Azerbaycan'da hapiste tutulan Voice of America (VOA) muhabiri Ulviyya Mammadova'nın nişanlısı, Amerikan yönetimine seslenerek ABD'nin basın özgürlüğüne olan bağlılığını göstermesini talep etti. Mammadova, geçtiğimiz yıl temmuz ayında tutuklandı ve hakkında “vergi kaçakçılığı” ve “kaçakçılık” suçlamalarıyla 7,5 yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı. Gözlemciler, bu suçlamaların aslında Mammadova'nın bağımsız gazetecilik yapmasını engellemek için uydurulduğunu belirtiyor. Nişanlısı, ABD yönetimine çağrıda bulunarak, ABD'nin VOA aracılığıyla temsil ettiği değerleri savunması gerektiğini vurguladı.
Ulviyya Mammadova'nın Tutuklanma Süreci
Ulviyya Mammadova, VOA'nın Azerice servisi için hazırladığı haberlerle tanınan deneyimli bir gazeteci. 2023 yılının temmuz ayında Bakü'de gözaltına alındı ve ardından tutuklandı. Yetkililer, Mammadova'yı vergi kaçakçılığı ve kaçakçılıkla suçlarken, uluslararası insan hakları örgütleri bu suçlamaların siyasi amaçlı olduğunu savunuyor. Mammadova'nın avukatları, müvekkilinin masum olduğunu ve tüm suçlamaların asılsız olduğunu belirtti. Duruşmalar, kapalı oturumlarda yapılırken, Mammadova'nın ailesi ve meslektaşları adil bir yargılama yapılmadığını ifade ediyor.
Nişanlısı, VOA'nın kendilerine destek vermesine rağmen ABD hükümetinin resmi olarak somut adım atmadığını söylüyor. “ABD, VOA aracılığıyla dünyaya özgürlük ve demokrasi mesajı veriyor. Ancak kendi çalışanı hapisteyken sessiz kalırsa, bu mesajın bir anlamı kalmaz,” dedi. Nişanlısı, ABD'nin yaptırım veya diplomatik girişimlerle Mammadova'nın serbest bırakılması için daha fazla çaba göstermesi gerektiğini vurguladı.
Azerbaycan'da Basın Özgürlüğü Krizi
Ulviyya Mammadova'nın durumu, Azerbaycan'da basın özgürlüğünün giderek daraldığı bir döneme denk geldi. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü, Azerbaycan'ı basın özgürlüğü açısından dünyada 163. sırada sıralıyor. Ülkede bağımsız gazetecilere yönelik baskılar, özellikle son yıllarda arttı. Mammadova gibi uluslararası yayın kuruluşlarında çalışan gazetecilerin hedef alınması, hükümetin muhalif sesleri susturma çabası olarak yorumlanıyor.
ABD'nin bu konuda sessiz kalması, sadece Azerbaycan'da değil, diğer otoriter rejimlerde de basın özgürlüğüne yönelik saldırıları teşvik edebilir. Uzmanlar, ABD'nin Mammadova davasını sahiplenmesinin, küresel ölçekte basın özgürlüğü mücadelesine önemli bir katkı sağlayacağını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Azerbaycan ile tarihsel ve kültürel bağlarının yanı sıra enerji ve ticaret alanlarında yakın işbirliği yürütüyor. Ulviyya Mammadova davası, Ankara'nın Bakü'ye yönelik politikasında basın özgürlüğü konusunu gündeme getirebilir. Türkiye, kendi medya ortamında da benzer baskılarla karşı karşıya olduğu için, bu tür davalarda çifte standartla karşılaşmamak adına dengeli bir pozisyon alabilir. Ayrıca, Türkiye-ABD ilişkilerinde basın özgürlüğünün önemli bir gündem maddesi haline gelmesi, Ankara'nın Washington ile diplomatik temaslarında bu konuyu ele almasını da gerektirebilir.