Yeni bir araştırma, otizm spektrum bozukluğu olan kadınların rahim ağzı kanseri taramaları (smear testi) sırasında yoğun sıkıntı yaşadığını ve bu nedenle birçoğunun bu hayati testi yaptırmaktan kaçındığını ortaya koydu. Birleşik Krallık'ta yapılan çalışma, otizmli kadınların smear testi sürecinde kendilerini rahatsız, yargılanmış ve genellikle sağlık sistemi tarafından yalnız bırakılmış hissettiklerini gösteriyor. Uzmanlar, bu durumun erken teşhis fırsatlarının kaçırılmasına ve potansiyel olarak önlenebilir kanser vakalarında artışa yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Araştırmanın Bulguları ve Otizmli Bireylerin Deneyimleri
Araştırma kapsamında görüşülen otizmli kadınlar, smear testi sırasında yaşadıkları duyusal aşırı yüklenmeyi dile getirdi. Özellikle test odasının floresan ışıkları, steril ortam kokusu ve soğuk aletlerin vücutla teması gibi faktörlerin yoğun kaygı ve strese neden olduğu belirtiliyor. Bir katılımcı, 'Kendimi bir teşhir nesnesi gibi hissettim. Oda çok soğuktu, aletler metalikti ve hiçbir şey anlatılmadı. Sadece yapılması gerektiği söylendi ve başladılar' ifadelerini kullandı. Bir diğer katılımcı ise, doktorun jest ve mimiklerinin kendisi için anlaşılmaz olduğunu, bu nedenle süreci daha da korkutucu bulduğunu aktardı.
Araştırmacılar, otizmli bireylerde duyusal hassasiyetlerin yanı sıra iletişim zorluklarının da smear testinden kaçınmada önemli rol oynadığını vurguluyor. Sağlık çalışanlarının otizm konusunda yeterli farkındalığa sahip olmaması, prosedürün adımlarının net bir şekilde açıklanmaması ve hastanın rızasının yeterince alınmaması gibi sorunlar, otizmli kadınları taramadan uzaklaştırıyor.
Rapora göre, İngiltere'de otizmli kadınların yalnızca %40'ı düzenli smear testi yaptırırken, bu oran otizmli olmayan kadınlarda %70'in üzerinde. Bu fark, otizmli kadınlar arasında rahim ağzı kanseri teşhisinin daha geç konulması ve tedavi şansının azalması riskini beraberinde getiriyor. Uzmanlar, otizmli kadınların taramalara erişimini kolaylaştırmak için sağlık sistemlerinin duyusal dostu ortamlar oluşturması, personelin eğitilmesi ve bireyselleştirilmiş yaklaşımlar benimsenmesi gerektiğini belirtiyor.
Küresel Boyut ve Sağlık Sistemlerindeki Eşitsizlik
Otizmli bireylerin sağlık hizmetlerine erişimde karşılaştığı engeller küresel bir sorun olarak dikkat çekiyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, her 100 çocuktan yaklaşık 1'inde otizm görülüyor ve bu bireylerin birçoğu erişkinlik döneminde yeterli sağlık desteği alamıyor. Özellikle kadın sağlığı konusunda, otizmli kadınların jinekolojik muayeneler, doğum kontrolü ve kanser taramaları gibi temel hizmetlerden dışlanması, sağlıkta eşitsizliğin belirgin bir örneğini oluşturuyor.
Araştırmanın lideri Dr. Sarah Thompson, 'Smear testi, rahim ağzı kanserini önlemenin en etkili yollarından biri. Ancak otizmli kadınlar duyusal aşırı yüklenme, iletişim zorlukları ve sağlık çalışanlarının anlayışsızlığı nedeniyle bu haktan mahrum kalıyor' dedi. Thompson, sağlık tesislerinde duyusal dostu alanlar oluşturulmasını, randevu sürelerinin uzatılmasını ve otizm konusunda eğitimli sağlık personeli atanmasını öneriyor.
Bu durum yalnızca Birleşik Krallık'a özgü değil; ABD, Kanada ve Avustralya gibi ülkelerde de benzer sorunlar rapor ediliyor. Uzmanlar, kanser tarama programlarının otizmli bireylerin ihtiyaçlarına göre uyarlanmasının hayati önem taşıdığını vurguluyor. Aksi takdirde, bu grubun kanserden ölüm oranlarının artması kaçınılmaz görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de otizmli bireylerin sağlık hizmetlerine erişiminde benzer engeller mevcut. Smear testi gibi kanser taramaları, Sağlık Bakanlığı'nın ulusal tarama programı kapsamında ücretsiz sunulsa da, otizmli kadınların bu hizmetlerden yararlanma oranına ilişkin kapsamlı bir veri bulunmuyor. Otizmli bireylerin duyusal hassasiyetlerine uygun sağlık ortamlarının yaygınlaştırılması ve sağlık personelinin otizm farkındalığı eğitimi alması, Türkiye'de de sağlık eşitsizliğini azaltmada önemli adımlar olacaktır. Ayrıca, Türkiye'de otizmli kadınların jinekolojik sağlık hizmetlerine erişimini artırmak için sivil toplum kuruluşları ve kamu iş birliğiyle farkındalık kampanyaları düzenlenebilir.