Ohio Eyalet Üniversitesi (Ohio State University), 20 yılı aşkın süre önce bir kampüs doktoru tarafından cinsel istismara uğradıklarını ileri süren yüzlerce eski öğrencinin açtığı davayı 100 milyon dolar ödeyerek sonuçlandırdı. Üniversite yönetimi, 5 Mayıs 2025 Çarşamba günü yaptığı açıklamada, 280 davacıdan 279’unun talebini karşılayan toplam 100 milyon dolarlık uzlaşma paketini kabul ettiğini duyurdu. Davacılar, üniversitenin doktor Richard Strauss’un 1990’ların sonlarına kadar süren istismarını bilmesine rağmen önlem almadığını öne sürmüştü. Uzlaşma, ABD’deki en büyük kampüs cinsel istismar tazminatlarından biri olarak tarihe geçti.
Gelişmenin arka planı
Dava, üniversitenin sporcularına ve diğer öğrencilerine 1979’dan 1997’ye kadar hizmet veren Dr. Richard Strauss’un cinsel istismar iddialarına dayanıyor. Strauss, 2005 yılında 67 yaşında hayatını kaybetti. İddialar, 2018 yılında eski güreş takımı sporcularının kamuoyuna çıkmasıyla patlak verdi. Soruşturma kapsamında, Strauss’un binlerce öğrenciyi muayene bahanesiyle uygunsuz fiziksel temaslarda bulunduğu ortaya çıktı. Üniversite, iddiaların ortaya çıkmasının ardından iç soruşturma başlattı ve 2020 yılında yayımlanan raporda, üniversite yöneticilerinin Strauss’un davranışlarını bildikleri ancak etkili bir müdahalede bulunmadıkları tespit edildi. Raporda, özellikle üniversitenin spor bölümü ve sağlık merkezindeki ihmal ve örtbas girişimleri eleştirildi.
Davayı yürüten hukuk firmaları, uzlaşmanın adaletin yerini bulması açısından önemli olduğunu belirtti. Davacıların avukatı Michael K. B., "Bu uzlaşma, mağdurların yıllardır süren mücadelesinin bir sonucudur," dedi. Uzlaşma kapsamında, başvuru yapan her bir mağdura yaklaşık 358 bin dolar ödeneceği hesaplanıyor. Davanın kapanması, üniversitenin itibarını onarma çabalarının bir parçası olarak görülüyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu dava, ABD’de üniversite kampüslerinde yaşanan cinsel istismar skandallarının en büyüklerinden biri olarak kayıtlara geçti. Michigan State Üniversitesi’ndeki Larry Nassar skandalından sonra, Ohio State davası da üniversitelerin öğrenci güvenliği konusundaki sorumluluklarını ve kurumsal ihmali yeniden gündeme taşıdı. Nassar davasında üniversite 500 milyon dolar tazminat ödemişti. Bu tür davalar, ABD’de yükseköğretim kurumlarının denetim mekanizmalarını sorgulatırken, mağdurların seslerini duyurabilmesi için hukuki süreçlerin önemini vurguluyor. Küresel ölçekte, özellikle spor ve eğitim kurumlarında benzer iddiaların araştırılması için bir emsal teşkil ediyor. Ayrıca, ABD’de kampüs cinsel saldırılarına karşı daha sıkı yasalar çıkartılması yönündeki tartışmaları da alevlendirmesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu dava, Türk yükseköğretim kurumları ve özellikle spor kulüpleri için önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye’de de üniversite yurtlarında veya spor tesislerinde benzer istismar iddiaları gündeme gelmiş ancak çoğu zaman yeterli soruşturma yapılmamıştı. Bu gelişme, kurumların ihmal ve örtbas durumlarında karşılaşabilecekleri hukuki ve mali yaptırımların boyutunu göstermektedir. Türkiye’nin, mağdurların adalete erişimini kolaylaştıracak ve kurumları hesap verebilir kılacak yasal düzenlemeleri hızlandırması gerektiğini ortaya koyuyor. Ayrıca, uluslararası alanda Türk sporcuların da benzer mağduriyetler yaşadığı durumlarda, Türk yargısının etkin bir şekilde harekete geçmesi için bir referans olabilir.