Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması'nın (NPT) 11. Gözden Geçirme Konferansı, 22 Mayıs 2024'te sona erdi. Her beş yılda bir düzenlenen konferans, anlaşmanın uygulanmasını değerlendirmek, teknolojik ve jeopolitik gelişmelere yanıt vermek ve devletlerin NPT kapsamındaki taahhütlerini yeniden teyit etmeleri için bir fırsat sunuyor. Ancak bu yılki konferans, özellikle nükleer silahsızlanma ve yayılmanın önlenmesi alanlarında önemli tartışmalara sahne oldu.
Konferansın Arka Planı ve Temel Gündem
1968 yılında imzalanan NPT, nükleer silahların yayılmasını önlemeyi, nükleer silahsızlanmayı teşvik etmeyi ve nükleer enerjinin barışçıl kullanımını kolaylaştırmayı amaçlıyor. Anlaşma, beş nükleer silah sahibi devlet (ABD, Rusya, Çin, Fransa ve İngiltere) ile 185 nükleer silah sahibi olmayan devlet tarafından imzalandı. Gözden Geçirme Konferansları, tarafların bu hedeflerde ilerleme kaydedip kaydetmediğini değerlendirmek için kritik bir platform.
2024 konferansında en çok tartışılan konular arasında İran ve Kuzey Kore'nin nükleer programları, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik tehditleri ve ABD ile Çin arasındaki stratejik rekabet yer aldı. Ayrıca, nükleer enerjinin barışçıl kullanımına erişim, nükleer güvenlik ve füze teknolojilerindeki gelişmeler de gündeme getirildi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Konferans, özellikle Orta Doğu ve Asya-Pasifik bölgelerindeki nükleer gerilimler ışığında önem kazandı. İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri ve Kuzey Kore'nin füze denemeleri, nükleer yayılmanın önlenmesi rejiminin zorluklarını gözler önüne serdi. ABD ve İngiltere'nin AUKUS kapsamında Avustralya'ya nükleer denizaltı teknolojisi transferi, yayılmanın önlenmesine ilişkin endişeleri artırdı. Rusya'nın Ukrayna'daki savaşta nükleer tehditler savurması ise silahsızlanma tartışmalarını daha da karmaşık hale getirdi.
Konferans sonuç bildirgesinde, nükleer silahların azaltılması konusunda somut adımlar atılması çağrısı yapılırken, barışçıl nükleer enerjiye erişimin eşitlikçi temelde sağlanması gerektiği vurgulandı. Ancak, taraflar arasındaki derin görüş ayrılıkları nedeniyle birçok maddede uzlaşma sağlanamadı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, NPT'ye 1980 yılında taraf olmuş ve nükleer silahların yayılmasının önlenmesini destekleyen bir tutum benimsemiştir. Konferansın sonuçları, Türkiye'nin özellikle nükleer enerji alanındaki projelerini (Akkuyu Nükleer Santrali) etkileyebilir. Barışçıl nükleer teknolojiye erişimin kolaylaştırılması, Türkiye'nin enerji bağımsızlığı hedefleri açısından olumlu karşılanmıştır. Bununla birlikte, İran ve Rusya gibi bölgesel aktörlerle ilişkilerde nükleer meselelerin dengeleyici bir rol oynaması, Türk dış politikasının manevra alanını şekillendirmektedir.