürel bağları göz önüne alındığında, bu tür bir krizde Türkiye'nin taziye mesajları ve olası yardım teklifleri, iki ülke ilişkilerinde dayanışmayı güçlendirebilir. Bölgesel istikrar açısından, Pakistan'daki sağlık krizi, siyasi istikrarsızlığı derinleştirme potansiyeli taşıyor; bu da terör ve göç gibi konularda bölgesel güvenliği etkileyebilir. Türkiye, bu nedenle Pakistan'daki gelişmeleri yakından takip etmeli ve gerektiğinde sağlık alanında teknik destek sağlayacak adımlar atmalıdır.