ABD'nin Nebraska eyaletindeki Omaha şehrinin doğu kesiminde yürütülen kapsamlı bir araştırma, bölgedeki evlerin yarısından fazlasının içinde güvenli olmayan düzeyde kurşun bulunduğunu ortaya koydu. Ancak bu durum, Çevre Koruma Ajansı'nın (EPA) bu evleri temizlemekle yükümlü olmadığı anlamına geliyor. ProPublica'nın haberine göre, kurşun kirliliği özellikle düşük gelirli ve azınlık nüfusun yoğun olduğu Doğu Omaha'da ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor.
Gelişmenin arka planı
Omaha'nın doğu yakası, tarihsel olarak bir kurşun eritme tesisi ve diğer endüstriyel faaliyetler nedeniyle ağır metal kirliliğine maruz kalmış bir bölge. 1990'larda EPA, bölgedeki toprağın kurşunla kirlendiğini tespit etmiş ve temizlik çalışmaları başlatmıştı. Ancak yapılan son araştırma, sorunun yalnızca toprakla sınırlı olmadığını, evlerin içindeki boya ve tozda da yüksek kurşun seviyelerine rastlandığını gösteriyor.
ProPublica'nın elde ettiği verilere göre, test edilen evlerin %53'ünde kurşun seviyesi, federal güvenlik standartlarının üzerinde çıktı. Bu oran, özellikle 1978 öncesi inşa edilmiş evlerde daha da yüksek; çünkü o tarihe kadar kurşun bazlı boyalar yaygın olarak kullanılıyordu. Araştırmacılar, özellikle çocukların kurşuna maruz kalmasının gelişimsel sorunlara yol açabileceğine dikkat çekiyor.
EPA'nın tutumu ise tartışma yaratıyor. Ajans, 1990'lardaki temizlik programının ardından bölgedeki toprağın artık tehlikeli olmadığını savunuyor. Ancak ev içi kurşun kirliliği, EPA'nın doğrudan sorumluluk alanında görülmediği için kurumun bu konuda yeni bir temizlik yapma zorunluluğu bulunmuyor. Uzmanlar, bu durumun federal düzenlemelerdeki bir boşluktan kaynaklandığını ve ev sahiplerinin mağdur olduğunu belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Omaha'daki bu durum, aslında ABD genelinde yaygın bir sorunun yansıması. Ülke genelinde milyonlarca evde kurşun bazlı boya bulunuyor ve özellikle eski konutların yoğun olduğu şehirlerde bu tehlike sürüyor. CDC verilerine göre, ABD'de 3-4 milyon çocuk evlerinde yüksek kurşun seviyesine maruz kalıyor. Bu durum, sağlık harcamaları ve eğitim başarısızlığı gibi uzun vadeli ekonomik maliyetleri de beraberinde getiriyor.
Küresel ölçekte bakıldığında, kurşun kirliliği yalnızca ABD'nin sorunu değil. Dünya Sağlık Örgütü, kurşun maruziyetinin gelişmekte olan ülkelerde özellikle ciddi boyutlara ulaştığını vurguluyor. Endüstriyel faaliyetler, eski boyalar ve kurşunlu aküler, bu kirliliğin başlıca kaynakları arasında. Omahadaki sorun, gelişmiş ülkelerde bile bu konuda yeterli önlem alınmadığını gözler önüne seriyor.
EPA'nın sorumluluk reddi, çevre adaleti açısından da eleştiriliyor. Düşük gelirli ve azınlık mahallelerinin daha fazla etkilenmesi, kurumsal ırkçılık tartışmalarını yeniden gündeme getiriyor. Sivil toplum örgütleri, federal hükümetin bu bölgelere öncelik vermesi gerektiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Omaha'daki kurşun kirliliği, Türkiye'de de benzer sorunların yaşanabileceğine işaret ediyor. Türkiye'de özellikle sanayi bölgelerinde ve eski yapılarda kurşun maruziyeti riski bulunuyor. 1978 öncesi inşa edilmiş binaların yoğun olduğu şehirlerde, kurşun bazlı boya kullanımının izleri hâlâ mevcut. Ayrıca Türkiye'de kurşunlu akü geri dönüşüm tesislerinde çalışan işçilerin sağlık riskleriyle ilgili haberler de zaman zaman gündeme geliyor. Bu kapsamda Türk yetkililerin, özellikle endüstriyel bölgelerde toprak ve konut bazlı kurşun kirliliğine karşı önleyici politikalara ağırlık vermesi gerekiyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın, kentsel dönüşüm projelerinde bu tür riskleri göz önünde bulundurması, halk sağlığını korumak açısından önem taşıyor.