Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye arasında imzalanan savunma anlaşması (Mekke Anlaşması) çerçevesinde Yemen'deki Husilere yönelik olası bir askeri operasyonun tartışılmadığını duyurdu. İslamabad yönetimi, anlaşmanın savunma işbirliği ve ortak tatbikatları kapsadığını, Yemen'de askeri bir angajmanın gündemde olmadığını vurguladı. Açıklama, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun Yemen'deki savaşının yeniden alevlenme ihtimali üzerine geldi.
Mekke Anlaşması'nın Arka Planı
Mekke Anlaşması, 2019 yılında Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye arasında imzalanan ve savunma sanayii, askeri eğitim, ortak tatbikatlar, terörle mücadele ve savunma teknolojileri alanlarında işbirliğini öngören bir güvenlik paktıdır. Anlaşma, Suudi Arabistan'ın bölgesel güvenlik mimarisinde Pakistan ve Türkiye ile daha yakın işbirliği arayışının bir parçası olarak görülüyor. Pakistan, anlaşma kapsamında Suudi Arabistan'a askeri danışmanlık ve eğitim desteği sağlarken, Türkiye de savunma sanayii projeleriyle işbirliğini derinleştiriyor. Ancak anlaşmanın Yemen savaşına doğrudan müdahale anlamına gelip gelmediği tartışmalı. Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, "Mekke Anlaşması çerçevesinde Yemen'de askeri bir operasyon yürütülmesi söz konusu değildir. Anlaşma savunma işbirliği ve kapasite geliştirmeye odaklanmıştır" ifadelerini kullandı.
Pakistan'ın Yemen savaşına mesafeli duruşu yeni değil. 2015 yılında Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona asker gönderme talebi, Pakistan parlamentosu tarafından reddedilmişti. İslamabad, o dönemde Yemen'de askeri çözüm yerine siyasi diyalog çağrısı yapmıştı. Pakistan'ın bu tutumu, Suudi Arabistan ile ilişkilerde zaman zaman gerilime yol açsa da, İslamabad ekonomik ve askeri bağımlılığı nedeniyle Riyad ile bağlarını koparmadı. Son yıllarda Suudi Arabistan, Pakistan'a yönelik ekonomik desteğini sürdürürken, askeri alanda da işbirliğini derinleştirdi. Ancak Pakistan, Yemen'deki Husilere karşı yürütülen savaşta doğrudan taraf olmaktan kaçınıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen'deki çatışma, 2014'ten bu yana Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ile İran destekli Husiler arasında devam ediyor. Birleşmiş Milletler'in girişimlerine rağmen kalıcı bir ateşkes sağlanamadı. Son dönemde Husilerin Suudi Arabistan topraklarına yönelik füze ve insansız hava aracı saldırıları arttı. Bu durum, Riyad'ın askeri müttefiklerinden daha fazla destek arayışını beraberinde getirdi. Mekke Anlaşması, bu arayışın bir ürünü olarak görülüyor. Ancak Pakistan'ın açıklaması, anlaşmanın Yemen savaşına genişletilmesinin önünde siyasi ve hukuki engeller olduğunu gösteriyor.
Öte yandan, İran ile Suudi Arabistan arasında 2023'te Çin'in arabuluculuğuyla varılan normalleşme anlaşması, bölgesel gerilimi bir miktar düşürmüştü. Ancak Yemen'deki insani kriz ve Husilerin saldırıları, Suudi Arabistan'ın güvenlik endişelerini canlı tutuyor. Pakistan'ın Yemen'e asker göndermemesi, İran ile olası bir gerilimin önlenmesi açısından da önemli. Pakistan, İran ile uzun sınırı olan ve Şii nüfusa sahip bir ülke olarak, mezhepsel çatışmalardan kaçınma politikası izliyor.
Türkiye ise Mekke Anlaşması kapsamında Suudi Arabistan ile savunma sanayii işbirliğini güçlendirirken, Yemen savaşına doğrudan müdahil olmaktan kaçınıyor. Türkiye, Yemen'deki krize siyasi çözüm bulunması çağrısını yineliyor. Son yıllarda Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri, 2018'deki Cemal Kaşıkçı cinayetinin ardından yaşanan gerilimin ardından normalleşme sürecine girdi. İki ülke arasında ticaret ve yatırım anlaşmaları imzalandı. Türkiye'nin Mekke Anlaşması'ndaki rolü, daha çok savunma sanayii ve askeri eğitim alanında somutlaşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Pakistan'ın Yemen'e asker göndermeyeceğini açıklaması, Türkiye'nin bölgesel güvenlik politikaları açısından önemli bir gösterge. Türkiye, Mekke Anlaşması'nda Suudi Arabistan ve Pakistan ile savunma işbirliğini derinleştirirken, Yemen savaşına doğrudan müdahil olmaktan kaçınıyor. Bu tutum, Türkiye'nin İran ile ilişkilerini bozmadan Körfez'de etkinlik kurma stratejisiyle uyumlu. Öte yandan, Pakistan'ın Yemen'de taraf olmaması, Türkiye'nin de benzer bir pozisyon almasını kolaylaştırıyor. Türkiye, savunma sanayii ihracatı ve askeri eğitim programlarıyla Suudi Arabistan ile işbirliğini sürdürürken, Yemen krizinde siyasi çözüm çağrısını yineliyor. Bu denge, Ankara'nın hem Körfez hem de İran ile ilişkilerini yönetme kabiliyetini gösteriyor. Bölgesel istikrar açısından, Pakistan'ın net tutumu, olası bir mezhepsel çatışmanın yayılmasını engelleyebilir.