Hong Kong yönetimi, Cuma günü Trump yönetiminin şehirle ilgili ulusal acil durum ilanını sona erdirme kararını memnuniyetle karşıladı. Bu adım, Pekin’in 2020 yılında Hong Kong’da ulusal güvenlik yasasını yürürlüğe koymasının ardından ABD tarafından uygulanan politikalarda potansiyel olarak önemli bir geri dönüş anlamına geliyor. Söz konusu acil durum ilanı, ABD’nin Hong Kong’a yönelik yaptırımlarının ve kısıtlamalarının temelini oluşturuyordu.
Gelişmenin Arka Planı
ABD Başkanı Donald Trump, 14 Temmuz 2020’de Hong Kong’daki ulusal güvenlik yasasının ardından ülkenin Çin’e karşı “normal” statüsünü sona erdiren bir yürütme emri imzalamış ve bu kapsamda ulusal acil durum ilan etmişti. Bu karar, Hong Kong’un ABD ile olan özel ticari ve hukuki ilişkilerini hedef alıyor, ayrıca ABD’nin Çin’e yönelik yaptırımlarını genişletiyordu. Acil durum ilanı, Amerikan şirketlerinin Hong Kong üzerinden yaptığı işlemleri kısıtlama ve ABD’nin Hong Kong’a silah satışını askıya alma gibi önlemleri içeriyordu.
Hong Kong hükümeti, yaptığı yazılı açıklamada bu kararı “doğru yönde atılmış bir adım” olarak nitelendirdi ve “Hong Kong’un ulusal güvenlik yasasının uygulanmasının ardından ABD tarafından dayatılan haksız ve mantıksız önlemlerin kaldırılmasını memnuniyetle karşılıyoruz” ifadelerini kullandı. Açıklamada ayrıca, bu tür adımların iki taraf arasındaki karşılıklı yarara dayalı ilişkileri yeniden tesis edeceği umudu dile getirildi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD’nin bu kararı, Başkan Joe Biden’ın göreve gelmesiyle birlikte Çin’e yönelik daha öngörülebilir bir politika izleme çabalarının bir parçası olarak görülüyor. Bununla birlikte, Kongre’de Çin’e karşı sert tutumunu sürdüren her iki partiden de güçlü bir muhalefet bulunuyor. Bazı analistler, bu kararın ABD’nin Hong Kong konusundaki duruşunda bir yumuşama değil, daha ziyade mevcut acil durum ilanının süresinin dolmasına izin verilmesi ve yerine daha hedeflenmiş önlemlerin getirilmesi olasılığına işaret ettiğini belirtiyor.
Öte yandan, Çin hükümeti ve Hong Kong yönetimi, ulusal güvenlik yasasının uygulanmasının şehirde istikrar ve güvenlik sağladığını savunuyor. ABD’nin acil durum ilanını sona erdirmesi, bu iddiayı dolaylı olarak doğruluyor ve uluslararası toplumda Hong Kong’un durumuna ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirebilir. Bölgesel olarak, Asya-Pasifik’teki diğer ülkeler de bu gelişmeyi ABD-Çin rekabetinde bir denge unsuru olarak değerlendirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin ABD ve Çin ile olan ilişkilerinde dolaylı bir etki yaratabilir. Türkiye, Hong Kong konusunda genel olarak Çin’in egemenlik haklarını tanıyan bir pozisyona sahiptir. ABD’nin Hong Kong’a yönelik acil durum ilanını sona erdirmesi, Ankara’nın Washington ile ilişkilerinde bu konuda bir gerilim unsuru olmaktan çıkabilir. Ayrıca Türkiye, Çin ile artan ekonomik işbirliği çerçevesinde, Hong Kong üzerinden yürütülen ticari faaliyetlerde rahatlama görebilir. Küresel ölçekte ise, ABD-Çin rekabetindeki bu tür yumuşamalar, Türkiye gibi ülkelerin iki güç arasında denge politikası izlemesini kolaylaştırabilir.