Macaristan'ın yeni Başbakanı Péter Magyar, selefi Viktor Orbán'ın ülkenin bütçe açığını yarısından fazla eksik gösterdiğini ve 2026 yılı için öngörülen açığın aslında Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYH) %16'sı olduğunu açıkladı. Magyar, Orbán'ın 'yalan söylediğini' söyleyerek mevcut hükümetin mali tabloların şeffaflığını sağlayacağını belirtti.
Gelişmenin arka planı
Péter Magyar, geçtiğimiz hafta göreve başladıktan sonra yaptığı ilk basın toplantısında, Orbán döneminde hazırlanan 2026 bütçe taslağının gerçek durumu yansıtmadığını söyledi. Orbán yönetimi, 2026 yılı bütçe açığını GSYH'nin %8'i olarak tahmin ediyordu. Ancak Magyar, bağımsız denetçilerin yaptığı incelemeler sonucunda gerçek açığın %16 olduğunu, bunun %8'inin Orbán'ın 'yaratıcı muhasebe' yöntemleriyle gizlendiğini belirtti.
Magyar, "Önceki hükümet, bütçe açığını olduğundan az göstererek kamuoyunu yanılttı. Bu, vergi mükelleflerine karşı bir ihanettir. Biz, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleriyle hareket edeceğiz" dedi. Yeni başbakan, ayrıca Orbán döneminde alınan bazı borçların da bilanço dışı tutulduğunu iddia etti.
Orbán'ın danışmanları ise iddiaları reddederek, "Bütçe tahminleri her zaman iyimser olabilir, ancak bu bir gizleme değildir" açıklamasını yaptı. Ancak Magyar'ın elindeki belgelerin, Avrupa Birliği'nin de dikkatini çektiği belirtiliyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Macaristan'da yaşanan bu mali kriz, sadece ülke içinde değil, Avrupa Birliği genelinde de yankı buldu. AB Komisyonu, Macaristan'ın bütçe açığının %3'ün üzerinde olması nedeniyle daha önce de uyarı yapmıştı. Şimdi ise ülkenin borç yükünün kontrol altına alınamaması halinde, AB'nin mali disiplin kurallarını ihlal etmesi gündeme gelebilir.
Uzmanlar, Macaristan'ın kamu borcunun GSYH'ye oranının %80'in üzerine çıkabileceğini ve bunun da ülkenin kredi notunu düşürebileceğini belirtiyor. Ayrıca, Macar forinti üzerinde de baskı oluşması bekleniyor. Orbán'ın popülist politikalarıyla büyüyen bu mali kriz, Orta Avrupa'da diğer ülkeler için de bir uyarı niteliği taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Macaristan'da yaşanan bu mali kriz, Türkiye için doğrudan bir etki yaratmasa da, Avrupa Birliği'nin mali disiplin konusundaki hassasiyetini bir kez daha göstermesi açısından önemlidir. Türkiye de benzer şekilde bütçe açığı ve enflasyonla mücadele ederken, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, Macaristan ile Türkiye arasındaki ticari ilişkiler ve ortak yatırımlar göz önüne alındığında, Macar ekonomisindeki istikrarsızlık Türk şirketlerini de dolaylı olarak etkileyebilir.