Orta Doğu, ABD ve İran’ın Nisan ayındaki ateşkesten bu yana görülmemiş ölçekte karşılıklı saldırılarına sahne oldu. Stratejik Hürmüz Boğazı’nda bir ticari gemiye düzenlenen İran saldırısı, savaşı kalıcı olarak sona erdirme çabalarını rayından çıkarma tehlikesi yaratıyor. Pazar sabahı erken saatlerde İran devrim muhafızlarına ait hızlı botların, boğazın Umman tarafına yakın uluslararası sularda seyreden bir tankere ateş açmasıyla başlayan çatışmalar, saatler içinde bölgesel bir krize dönüştü. ABD Donanması’na ait beşinci filo unsurları, saldırıya hemen karşılık verirken, Tahran yönetimi operasyonun ‘meşru müdafaa’ kapsamında olduğunu savundu.
Gelişmenin arka planı: Hürmüz Boğazı’nda yeni cephe
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’ndan (CENTCOM) yapılan açıklamaya göre, İran’a ait üç hızlı saldırı botu, Liberya bayraklı ‘Mercantile Star’ adlı konteyner gemisine yaklaşarak uyarı ateşi açtı. Geminin SOS sinyali vermesi üzerine bölgeye intikal eden ABD destroyeri USS Mason, İran botlarına iki uyarı atışı yaptıktan sonra doğrudan ateş açtı. Çatışmada bir İran botu imha edilirken, diğer ikisi kaçtı. Olayda ölen veya yaralanan olup olmadığı henüz netleşmedi. CENTCOM Sözcüsü Yarbay Tom Gresham, “Bu, Nisan ateşkesinden bu yana en ciddi askeri karşılaşma” dedi.
İran Dışişleri Bakanlığı ise, savaş gemisinin İran karasularını ihlal ettiğini ve ‘dostane olmayan’ bir manevra yaptığını belirterek, müdahalenin uluslararası hukuk çerçevesinde gerçekleştiğini öne sürdü. Ancak ABD, uydu görüntüleri ve radar kayıtlarının, geminin İran kıyılarından 22 deniz mili açıkta olduğunu gösterdiğini söyledi.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği stratejik bir su yolu. Nisan ayında imzalanan ateşkesin en önemli maddelerinden biri, bu boğazda serbest geçiş güvenliğinin sağlanmasıydı. Son saldırı, bu maddenin ihlal edildiği yönünde yorumlanıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Savaşın sona ermesi tehlikede
Son haftalarda Viyana’da sürdürülen müzakereler, kalıcı bir barış anlaşması için umut veriyordu. İki taraf, nükleer program ve bölgesel nüfuz alanları konusunda önemli ilerleme kaydetmişti. Ancak bu saldırı, müzakere masasını temelden sarstı. ABD Başkanı, “İran’ın bu provokasyonu kabul edilemez. Ateşkesi yeniden gözden geçireceğiz” açıklaması yaparken, İran Cumhurbaşkanı “ABD’nin saldırganlığına boyun eğmeyeceğiz” karşılığını verdi.
Petrol piyasaları anında tepki gösterdi. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 4,2 artarak 84 dolara yükseldi. Analistler, eğer tansiyon düşmezse fiyatların 100 doların üzerini görebileceğini belirtiyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, derhal taraflara itidal çağrısı yaparken, Rusya ve Çin, ABD’yi ‘aşırı güç kullanmakla’ suçladı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, acil toplantı kararı aldı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin enerji güvenliği açısından kritiktir. Doğalgaz ve petrol ihtiyacının önemli bir kısmını Orta Doğu ve Basra Körfezi’nden karşılayan Türkiye, Hürmüz Boğazı’ndaki bir çatışmadan doğrudan etkilenir. Olası bir petrol fiyatı şoku, Türkiye’nin cari açığını artırabilir ve enflasyonu yukarı çekebilir. Ayrıca, Türkiye’nin Katar ile askeri iş birliği ve Katar doğalgazının ihracat güzergahları düşünüldüğünde, boğazın güvenliği Ankara için hayati önem taşır. Türkiye, hem ABD hem İran ile diyalog kanallarını açık tutarak, krizin yayılmasını engellemeye çalışacaktır.