Pakistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Asım Munir, çarşamba günü İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ile yaptığı telefon görüşmesinde, Tahran'a Yemen'deki Husi grubu üzerindeki etkisini kullanarak Suudi Arabistan'ın enerji tesislerine yönelik saldırıları durdurması çağrısında bulundu. Pakistan hükümet kaynaklarından Anadolu Ajansı'na aktarılan bilgilere göre, Munir görüşmede İran'ın Husiler nezdindeki nüfuzuna dikkat çekerek, Kızıldeniz ve körfez bölgesinde tansiyonun düşürülmesi gerektiğini vurguladı.
Görüşmenin Arka Planı ve Bölgesel Gerilim
Pakistan ordusundan yapılan açıklamaya göre, Orgeneral Munir ve İranlı mevkidaşı, iki ülke arasındaki savunma iş birliği ve bölgesel güvenlik konularını ele aldı. Ancak görüşmenin asıl odağı, İran'ın desteklediği Yemen'deki Husi milislerinin Suudi Arabistan'a yönelik olası saldırılarıydı. Pakistan, Suudi Arabistan ile yakın askeri ve ekonomik ilişkilere sahip; Riyad'a asker eğitimi ve danışmanlık desteği veriyor. Öte yandan İran ile de sınır komşusu ve son yıllarda ikili ilişkilerini normalleştirme çabasında.
Husiler, 2014'ten bu yana Yemen'deki iç savaşta Suudi liderliğindeki koalisyona karşı savaşıyor. Grubun Suudi petrol rafinerileri ve limanlarına yönelik insansız hava aracı ve füze saldırıları, küresel enerji piyasalarında dalgalanmalara yol açmıştı. 2019'da Suudi Aramco'nun Abkayk ve Hureys tesislerine yapılan saldırı, dünya petrol arzının yüzde 5'ini geçici olarak durdurmuştu. Pakistan, bu tür saldırıların tekrarlanmasını istemiyor; zira Suudi Arabistan, Pakistan'ın en büyük ekonomik destekçilerinden biri ve ülkedeki yüz binlerce Pakistanlı işçiye ev sahipliği yapıyor.
İran'ın Rolü ve Diplomatik Çabalar
İran, Husiler üzerinde etkili bir aktör olarak görülüyor. Tahran, gruba siyasi ve askeri destek sağlamakla suçlanıyor ancak İran bu iddiaları reddediyor. Yine de bölgesel analistler, İran'ın Husiler üzerindeki nüfuzunun yadsınamaz olduğunu belirtiyor. Pakistan'ın çağrısı, İran'ın Suudi Arabistan ile 2023'te Çin arabuluculuğunda varılan normalleşme anlaşması sonrası bölgede azalan gerilimi koruma çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Görüşmede Munir'in, İran'dan Husileri Suudi enerji altyapısına saldırı düzenlemekten caydırmasını istediği belirtiliyor. Pakistan hükümet kaynakları, İran tarafının çağrıyı 'not aldığını' ancak somut bir taahhüt vermediğini aktarıyor. İran Dışişleri Bakanlığı'ndan konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Uzmanlara göre Pakistan, hem Suudi Arabistan hem de İran ile dengeli ilişkiler yürütmeye çalışıyor. İslamabad, Yemen savaşında tarafsız kalmayı tercih ederken, Suudi topraklarına yönelik saldırıları da kınıyor. Pakistan'ın bu diplomatik hamlesi, Körfez'de istikrarın korunmasına yönelik bir girişim olarak okunuyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Kızıldeniz'de Husilerin son aylarda artan saldırıları, küresel deniz ticaretini olumsuz etkiledi. Birçok uluslararası armatör, Süveyş Kanalı yerine Ümit Burnu'nu kullanmak zorunda kaldı; bu da nakliye maliyetlerini ve sürelerini artırdı. Suudi Arabistan'ın petrol ihracatı için kritik olan Doğu-Batı boru hatları ve Kızıldeniz limanları, Husi saldırılarına açık durumda.
ABD ve Batılı ülkeler, Husilerin saldırılarını engellemek için Yemen'de askeri operasyonlar düzenliyor. Ancak kalıcı çözüm için İran'ın devreye girmesi gerektiği görüşü yaygın. Pakistan'ın arabuluculuk çabası, İran ile Suudi Arabistan arasındaki normalleşme sürecini pekiştirebilir. Ayrıca Çin'in bölgedeki artan etkisi de göz önüne alındığında, Pakistan'ın hamlesi Çin-Pakistan-İran-Suudi Arabistan hattında yeni bir diplomasi kanalı açabilir.
Enerji piyasaları, olası bir Husi saldırısının petrol fiyatlarını yükseltebileceği endişesiyle hareket ediyor. Suudi Arabistan'ın yedek üretim kapasitesi sınırlı; bu nedenle tesislere yönelik herhangi bir saldırı fiyat şoklarına yol açabilir. Pakistan'ın girişimi, bu riski azaltmaya yönelik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suudi Arabistan ve İran ile dengeli ilişkiler yürüten bölgesel bir aktör olarak, Pakistan'ın bu diplomatik girişimini yakından takip ediyor. Olası bir Husi saldırısı, küresel enerji fiyatlarını yükselterek Türkiye'nin enerji ithalat maliyetini artırabilir ve cari açığını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca Kızıldeniz'deki istikrarsızlık, Türk ihracatçılarının Süveyş Kanalı üzerinden yaptığı ticarette aksamalara neden olabilir. Ankara, bölgesel gerilimin düşürülmesi için İran ve Suudi Arabistan arasındaki diyaloğu destekliyor; Pakistan'ın arabuluculuğu, Türkiye'nin de dahil olabileceği çok taraflı bir diplomasi zeminini güçlendirebilir.