Japonya'nın Okinawa adasında konuşlu ABD askerleri, bir askerin Japon kadını öldürmesinin ardından gece sokağa çıkma yasağı ve alkol yasağıyla karşı karşıya kaldı. Yasak, yerel saatle gece yarısından sabah 05.00'e kadar sürecek ve bir ay boyunca yürürlükte kalacak. Karar, 20 yaşındaki Japon kadın Rina Shimabukuro'nun ölümüyle ilgili gözaltına alınan eski bir ABD deniz piyadesinin itirafının ardından geldi.
Olayın arka planı ve yasak kararı
Okinawa'da görev yapan ABD askerleri, 28 Mayıs'tan itibaren geçerli olmak üzere bir ay süreyle gece yarısı ile sabah 05.00 arasında üs dışına çıkamayacak. Ayrıca askerlerin üs içinde ve dışında alkol tüketmesi yasaklandı. Bu karar, ABD ordusunun Okinawa'daki varlığına yönelik artan öfkeyi yatıştırmak için alındı. Olay, Nisan ayında emekli bir ABD deniz piyadesi olan Kenneth Franklin Shinzato'nun (32) Shimabukuro'yu kaçırıp öldürdüğünü itiraf etmesiyle ortaya çıktı. Shinzato, Okinawa'daki Kadena Hava Üssü'nde çalışıyordu ve olay yerel halkta büyük infial yarattı.
ABD ordusu, olayın ardından derhal soruşturma başlattı ve askerlerin davranış kurallarını sıkılaştırma kararı aldı. Okinawa Valisi Takeshi Onaga, olayın ardından sert açıklamalarda bulunarak ABD üslerinin varlığını sorguladı. Onaga, "Bu olay, Okinawa halkının güvenliğinin nasıl tehdit altında olduğunu bir kez daha gösterdi" dedi. Japonya Başbakanı Shinzo Abe de olayı kınayarak ABD'den askeri personelinin denetimini artırmasını istedi.
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) sözcüsü, yasağın disiplini sağlamak ve benzer olayların önüne geçmek için alındığını belirtti. Sözcü, "Bu tür olayların tekrarlanmaması için gereken her türlü önlemi alıyoruz" ifadelerini kullandı. Ancak yerel halk, alınan önlemlerin yetersiz olduğunu ve ABD askerlerinin yargı muafiyetinin sorunun kökeni olduğunu savunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Okinawa, Japonya'nın güneybatısında yer alan ve ABD'nin Asya-Pasifik'teki en büyük askeri varlığını barındıran stratejik bir ada. Adada yaklaşık 26.000 ABD askeri ve 19.000'e yakın askeri personel ailesi yaşıyor. ABD üsleri, bölgedeki güvenlik mimarisinin temel taşı olarak görülüyor ancak yerel halk yıllardır üslerin neden olduğu gürültü, kaza ve suçlardan şikayetçi. 1995 yılında üç ABD askerinin 12 yaşındaki bir kızı kaçırıp tecavüz etmesi, Okinawa'da büyük protestolara yol açmıştı. Benzer olaylar, ABD-Japonya ilişkilerinde zaman zaman gerginlik yaratıyor.
Olay, ABD'nin müttefikleriyle ilişkilerinde askeri personelin davranışlarının ne kadar hassas bir konu olduğunu gözler önüne seriyor. Japonya, ABD'nin en yakın müttefiklerinden biri olsa da, özellikle Okinawa gibi yerel halkın üs varlığına karşı olduğu bölgelerde bu tür olaylar diplomatik krizlere dönüşebiliyor. ABD'nin Asya-Pasifik'teki askeri stratejisi, Çin'in yükselen gücüne karşı denge unsuru olarak Japonya'daki üslerine dayanıyor. Ancak bu olay, Washington ile Tokyo arasındaki ittifakın halk nezdinde ne kadar kırılgan olabileceğini gösteriyor.
Uzmanlar, ABD ordusunun aldığı geçici önlemlerin uzun vadede sorunu çözmeyeceğini, yapısal reformlar ve askerlerin eğitimiyle disiplin ihlallerinin önlenmesi gerektiğini belirtiyor. Okinawa'daki üs karşıtı hareket, Japonya'da ABD karşıtlığını körükleyebilir ve bölgedeki güvenlik dengelerini etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Okinawa'daki bu olay, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, yabancı askeri üslerin ev sahibi ülkelerde yarattığı toplumsal ve hukuki sorunlara dair önemli dersler içeriyor. Türkiye, kendi topraklarında yabancı askeri varlığa ev sahipliği yapmıyor; ancak Katar'da Türk askeri üssü bulunuyor ve benzer hassasiyetler Türkiye'nin askeri personelinin yurt dışındaki davranışları için de geçerli. Olay, askeri personelin yerel halkla ilişkilerinde disiplinin ve hesap verebilirliğin önemini ortaya koyuyor. Ayrıca ABD-Japonya ittifakındaki bu tür krizler, Türkiye'nin NATO içindeki müttefiklik ilişkilerinde karşılaşabileceği benzer sorunlara ışık tutabilir.