ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı (HHS), Uygun Bakım Yasası (ACA) olarak da bilinen Obamacare kapsamında sigorta yaptıran yaklaşık 1 milyon kişinin Sosyal Güvenlik Numarasına (SSN) sahip olmadığını duyurdu. Bu açıklama, mükellefler tarafından finanse edilen sağlık sübvansiyonlarının kötüye kullanılmasına ilişkin endişeleri artırdı. HHS verilerine göre, 2024 yılı itibarıyla ACA pazar yerine kayıtlı 21 milyon kişiden yaklaşık 1 milyonu SSN bilgisi girmedi. Uzmanlar, bu durumun milyarlarca dolarlık usulsüz ödemeye yol açabileceğini belirtiyor.
SSN Eksikliğinin Doğurduğu Riskler
Sosyal Güvenlik Numarası, ABD'de vergi kaydı, istihdam ve devlet yardımlarına erişim için temel bir kimlik doğrulama aracıdır. ACA kapsamında sağlanan sübvansiyonlar, gelir düzeyine göre hesaplanmakta olup, SSN olmadan bireylerin gelirlerinin doğru bir şekilde tespit edilmesi mümkün olmuyor. HHS, bu kişilerin çoğunun yasal olmayan göçmenler veya kimlik bilgilerini yanlış beyan eden vatandaşlar olabileceğini kaydediyor. Kongre Bütçe Ofisi (CBO), usulsüz kayıtların federal bütçeye yıllık 5-10 milyar dolar arasında bir yük getirebileceğini tahmin ediyor. Bununla birlikte, HHS yetkilileri, söz konusu vakaların bir kısmının veri giriş hatalarından kaynaklandığını ve düzeltilmesi için çalışmalar yürütüldüğünü ifade ediyor.
Sigorta şirketleri ve sağlık hizmeti sağlayıcıları, SSN'siz kayıtların dolandırıcılık riskini artırdığı konusunda uyarılarda bulunuyor. Özellikle, düşük gelirli bireyler için tasarlanan Medicaid'in bazı eyaletlerde ACA ile entegre edildiği durumlarda, SSN eksikliği hem eyalet hem de federal düzeyde mali denetim zorlukları yaratıyor. Trump yönetimi döneminde sıkılaştırılan kimlik doğrulama kuralları, Biden yönetimi tarafından esnetilmişti; ancak son veriler, bu esnekliğin kötüye kullanılabildiğini gösteriyor.
Siyasi ve Bölgesel Boyut
Bu gelişme, ABD'de sağlık reformu tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Cumhuriyetçi kanat, ACA'nın yürürlükten kaldırılması gerektiğini savunurken, Demokratlar sistemin iyileştirilmesinden yana. HHS'in açıklaması, özellikle seçim yılında sağlık politikasının kilit bir gündem maddesi haline gelmesine neden oldu. Göçmenlik karşıtı gruplar, SSN'siz kayıtların çoğunluğunun belgesiz göçmenler olduğunu iddia ederek sınır güvenliği çağrıları yapıyor. Öte yandan, insan hakları örgütleri, herkesin sağlık hizmetine erişim hakkını savunuyor ve SSN'siz kişilerin de bu haktan yararlanması gerektiğini belirtiyor. Uluslararası alanda, ABD sağlık sisteminin kapsayıcılığına yönelik soru işaretleri artarken, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) benzer durumların diğer ülkelerde de gözlendiğini ancak ABD'deki usulsüzlük boyutunun benzersiz olduğunu ifade ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu haber doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel sağlık politikaları ve kamu maliyesi yönetimi açısından dersler içermektedir. Türkiye'de Genel Sağlık Sigortası (GSS) sisteminde de benzer kimlik doğrulama sorunları yaşanabilmekte, kayıt dışı istihdam ve sahte sigortalılık mali kayıplara yol açmaktadır. ABD'de yaşanan bu durum, dijital kimlik sistemlerinin güçlendirilmesi ve sosyal güvenlik veri tabanlarının sağlık kayıtlarıyla entegrasyonunun önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Türkiye'nin de bu alanda veri kalitesini artırmaya ve usulsüzlükleri önlemeye yönelik politikalar geliştirmesi, kamu kaynaklarının etkin kullanımı açısından kritik öneme sahiptir.