ABD Kongresi'ne sunulan ve bireylerin yüz ve ses haklarını korumayı amaçlayan NO FAKES Yasası (Yapay Zeka Kaynaklı Sahte Oluşumlara Karşı Korumalar), kişisel görüntü ve sesin izinsiz kullanımını suç kapsamına alarak dijital çağda bireysel hakları güvence altına almayı hedefliyor. Temsilciler Meclisi ve Senato'ya eş zamanlı olarak sunulan iki partili yasa tasarısı, yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesiyle birlikte artan deepfake vakalarına karşı kapsamlı bir hukuki çerçeve oluşturmayı amaçlıyor.
Yasa Ne Getiriyor: Dijital Kimlik Hırsızlığına Karşı Kapsamlı Koruma
NO FAKES Yasası, bireylerin kendi görüntü ve seslerinin ticari amaçla veya başka bir şekilde izinsiz kullanımını yasaklayarak, kişisel dijital verilerin mülkiyet hakkını tanıyor. Yasa kapsamında, bir kişinin yüzü veya sesi kullanılarak oluşturulan deepfake videolar, ses klonlamaları ve dijital avatar kopyaları, açık rıza alınmadığı takdirde hukuka aykırı sayılacak. İhlal durumunda, mağdurlar tazminat davası açabilecek ve ihlal başına 50.000 dolara kadar tazminat talep edebilecek. Ayrıca, platformların bu tür içerikleri kaldırmaması halinde ek yaptırımlar öngörülüyor. Yasa, özellikle ünlüler, siyasetçiler ve sıradan vatandaşlar için geçerli olacak şekilde geniş bir kapsama sahip.
Küresel Boyut: Dijital Haklar Mücadelesinde Yeni Bir Dönüm Noktası
NO FAKES Yasası, sadece ABD'de değil, küresel çapta dijital haklar tartışmalarını da etkileyecek nitelikte. Avrupa Birliği'nin Genel Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) ve yapay zeka düzenlemelerine benzer şekilde, bireysel biyometrik verilerin korunmasına yönelik bu adım, diğer ülkeler için de örnek teşkil edebilir. Deepfake teknolojisinin seçim manipülasyonu, itibar zedeleme ve dolandırıcılık gibi alanlarda kötüye kullanımı, uluslararası toplumun ortak sorunu haline gelmiş durumda. Yasa, bu soruna karşı ABD'nin aldığı en somut tedbir olarak öne çıkıyor. Ancak, ifade özgürlüğü ve sanatsal kullanım gibi istisnaların dengelenmesi gerektiği yönünde eleştiriler de bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de henüz deepfake ve biyometrik veri kullanımına yönelik kapsamlı bir yasal düzenleme bulunmamakla birlikte, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında benzer ihlaller değerlendirilebilmektedir. NO FAKES Yasası'nın ABD'de kabul edilmesi, Türkiye'de de dijital kimlik hırsızlığına karşı yasal boşluğun doldurulması yönünde tartışmaları tetikleyebilir. Özellikle sosyal medya kullanımının yaygın olduğu Türkiye'de, deepfake içeriklerinin siyasi kutuplaşmayı artırma veya bireylerin itibarını zedeleme potansiyeli, benzer bir düzenlemenin gerekliliğini ortaya koymaktadır. Küresel eğilimler, Türkiye'nin de bu alanda yasal altyapısını güçlendirmesini zorunlu kılmaktadır.