Pakistan'ın kuzeybatısındaki Khyber Pakhtunkhwa (KP) eyaletinde bulunan Kohat kentinde 18 Eylül'de polis karargahına düzenlenen saldırıda en az 31 kişi hayatını kaybetti. Saldırganlar, kent merkezindeki Old Police Lines kompleksine silahlı baskın düzenledi. Olay, Pakistan'da son yıllarda artan militan saldırıların son halkası olarak değerlendiriliyor. Saldırıyı henüz üstlenen olmadı; ancak bölgede Pakistan Talibanı (TTP) ve diğer militan grupların aktif olduğu biliniyor.
Saldırının Detayları ve Arka Planı
Edinilen bilgilere göre, saldırganlar sabah saatlerinde bomba yüklü bir araçla polis kompleksinin giriş kapısını kırarak içeri girdi. Ardından silahlı çatışma çıktı. Polis kaynakları, saldırganların üzerinde patlayıcı yelekler bulunduğunu ve birkaçının kendini patlattığını belirtti. Çatışmada aralarında polis memurları ve sivil vatandaşların da bulunduğu 31 kişi yaşamını yitirdi. Yaralı sayısının 50'yi aşabileceği ifade ediliyor. Güvenlik güçleri bölgeye takviye gönderdi ve operasyon başlattı. Kohat, yaklaşık 220 bin nüfuslu bir garnizon kenti olup, stratejik olarak Afganistan sınırına yakınlığıyla biliniyor.
Pakistan ordusu ve polis teşkilatı, saldırının ardından geniş çaplı bir temizlik operasyonu yürütüyor. Bölgede sokağa çıkma yasağı ilan edildi ve iletişim hatları geçici olarak kesildi. KP eyaleti hükümeti, saldırıyı kınayarak ulusal yas ilan etti. Başbakan Şahbaz Şerif, "Bu alçak saldırı, Pakistan'ın birlik ve beraberliğini bozamayacak" açıklamasında bulundu. Ordu sözcüsü, saldırının arkasında dış bağlantıların olabileceğini ima etti.
Kohat ve çevresi, son yıllarda TTP'nin yeniden güç kazandığı bir bölge. 2021'de Afganistan'da Taliban'ın yönetimi ele geçirmesinden bu yana Pakistan'da militan saldırılarında ciddi artış yaşandı. Özellikle KP ve Belucistan eyaletlerinde polis ve ordu hedeflerine yönelik saldırılar sıklaştı. Pakistan hükümeti, TTP ile müzakereleri askıya almış ve askeri operasyonlara ağırlık vermiş durumda. Ancak saldırıların önlenememesi, güvenlik güçlerinin istihbarat ve önlem kapasitesi konusunda soru işaretleri doğuruyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Bu saldırı, Güney Asya'da istikrarsızlığı derinleştirebilir. Pakistan, nükleer bir güç olarak bölgede kritik bir denge unsuru. İç güvenlik zafiyeti, Afganistan sınırındaki kaosun yayılma riskini artırıyor. Afganistan'daki Taliban yönetimi, Pakistan'a sızan militanlara karşı etkili adımlar atmamakla suçlanıyor. Öte yandan, Pakistan-Çin Ekonomik Koridoru (CPEC) gibi büyük projeler de güvenlik endişeleri nedeniyle yavaşlıyor. ABD ve Batılı ülkeler, Pakistan'daki saldırıları kınayarak terörle mücadelede işbirliği çağrısı yaptı. Ancak Pakistan'ın istihbarat servislerinin bazı militan gruplarla bağlantılı olduğu iddiaları, uluslararası işbirliğini zorlaştırıyor. Bölgesel aktörler İran, Hindistan ve Çin, gelişmeyi yakından izliyor. Hindistan, saldırıyı kınarken, Pakistan'ın teröre destek verdiği suçlamalarını yineledi.
Uzmanlar, saldırının zamanlamasına dikkat çekiyor: Pakistan, ekonomik kriz ve siyasi istikrarsızlıkla boğuşurken güvenlik açığı daha da belirginleşiyor. Ülke, IMF ile zorlu bir kredi anlaşması sürdürüyor ve enflasyon rekor seviyelerde. Bu ortamda artan terör saldırıları, yatırımcı güvenini daha da sarsabilir. Ayrıca, 2024 başlarında yapılacak genel seçimler öncesi şiddet olaylarının tırmanması, demokratik süreci gölgeleyebilir. Pakistan ordusu, uzun süredir siyasette etkin bir rol oynuyor; saldırılar ordunun elini güçlendirebilir ve sivil hükümet üzerindeki baskıyı artırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Pakistan ile köklü tarihi, kültürel ve stratejik bağlara sahip. İki ülke savunma sanayii, enerji ve ticaret alanlarında işbirliğini derinleştiriyor. Pakistan'daki istikrarsızlık, Türkiye'nin bölgesel güvenlik çıkarlarını doğrudan etkiliyor; zira Türkiye, Afganistan ve Orta Asya'ya açılan koridorda Pakistan'ı kilit bir ortak olarak görüyor. Artan terör saldırıları, Türk yatırımlarını ve CPEC benzeri projelerdeki Türk firmalarının güvenliğini riske atabilir. Ayrıca, Pakistan'ın istikrarı, Türkiye'nin İslam İşbirliği Teşkilatı ve D-8 gibi platformlardaki diplomatik ağırlığı için önemli. Türkiye, terörle mücadelede Pakistan'a destek vermeye devam edecek; ancak saldırıların önlenememesi, bölgesel güvenlik mimarisinde Türkiye'nin rolünü yeniden gözden geçirmesine yol açabilir.