ABD Kongresi'nde görüşülen NO FAKES Yasası, bireylerin yüz ve ses gibi kişisel kimlik unsurlarını yapay zekâ teknolojileri aracılığıyla izinsiz kopyalanmasını, manipüle edilmesini ve başkalarını aldatmak için kullanılmasını yasaklamayı hedefliyor. Yasa teklifi, dijital çağda kimlik hırsızlığına karşı federal düzeyde koruma sağlamayı amaçlıyor.
Yasa Teklifinin Arka Planı ve Kapsamı
NO FAKES (Nurturing Originals, Fostering Authenticity, and Keeping Everyone Safe) Yasası, yapay zekâ destekli deepfake teknolojilerinin hızla yaygınlaşmasına yanıt olarak hazırlandı. Son yıllarda ünlülerin, politikacıların ve sıradan vatandaşların rızaları dışında oluşturulan sahte görüntü ve ses kayıtları, itibar zararı, dolandırıcılık ve dezenformasyon gibi ciddi sorunlara yol açtı. Yasa, bireylere kendi dijital kopyaları üzerinde mülkiyet hakkı tanıyarak, izinsiz kullanımı federal suç haline getirmeyi öngörüyor.
Teklif, içerik üreticilerine ve platformlara da sorumluluk yüklüyor. Yapay zekâ ile üretilmiş sahte içeriklerin tespit edilmesi ve kaldırılması için hızlı bir bildirim-kaldırma mekanizması kurulması planlanıyor. Ayrıca, mağdurlara tazminat hakkı ve ihlalde bulunanlara karşı cezai yaptırımlar öngörülüyor. Yasa tasarısı, hem bireysel hem de ticari aktörleri kapsayacak şekilde geniş bir çerçeve çiziyor.
Yasanın savunucuları, bunun sadece ünlüleri değil, herkesi koruyacağını vurguluyor. Zira deepfake teknolojisi artık cep telefonlarıyla bile kolayca erişilebilir hale geldi. Özellikle kadınlar, azınlıklar ve çocuklar, cinsel içerikli deepfake mağduriyetleriyle sıkça karşılaşıyor. NO FAKES Yasası, bu tür istismarların önüne geçmeyi ve dijital ortamda güveni tesis etmeyi amaçlıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'de halihazırda eyalet düzeyinde bazı düzenlemeler bulunsa da, federal bir yasa boşluğu olduğu belirtiliyor. NO FAKES Yasası, ülke çapında tek bir standart getirerek, eyaletler arası farklılıkları ortadan kaldırmayı hedefliyor. Teknoloji devleri ve sivil toplum kuruluşları da sürece dahil. Bazı platformlar, yapay zekâ ile üretilmiş içerikleri etiketleme politikalarını sıkılaştırırken, yasa teklifine destek veriyor.
Küresel ölçekte ise, AB ve Çin gibi aktörler de benzer düzenlemeler üzerinde çalışıyor. Avrupa Birliği'nin Yapay Zekâ Yasası, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri çerçevesinde deepfake'leri kapsıyor. Çin ise 2023'te yürürlüğe giren düzenlemelerle, deepfake içeriklerin etiketlenmesini zorunlu kıldı. ABD'nin atacağı adım, küresel normların şekillenmesinde belirleyici olabilir. NO FAKES Yasası'nın geçmesi halinde, diğer ülkeler için de bir model teşkil edebilir.
Ancak yasa teklifine yönelik eleştiriler de var. Bazı teknoloji şirketleri, aşırı düzenlemenin inovasyonu yavaşlatabileceğini savunuyor. İfade özgürlüğü grupları ise, sanatsal ve hiciv amaçlı kullanımların da yasak kapsamına girebileceği endişesini taşıyor. Yasa metninde, bu tür istisnaların netleştirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, yapay zekâ destekli deepfake içeriklerle mücadelede henüz kapsamlı bir yasal çerçeveye sahip değil. Mevcut Türk Ceza Kanunu'nda kişilik haklarını ihlal eden içerikler suç olsa da, deepfake'e özgü düzenlemeler sınırlı. NO FAKES benzeri bir yasa, Türkiye'de de dijital kimlik güvenliğini artırabilir ve dezenformasyonla mücadeleye katkı sağlayabilir. Ayrıca, ABD'deki gelişmeler, Türkiye'nin kendi yapay zekâ politikalarını şekillendirirken referans alabileceği bir model sunuyor. Türkiye'nin, özellikle genç nüfusu ve yüksek internet kullanımı göz önüne alındığında, bu alanda acil adımlar atması gerekiyor. Küresel platformlarla işbirliği ve ulusal düzenlemeler, deepfake mağduriyetlerini azaltabilir.