Yeni federal veriler, ABD’de Sağlık Bakanlığı’na bağlı sigorta programı kapsamındaki kayıtların, Ocak ayında genişletilmiş sübvansiyonların süresinin dolmasının ardından birçok eyalette çarpıcı biçimde azaldığını gösteriyor. İlk kez 50 eyaleti kapsayan bu veriler, Uygun Fiyatlı Sağlık Yasası (ACA) yani Obamacare kapsamındaki kayıt sayısında tarihi bir düşüşe işaret ediyor. Uzmanlar, bu durumun özellikle düşük gelirli haneleri ve genç nüfusu olumsuz etkilediğini belirtiyor.
Düşüşün arka planı ve eyalet farklılıkları
Verilere göre, sigorta primlerindeki artış ve devlet yardımlarının azalması, kayıtların hızla düşmesine yol açtı. En büyük düşüşler, sübvansiyonları tamamen sona eren bazı Cumhuriyetçi eyaletlerde kaydedildi. Örneğin, Teksas’ta kayıtlar yüzde 40’a varan oranlarda gerilerken, Florida ve Georgia’da da ciddi düşüşler gözlemlendi.
Buna karşın, sübvansiyonları kısmen sürdüren eyaletlerde (ör. Kaliforniya, New York) düşüş oranı daha sınırlı kaldı. Beyaz Saray, Kongre’den yeni bir sübvansiyon paketi talep ederken, uzmanlar bu düşüşün sağlık eşitsizliğini daha da derinleştireceği konusunda uyarıyor. Mevcut durumda, sigortasız Amerikalı sayısının 2024’te 30 milyonu aşması bekleniyor.
Düşüşün en önemli nedenlerinden biri, 2021-2023 arasında uygulanan geçici sübvansiyonların Ocak 2024’te sona ermesi. Bu sübvansiyonlar, aylık primleri ortalama 50 dolar azaltmıştı. Süre bitince primler yeniden yükseldi ve birçok kişi sigortasını yenileyemedi. Ayrıca, bazı eyaletler Medicaid genişletmesini reddettiği için düşük gelirliler başka bir seçenek bulamıyor.
Küresel boyut ve ABD iç siyasetine yansımaları
Obamacare’in geleceği, Kasım 2024 başkanlık seçimlerinin en kritik konularından biri haline gelmiş durumda. Cumhuriyetçi adaylar, ACA’yı tamamen kaldırmayı hedeflerken, Demokratlar sübvansiyonların kalıcı hale getirilmesini savunuyor. Bu durum, sadece ABD sağlık sistemini değil, dünya genelinde sağlık hizmetlerine erişim tartışmalarını da etkiliyor. Özellikle gelişmiş ülkelerde sağlık sigortası modelleri yeniden sorgulanıyor.
ABD’deki bu gelişme, OECD ülkelerinde sağlık harcamalarının gayri safi yurtiçi hasılaya oranının yükseldiği bir döneme denk geliyor. Uzmanlar, özel sigorta ağırlıklı sistemlerin kırılganlığına dikkat çekerken, kamusal sağlık hizmetlerinin önemini vurguluyor. Dünya Bankası ve Dünya Sağlık Örgütü de benzer sübvansiyon mekanizmalarının sürdürülebilirliği konusunda uyarılarda bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’de Obamacare kayıtlarındaki düşüş, Türkiye’nin sağlık politikası açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, SGK ve genel sağlık sigortası (GSS) sisteminin sürdürülebilirliği konusunda önemli dersler sunuyor. Türkiye’de de primlerin tahsilatında sorunlar ve kayıt dışı istihdam nedeniyle benzer kırılganlıklar bulunuyor. ABD örneği, devlet destekli sübvansiyonların kesintisiz devam etmesi gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, küresel sağlık krizlerine karşı sigorta sistemlerinin esnekliği, Türkiye’nin Dünya Sağlık Örgütü ile işbirliği ve sağlık turizmi hedefleri açısından da takip edilmesi gereken bir konu.