Pakistan ordusunun Afganistan'ın doğusundaki Paktia vilayetine düzenlediği gece hava saldırıları, sivil yerleşim yerlerinde büyük hasara yol açtı. Yerel kaynaklara göre, saldırılarda en az 10 ev tamamen yıkılırken, çok sayıda sivilin hayatını kaybettiği bildirildi. Afgan yetkililer, saldırıların sivil hedefleri vurduğunu iddia ederken, Pakistan tarafı operasyonun terör kamplarına yönelik olduğunu savunuyor. Olay yerine giden köylüler, enkaz altında kalanları kurtarma çalışmalarına devam ediyor. Bölgede artan sınır ötesi operasyonlar, iki ülke arasındaki gerginliği yeniden alevlendirdi.
Saldırının perde arkası: Terörle mücadele mi, sivil katliamı mı?
Pakistan ordusu, söz konusu hava saldırılarının, sınır bölgelerinde faaliyet gösteren terör örgütlerine yönelik olduğunu açıkladı. Resmi kaynaklar, saldırıda bir dizi militan grubun kullandığı iddia edilen sığınakların hedef alındığını belirtti. Ancak Afgan yönetimi, Pakistan'ı egemenlik ihlaliyle suçlayarak, saldırılarda çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere sivillerin öldüğünü öne sürdü. Taliban yönetimi, konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmazken, bölgedeki yerel yetkililer Pakistan'ın uluslararası hukuku ihlal ettiğini kaydetti.
Pakistan'ın bu hamlesi, uzun süredir sınır ötesi terörle mücadele kapsamında Afgan topraklarında operasyonlar düzenlemesiyle biliniyor. Özellikle Pakistan Talibanı (TTP) gibi grupların Afganistan'ın doğu vilayetlerinde barındığı iddiası, İslamabad'ın sık sık askeri müdahalede bulunmasına gerekçe oluşturuyor. Ancak bu tür operasyonlar, sivil kayıplar ve egemenlik ihlalleri nedeniyle Afganistan'da tepkiyle karşılanıyor.
Bölgesel yansımalar: Afgan-Pakistan sınırındaki kırılgan denge
Paktia'daki saldırı, Afganistan ile Pakistan arasında zaten gergin olan ilişkileri daha da karmaşık hale getirdi. İki ülke arasındaki Durand Hattı olarak bilinen sınır, tarihsel olarak anlaşmazlık konusu. Pakistan, Afgan topraklarının TTP ve diğer militan gruplar için sığınak haline geldiğini iddia ederken, Afgan yönetimi Pakistan'ı iç işlerine karışmakla suçluyor.
Bu olay, aynı zamanda bölgedeki istikrarsızlığın bir göstergesi. Taliban'ın 2021'de yeniden iktidara gelmesinden sonra, Pakistan sınır ötesi operasyonlarını artırdı. Ancak bu durum, Afgan sivillerin can güvenliğini tehdit ederken, iki ülke arasındaki diplomatik gerilimi de tırmandırıyor. Uluslararası toplum, sivillerin korunması ve bölgesel barış için diyalog çağrısında bulunuyor. Özellikle Çin ve ABD, Afganistan ile Pakistan arasında arabulucu rolü oynamaya çalışsa da, son saldırı taraflar arasındaki güvensizliği derinleştirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Pakistan'ın Afganistan'a yönelik hava saldırıları, Türkiye'nin bölgesel istikrar vizyonu açısından kritik bir gelişmedir. Ankara, kaynak yönünden Afganistan'da siyasi sürecin desteklenmesini öncelerken, sınır ötesi operasyonların tırmanması Türkiye'nin bölgede olası bir krize müdahale kabiliyetini zorlaştırabilir. Ayrıca, Türkiye NATO müttefiki Pakistan ile dostane ilişkiler yürütürken, Afganistan'da da insani yardım ve diplomatik girişimlerde bulunuyor. Bu tür çatışmalar, Türkiye'nin iki ülke arasında denge kurma çabalarını zora sokabilir. Bölgesel güvenliğin bozulması, Orta Asya ve Kafkaslar üzerinden Türkiye'ye yansıyacak yeni güvenlik riskleri doğurabilir. Bu nedenle Ankara'nın hem Pakistan'ı terörle mücadelede ılımlılığa çağırması hem de Afganistan'da sivil kayıpların önlenmesi için inisiyatif alması beklenebilir.