ABD İç Güvenlik Bakanlığı'nın (DHS) eski bir başkanı, ajansın Trump yönetimi sırasında itibarını yitirdiğini ve artık 'radyoaktif' bir kurum haline geldiğini söyledi. Eski İç Güvenlik Bakanı ve diğer eski bir güvenlik şefi, bakanlığın yeniden yapılandırılması ve güven tesis etmesi için acil bir 'sıfırlama'ya ihtiyaç duyduğunu vurguladı. İki eski yetkili, ajansın kamuoyu nezdinde 'pariah' (istenmeyen) bir kurum haline geldiğini belirterek, DHS'nin misyonunu yerine getiremez hale geldiğini savundu.
Ajansın İtibar Kaybı ve Trump Dönemi Politikaları
İç Güvenlik Bakanlığı, 11 Eylül saldırılarının ardından 2002 yılında terörle mücadele ve ülke içi güvenliği sağlamak amacıyla kurulmuştu. Ancak eski yetkililere göre, özellikle Donald Trump'ın başkanlığı döneminde (2017-2021) ajans, göçmenlik politikaları ve siyasi tartışmaların merkezine oturdu. Aile ayrılığı politikası, seyahat yasakları ve sınır duvarı gibi konular DHS'yi kamuoyunda derin bir şekilde böldü. Eski bakan, kurumun 'radyoaktif' hale geldiğini ifade ederek, bu durumun ajansın diğer ülkelerle ve yerel yönetimlerle iş birliğini zorlaştırdığını belirtti.
İki eski güvenlik şefi, ajansın personel moralinin düştüğünü ve deneyimli profesyonellerin istifa ettiğini de sözlerine ekledi. DHS'nin siyasi bir araca dönüştürüldüğü eleştirisi, özellikle 2020 seçimleri öncesinde Portland ve diğer şehirlerde federal ajanların protestoculara müdahalesiyle daha da arttı.
Bölgesel ve Küresel Boyut: ABD İç Güvenliğinin Yansımaları
DHS'nin itibar kaybı sadece ABD içi bir mesele değil; küresel terörle mücadele ve siber güvenlik iş birliklerini de etkiliyor. NATO müttefikleri ve diğer ülkeler, ABD ile istihbarat paylaşımında DHS'nin güvenilirliğini sorgulamaya başladı. Ayrıca, ABD'nin göçmenlik politikalarındaki istikrarsızlık, mülteci krizleri ve insan hakları konularında uluslararası arenada olumsuz yankı uyandırdı. DHS'nin 'sıfırlanması' önerisi, yeni yönetim için kritik bir sınav olarak görülüyor. Uzmanlar, ajansın yeniden yapılandırılmasının siyasi iradeye ve kariyer memurlarının güçlendirilmesine bağlı olduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD İç Güvenlik Bakanlığı'nın yaşadığı itibar kaybı ve yeniden yapılanma çabaları, Türkiye-ABD ilişkileri açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. DHS, Türkiye ile terörle mücadele, sınır güvenliği ve göç yönetimi konularında iş birliği yapan bir kurum. Ajansın zayıflaması, iki ülke arasındaki istihbarat paylaşımını ve ortak operasyonları olumsuz etkileyebilir. Özellikle DEAŞ ve PKK/PYD ile mücadelede DHS'nin etkinliği kritik. Türkiye, ABD'nin iç güvenlik politikalarındaki tutarlılığı ve kurumsal istikrarını yakından takip ediyor. DHS'nin 'sıfırlanması' süreci, Türkiye'nin bölgesel güvenlik çıkarları ve mülteci akını gibi konularda ABD ile koordinasyonunu etkileyebilir. Bu nedenle, ajansın güçlendirilmesi Türkiye'nin de yararına olacaktır.