Özbekistan ve Rusya, ülkenin ilk nükleer enerji santralinin inşaatının başlangıcını resmen kutladı. Ancak bu kutlama, aynı proje için iki ay önce yapılan törenin bir tekrarı niteliğinde. Taşkent ve Moskova arasında imzalanan anlaşma kapsamında, Rus devlet şirketi Rosatom tarafından inşa edilecek santralin temel atma töreni, yetkililerin katılımıyla gerçekleştirildi. İlk törenin ardından geçen iki aylık sürede projede somut bir ilerleme kaydedilmediği anlaşılırken, Kremlin'in Orta Asya'daki enerji işbirliğini güçlendirme çabaları dikkat çekiyor. Özbekistan'ın artan enerji talebini karşılamak için nükleer enerjiye yönelmesi, bölgesel jeopolitik dengeler açısından da önem taşıyor.
Gelişmenin arka planı
Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 2023 yılında Moskova'da düzenlenen bir törenle nükleer santral inşaatının startını vermişti. Ancak bu törenin sadece bir 'başlangıç' sembolü olduğu, inşaatın fiilen başlamadığı ortaya çıktı. Mayıs 2024'te yapılan ikinci törende ise taraflar yine aynı aşamayı kutladı. Bu durum, projenin finansman, lisans veya teknik zorluklarla karşı karşıya olduğu yorumlarına neden oldu.
Rosatom, Özbekistan'da 2.4 GW kapasiteli dört reaktörlü bir santral inşa etmeyi planlıyor. Projenin tahmini maliyeti 11 milyar doları bulurken, Özbekistan'ın mevcut enerji altyapısının yetersizliği nedeniyle nükleer enerjiye olan ihtiyacı giderek artıyor. Ülke, doğalgaz rezervlerine rağmen artan elektrik talebini karşılamakta zorlanıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Rusya, nükleer teknoloji ihracatıyla Orta Asya'da nüfuzunu pekiştirmeyi hedefliyor. Özbekistan'ın yanı sıra Belarus, Macaristan, Mısır ve Bangladeş'te de santral inşa eden Rosatom, Batı yaptırımlarına rağmen küresel nükleer pazardaki liderliğini sürdürüyor. Ancak Özbekistan projesi, Rusya'nın Ukrayna savaşı nedeniyle artan yaptırım baskısı altında finansman ve teknoloji transferi konusunda zorluklarla karşılaşabilir.
Çin ve Güney Kore gibi diğer nükleer şirketler de Orta Asya pazarına girmek isterken, Rusya'nın bölgedeki tarihsel bağları ve uygun fiyatlı kredi teklifleri rekabet avantajı sağlıyor. Öte yandan, projenin gecikmesi veya iptali durumunda Özbekistan'ın enerji açığının kapatılması için alternatif kaynaklara yönelmesi gerekebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Orta Asya'daki enerji projelerini yakından takip ediyor. Özbekistan'daki nükleer santral, Türkiye'nin Rusya ile enerji işbirliğine benzer bir model oluşturuyor. Ancak Ankara, Rusya'ya bağımlılığı azaltma politikası kapsamında yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yöneliyor. Türkiye için bölgedeki nükleer gelişmeler, özellikle Akkuyu NGS'nin işletmeye alınmasıyla birlikte nükleer enerji deneyiminin paylaşılması açısından fırsatlar sunabilir. Ayrıca, Orta Asya'da enerji arz güvenliği, Türkiye üzerinden Avrupa'ya yönelik enerji koridorlarını da etkileyebilir.