Avustralya'da aşırı sağcı One Nation partisinden Senatör Malcolm Roberts, partisinin iktidara gelmesi halinde 200 bin kişiyi sınır dışı edeceğini ve bu kişilerin 'geri gönderileceğini' iddia etti. Roberts'ın geçmişte yaptığı ve yeniden gündeme gelen açıklamalarında, beyaz üstünlükçü çevrelerce kullanılan 'remigrate' (yeniden göç ettirme) kavramını kullanması dikkat çekti. Roberts, bu ifadeyle Avustralya'da yasa dışı veya geçici vizeyle bulunan kişilerin ülkeden çıkarılmasını savundu.
Skandal açıklamalar ve tepkiler
Malcolm Roberts'ın bu açıklamaları, geçmişte yayınlanan bir röportajda dile getirildi. Röportajda Roberts, 'Onlardan kurtulun' ifadesini kullanarak, partisinin göç politikasını anlatmıştı. Roberts, '200 bin kişiyi sınır dışı etmek istiyoruz' diyerek, bu kişilerin ülkeye yasa dışı yollarla girdiğini ya da vizelerinin geçersiz olduğunu öne sürmüştü. Bu açıklamalar, Avustralya'da göçmen karşıtı söylemlerin yükseldiği bir dönemde geldi. Uzmanlar, Roberts'ın kullandığı 'remigration' teriminin, aşırı sağ gruplar tarafından Avrupa'da da kullanılan ve göçmenlerin 'anavatanlarına geri gönderilmesini' savunan bir kavram olduğuna dikkat çekiyor.
One Nation partisi lideri Pauline Hanson ise daha önce benzer açıklamalar yapmış, Müslüman göçmenlere yönelik kışkırtıcı ifadeleriyle biliniyor. Ancak Roberts'ın 'remigrate' ifadesi, partinin göçmen karşıtı söylemini daha da radikalleştirdiği şeklinde yorumlandı. Avustralya'da göçmen hakları savunucuları, bu açıklamaları 'tehlikeli ve ırkçı' olarak nitelendirirken, hükümet yetkilileri de söylemlerin toplumsal huzuru bozabileceği uyarısında bulundu.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, yalnızca Avustralya'yı ilgilendirmiyor. Dünya genelinde yükselen aşırı sağ hareketler, göçmen karşıtı söylemleriyle dikkat çekiyor. Özellikle Avrupa'da 'remigration' kavramı, aşırı sağ partilerin seçim kampanyalarında sıkça kullandığı bir terim haline geldi. Bu durum, küresel göç politikalarını ve mülteci haklarını tehdit eden bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Avustralya'nın zaten katı göçmen politikalarıyla bilindiği düşünülürse, One Nation'ın bu söylemleri, ülkedeki göçmen toplulukları üzerinde endişe yaratıyor. Ayrıca, bu tür açıklamalar, Asya-Pasifik bölgesinde göçmen işçilere yönelik tutumları da etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel göçmen karşıtı dalganın yükselişi Türkiye için önemli bir gösterge. Türkiye, Suriyeli mültecilere ev sahipliği yaparken, Avrupa'da ve dünyada göçmen karşıtı söylemlerin güçlenmesi, Türkiye'nin mülteci politikalarını ve uluslararası iş birliklerini etkileyebilir. Ayrıca, bu tür radikal söylemler, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile göç anlaşması gibi konularda müzakere gücünü zayıflatabilir. Türk dış politikası, göç konusunda dengeli ve insani bir yaklaşım sergilerken, aşırı sağın yükselişi Ankara'nın küresel göç yönetimindeki rolünü daha da kritik hale getiriyor.