Nijerya'da genel seçimlere beş ay kala seçim kampanyaları resmen başladı. Ülke, Başkan Bola Tinubu'nun uygulamaya koyduğu ekonomik reformların yol açtığı yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı kriziyle boğuşurken, seçim atmosferi bu zorlu ekonomik tablonun gölgesinde şekilleniyor. Batı Afrika'nın en büyük ekonomisi ve nüfusuyla kıtanın en kalabalık ülkesi olan Nijerya, 2023'teki seçimlerden bu yana ciddi ekonomik dönüşüm sürecinden geçiyor.
Ekonomik reformlar ve halkın tepkisi
Başkan Tinubu'nun Mayıs 2023'te göreve gelmesinin ardından uygulamaya koyduğu politikalar, akaryakıt sübvansiyonlarının kaldırılması ve döviz kuru kontrollerinin serbestleştirilmesi gibi radikal adımları içeriyor. Bu reformlar, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlarca uzun süredir talep edilen yapısal değişiklikler olsa da, kısa vadede halk üzerinde yıkıcı etkiler yarattı. Gıda fiyatları ve temel ihtiyaç maddelerindeki artışlar, özellikle düşük gelirli aileleri zor durumda bırakıyor. Resmi verilere göre enflasyon yüzde 30'un üzerine çıkmış durumda; gıda enflasyonu ise daha da yüksek seviyelerde seyrediyor.
Seçim kampanyalarının başlaması, halkın ekonomik sıkıntılara verdiği tepkiyi ölçmek için de önemli bir fırsat sunuyor. Başkent Abuja ve ticari başkent Lagos başta olmak üzere birçok şehirde düzenlenen protestolar, reformların toplumsal maliyetine dikkat çekiyor. Muhalefet partileri, Başkan Tinubu'nun politikalarını eleştirerek vaatlerini bu zemine oturturken, iktidar partisi APC ise reformların uzun vadede ülkeyi daha sürdürülebilir bir büyüme patikasına oturtacağını savunuyor.
Seçim atmosferi ve adayların stratejileri
Şubat 2026'da yapılması planlanan genel seçimler öncesinde, siyasi partiler seçmenlerin kalbini kazanmak için yoğun bir mesai harcıyor. Başkan Tinubu'nun yeniden aday olup olmayacağı henüz netlik kazanmasa da, partisinin 'Birlik ve İlerleme' sloganıyla sahaya inmesi dikkat çekiyor. Öte yandan, ana muhalefet partisi Halkın Demokratik Partisi (PDP) ile diğer küçük partiler, ekonomik krizden en çok etkilenen kesimlere yönelik vaatlerini öne çıkarıyor. İşsiz genç nüfus, tarım sektöründe üretimin artırılması ve sosyal güvenlik ağlarının güçlendirilmesi gibi başlıklar kampanyaların ana eksenini oluşturuyor.
Seçim öncesinde güvenlik endişeleri de gündemde. Ülkenin kuzeydoğusunda Boko Haram ve ISWAP bağlantılı gruplarla mücadele sürerken, orta kuşakta çiftçilerle hayvancılar arasındaki toprak anlaşmazlıkları ve güneydeki petrol bölgelerinde yaşanan güvenlik sorunları, seçim güvenliği açısından risk oluşturuyor. Ancak uzmanlar, seçimlerin ülke genelinde barışçıl bir ortamda geçmesi için güvenlik güçlerinin kapsamlı önlemler alacağını belirtiyor.
Nijerya'daki seçimlerin sonucu, yalnızca ülkenin kendi geleceğini değil, Batı Afrika bölgesinin istikrarını da yakından ilgilendiriyor. Nijerya, ECOWAS'ın ekonomik ve siyasi ağırlığını taşıyan ülke konumunda. Kıtanın en büyük ekonomisi olması ve yaklaşık 230 milyonluk nüfusuyla bölgedeki demografik ağırlığı, bu seçimleri bölgesel dinamikler açısından da kritik hale getiriyor. Özellikle Mali, Burkina Faso ve Nijer'deki askeri yönetimlerin ardından, demokratik geçiş sürecinin başarısı Batı Afrika'da demokrasinin geleceği için belirleyici olacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nijerya'daki seçim sonuçları ve ekonomik istikrar, Türkiye'nin Afrika açılımı politikası bağlamında önem taşıyor. Türkiye, son yıllarda Nijerya ile ticaret, savunma sanayi ve enerji alanlarında ilişkilerini derinleştiriyor. Nijerya'daki ekonomik reformların başarılı olması, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artmasına ve Türk yatırımcıların ülkeye ilgisinin sürmesine katkı sağlayabilir. Ayrıca, Nijerya'daki seçimlerin güvenlik ve istikrar üzerindeki etkisi, Türkiye'nin Afrika'daki askeri ve ekonomik işbirlikleri açısından yakından izleniyor. Başkan Tinubu'nun reform sürecini sürdürmesi, Türkiye ile Nijerya arasındaki ilişkilerde yeni fırsat alanları yaratabilir.