Pakistan'da hapiste tutulan eski Başbakan İmran Han, cezaevinde olmasına rağmen ülkenin en popüler siyasi figürü olmayı sürdürüyor. Bu durum, Pakistan ordusunun ve Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Munir'in otoritesine yönelik en büyük meydan okuma olarak değerlendiriliyor. 2023'ten bu yana çeşitli suçlamalarla tutuklu bulunan Han'ın kitlesel desteği, ordunun siyasi alandaki etkisini sorgulatıyor.
İmran Han'ın Yükselişi ve Ordunun Müdahalesi
İmran Han, 2018-2022 yılları arasında başbakanlık yaptı. 2022'de gensoruyla devrilmesinin ardından ordunun kendisine karşı komplo kurduğunu açıklamış, bu sözler Pakistan ordusu için kırmızı çizgi olmuştu. 2023 Mayıs'ta tutuklanmasının ardından ülke genelinde şiddetli protestolar patlak verdi. Ordu, protestoları bastırmak için geniş çaplı operasyonlar düzenledi; binlerce partili tutuklandı. Han, yolsuzluk, devlet sırlarını ifşa ve terörle mücadele yasalarını ihlal gibi suçlamalarla yargılandı; toplamda onlarca yıl hapis cezası aldı. Ancak bu baskılar halk desteğini azaltmadı, aksine Han'ı bir sembol haline getirdi.
Ordunun hesapları, Han'ın siyasi etkisini kırmak üzerine kuruluydu. Fakat saha araştırmaları, cezaevinde olmasına rağmen Han'ın partisi Pakistan Adalet Hareketi'nin (PTI) halk nezdindeki karşılığının güçlü olduğunu gösteriyor. 2024 şubat seçimlerinde PTI adayları bağımsız olarak yarışmak zorunda kalsa da, en fazla sandalyeyi kazandı. Bu sonuç, ordunun siyasi mühendislik çabalarının beklenen etkiyi yaratmadığını ortaya koydu.
Mareşal Asım Munir, 2022'de Genelkurmay Başkanı oldu ve Pakistan'da son yılların en güçlü askeri lideri olarak görülüyor. Han'ın popülaritesi, Munir'in kurumsal prestijini ve ordunun siyaset üzerindeki vesayetini tehdit ediyor. Ülkenin ekonomik krizi, yüksek enflasyon ve dış borç yükü de cabası. Ordunun ekonomideki ağırlığı, sivil hükümetin karar alma kapasitesini sınırlıyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Pakistan, nükleer silahlara sahip, 240 milyon nüfuslu ve stratejik konumu nedeniyle bölgesel dengelerde kilit bir ülke. İç istikrarsızlık, Afganistan sınırındaki güvenlik sorunlarını derinleştirebilir. Ayrıca Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru (CPEC) gibi büyük projelerde aksama riski var. ABD ve Çin, Pakistan'daki siyasi istikrarı yakından izliyor. Ordunun Han karşıtı sert tutumu, Batı başkentlerinde endişeyle karşılanıyor; demokratik gerileme eleştirileri artıyor. Öte yandan Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri, Pakistan'ın ekonomik istikrarı için kritik finansman sağlıyor ve askeri yönetimle pragmatik ilişkiler sürdürüyor.
İmran Han'ın cezaevinden yaptığı açıklamalar, sosyal medyada geniş yankı buluyor. Taraftarları, onun serbest bırakılması için kampanyalar düzenliyor. Ordu ise Han'ı "fitne" olarak nitelendiriyor ve devlet kurumlarına karşı komplo teorileri yaymakla suçluyor. Ancak halk desteğinin sürmesi, ordunun meşruiyetini aşındırıyor. Uzmanlar, yakın vadede Han'ın serbest bırakılma ihtimalinin düşük olduğunu, ancak artan toplumsal baskının ordunun pozisyonunu zayıflatabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Pakistan'daki siyasi istikrarsızlık, Türkiye için önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye ile Pakistan arasında savunma sanayii işbirliği, ticaret ve diplomatik dayanışma güçlüdür. Ordunun siyasi baskısı, sivil hükümetin zayıflamasına yol açarak Türkiye ile yürütülen projeleri sekteye uğratabilir. Ayrıca bölgesel güvenlik açısından Afganistan kaynaklı tehditlerin artması, Türkiye'nin Güney Asya politikasını etkileyebilir. Ankara, demokratik süreçlere verdiği önemi vurgulasa da, askeri yönetimle pragmatik ilişkileri sürdürmek zorunda kalabilir.