Pakistan güçlerinin Afganistan'ın doğu illerine düzenlediği gece boyu süren kara operasyonları ve hava saldırılarında en az 36 Afgan sivil hayatını kaybetti, 160'tan fazla kişi yaralandı. Afgan yetkililer Pazartesi günü yaptıkları açıklamada, saldırıların komşu ülkeler arasındaki gerilimi daha da tırmandırdığını belirtti. Üst düzey bir Afgan yetkili, bu saldırılara misilleme yapılacağını ifade etti. Olay, iki ülke arasındaki sınır güvenliği ve terörle mücadele politikaları nedeniyle uzun süredir devam eden anlaşmazlıkların yeni bir aşaması olarak değerlendiriliyor.
Saldırının Ayrıntıları ve Kayıplar
Saldırılar, özellikle Host, Paktiya ve Kunar vilayetlerinde yoğunlaştı. Afgan yetkililer, Pakistan ordusunun bu bölgelerdeki sivilleri hedef aldığını iddia ediyor. Görgü tanıkları, hava saldırılarının gece yarısı başladığını ve saatlerce sürdüğünü aktardı. Afgan Sağlık Bakanlığı kaynaklarına göre, yaralıların bir kısmı ağır durumda. Pakistan yönetimi ise saldırıların, kendi topraklarına yönelik terör tehditlerine karşı meşru müdafaa kapsamında yapıldığını savunuyor. Ancak Afgan hükümeti, sivil kayıplarının kabul edilemez olduğunu ve konuyu Birleşmiş Milletler'e taşıyacağını duyurdu.
Pakistan'ın hava saldırıları, Taliban yönetiminin sınır ötesinden Pakistan'a yönelik saldırıları engellemediği gerekçesiyle son dönemde artan bir askeri baskının parçası. İslamabad yönetimi, TTP (Pakistan Talibanı) militanlarının Afgan topraklarını kullanarak sınır ötesi eylemler düzenlediğini iddia ediyor. Bu durum, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkileri de gerdi. Afganistan Dışişleri Bakanlığı, Pakistan'ın bu eylemlerinin bölgesel istikrarsızlığı derinleştireceğini belirtti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Pakistan-Afganistan sınırındaki gerginlik, yalnızca ikili ilişkileri değil, aynı zamanda Güney Asya'nın güvenlik mimarisini de tehdit ediyor. Pakistan'ın hava saldırıları, Taliban yönetiminin meşruiyetini sarsarken, bölgedeki Çin ve Hindistan gibi aktörlerin de dikkatle izlediği bir kriz haline geldi. Pakistan, Çin'in stratejik ortağı konumundayken, Afganistan üzerinde Hindistan'ın da artan nüfuzu bulunuyor. Bu durum, bölgesel bir güç mücadelesine dönüşebilir.
Öte yandan, uluslararası toplum sivil kayıplara tepki gösteriyor. BM, tarafları itidale çağırırken, ABD yönetimi endişelerini dile getirdi. NATO'nun Afganistan'dan çekilmesinin ardından bölgede oluşan güç boşluğu, Pakistan gibi ülkelerin askeri müdahale eğilimini artırmış durumda. Uzmanlar, bu tür sınır ötesi operasyonların Afganistan'daki istikrarsızlığı daha da körükleyebileceği ve mülteci akınlarını tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afganistan ve Pakistan ile tarihsel bağları olan bir ülke olarak bu krizi yakından takip ediyor. Ankara, özellikle İslamabad ile savunma ve ikili ilişkilerde önemli bir ortak konumunda. Ancak bu tür sınır ötesi operasyonlar, Türkiye'nin bölgedeki istikrar vizyonuyla çelişiyor. Türkiye, Afganistan'da Taliban yönetimiyle diyalog kurmaya çalışırken, Pakistan'ın askeri yöntemleri Ankara'nın arabuluculuk çabalarını zorlaştırabilir. Ayrıca, bölgedeki güvenlik sorunları Türkiye'nin enerji ve ticaret projelerini (örneğin, Lapis Lazuli Koridoru) etkileyebilir. Bu gelişmeler, Türkiye'nin Orta Asya ve Güney Asya politikasında daha dikkatli bir denge kurmasını gerektiriyor.