Pakistan’ın, ABD ile İran arasındaki nükleer müzakerelerin yeni bir turuna ev sahipliği yapmaya hazırlandığı bildiriliyor. Middle East Eye'ın haberine göre, İslamabad yönetimi iki ülke arasındaki dolaylı görüşmelere aracılık etmek üzere harekete geçti. Henüz resmi bir doğrulama yapılmamış olsa da, diplomatik kaynaklar Pakistan’ın bu rolü üstlenmeye istekli olduğunu ve hazırlıkların sürdüğünü ifade ediyor. Görüşmelerin, İran’ın nükleer programına ilişkin taraflar arasındaki farklılıkların giderilmesi amacı taşıdığı belirtiliyor.
Gelişmenin Arka Planı
ABD ile İran arasındaki nükleer müzakereler, 2015 yılında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA) çerçevesinde başlamış, ancak 2018'de ABD’nin anlaşmadan tek taraflı çekilmesiyle kesintiye uğramıştı. Joe Biden yönetiminin göreve gelmesiyle birlikte müzakerelere yeniden başlanmış, ancak taraflar arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle süreç ilerlememişti. İran, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sürdürürken, ABD yaptırımlarını kaldırmaya yanaşmıyor. Pakistan’ın arabuluculuk rolü, özellikle Suudi Arabistan-İran ilişkilerindeki Çin aracılı normalleşme sürecinin ardından dikkat çekiyor.
Pakistan, hem ABD ile hem de İran ile tarihsel olarak iyi ilişkiler kurmuş ender ülkelerden biri. İslamabad yönetimi, iki ülke arasında daha önce de gayriresmi görüşmelere ev sahipliği yapmış ve bu deneyimini yeni girişimde kullanmayı hedefliyor. Pakistan Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “bölgesel barış ve istikrara katkı sağlamak için her türlü desteği vermeye hazır oldukları” ifade edildi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD-İran görüşmelerinin Pakistan’da yapılması, bölgedeki güç dengelerini etkileyebilir. Bir yandan Pakistan’ın uluslararası alandaki rolünü güçlendirirken, diğer yandan İran’ın nükleer programına ilişkin endişeleri gidermeye yönelik bir adım olarak görülüyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, İran’ın nükleer faaliyetlerini yakından izliyor. Pakistan’ın arabuluculuğu, bu ülkelerin de güvenini kazanmaya yönelik bir girişim olarak değerlendirilebilir.
Küresel ölçekte ise ABD ve İran arasındaki anlaşmazlık, uluslararası petrol piyasalarını ve enerji güvenliğini etkiliyor. Olası bir anlaşma, İran’ın petrol ihracatının artmasına ve küresel fiyatların düşmesine yol açabilir. Ayrıca, İsrail ve Suudi Arabistan’ın güvenlik endişeleri nedeniyle süreci yakından takip ettiği biliniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ve ABD ile dengeli ilişkiler sürdüren bir ülke olarak, Pakistan’ın üstlendiği bu arabuluculuk rolünü yakından izliyor. Türkiye açısından bakıldığında, ABD-İran anlaşmazlığının çözümü, enerji fiyatları ve bölgesel istikrar üzerinde doğrudan etkili. İran’la ekonomik ilişkiler (doğalgaz anlaşması) ve ABD ile NATO ortaklığı arasında denge kurmaya çalışan Ankara, olası bir anlaşmadan olumlu etkilenebilir. Ayrıca, Pakistan’ın bu girişimi, Türkiye’nin de benzer arabuluculuk rollerini (örneğin Ukrayna-Rusya tahıl koridoru) güçlendirmesi açısından teşvik edici olabilir. Ancak, sürecin başarısız olması halinde bölgesel gerilimlerin artması Türkiye’yi de zor durumda bırakabilir.