Özbekistan, son yıllarda Orta Asya’nın en hızlı büyüyen turizm ve transit merkezi haline geldi. Ülkeye gelen ziyaretçi sayısı 2023’te 7 milyonu aşarak tarihi bir rekora ulaştı. Bu artışın ardında, sadece turistik cazibe değil, aynı zamanda Özbekistan’ın bölgesel ticaret, yatırım ve altyapı projelerindeki lider rolü yatıyor. Taşkent yönetimi, komşu ülkelerle sınır anlaşmazlıklarını çözerek, demir yolu ve karayolu bağlantılarını iyileştirerek ve vize rejimini serbestleştirerek Orta Asya’nın yeniden bütünleşmesine öncülük ediyor.
Gelişmenin Arka Planı: Yeniden Bütünleşme Stratejisi
Özbekistan’ın bu yükselişi, 2016’da göreve gelen Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in izlediği açılım politikalarına dayanıyor. Mirziyoyev, selefi İslam Kerimov dönemindeki izolasyonist tutumu terk ederek, komşu Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Kazakistan’la ilişkileri normalleştirdi. Özellikle su kaynakları ve sınır sorunları masaya yatırıldı; Fergana Vadisi’ndeki anlaşmazlıklar büyük ölçüde çözüldü. Bu diplomatik açılım, ticaret hacmini artırdı: Özbekistan’ın bölge içi ticareti 2016’dan bu yana üç katına çıktı.
Altyapı yatırımları da bu dönüşümün önemli bir parçası. Özbekistan, Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında inşa edilen demir yolu hatlarına ev sahipliği yapıyor. Taşkent-Semerkant-Buhara yüksek hızlı tren hattı, bölge içi seyahati kolaylaştırırken, Termiz-Afganistan demir yolu bağlantısı Güney Asya’ya açılan bir kapı işlevi görüyor. Ayrıca, Hazar Denizi’ne çıkış sağlayan yeni lojistik merkezler, Orta Asya’nın dünya pazarlarına erişimini hızlandırıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Orta Asya’nın Yeniden Yükselişi
Özbekistan’ın bu hamleleri, sadece kendi ekonomisini değil, tüm Orta Asya’nın jeopolitik ağırlığını artırıyor. Sovyet sonrası dönemde parçalanan bölge, artık ortak projeler etrafında birleşiyor. Örneğin, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan arasında imzalanan “Orta Asya Ortak Pazarı” anlaşması, gümrük duvarlarını kaldırmayı hedefliyor. Bu entegrasyon, Rusya’nın bölgedeki geleneksel etkisini dengeleme potansiyeli taşıyor; aynı zamanda Çin ve Hindistan gibi güçlerin de ilgisini çekiyor.
Ancak zorluklar da yok değil. Afganistan’daki istikrarsızlık, su kaynaklarının paylaşımı ve yolsuzluk, önümüzdeki engeller arasında. Yine de Özbekistan’ın pragmatik dış politikası, bölgesel iş birliğini canlı tutuyor. Taşkent’te düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü zirveleri, bu yeni dönemin sembolü haline geldi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Özbekistan’ın yükselişini yakından izliyor. İki ülke arasındaki tarihi ve kültürel bağlar, son yıllarda ticaret ve yatırımla pekişti. Türk şirketleri, Özbekistan’da inşaat, tekstil ve enerji sektörlerinde aktif rol oynuyor; Türk Hava Yolları ve Özbekistan Havayolları arasındaki iş birliği, turist sayısını artırıyor. Orta Asya’nın yeniden bütünleşmesi, Türkiye için bu ülkelerle ortak bir pazar oluşturma ve Çin-Rusya arasında denge unsuru olma fırsatı sunuyor. Ancak Türkiye’nin, Özbekistan’ın dış politikadaki bağımsız duruşu karşısında, rekabet değil iş birliği temelli bir strateji izlemesi gerekiyor. Bölgesel istikrar, aynı zamanda Türkiye için enerji arz güvenliği ve Afganistan’a erişim açısından da kritik önem taşıyor.