Nijerya'nın güneybatısındaki Ondo eyaletinde bir Katolik kilisesine yönelik silahlı saldırıda sanık dört kişi idam cezasına çarptırıldı. Mahkeme, beşinci sanığı ise aleyhinde yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat ettirdi. Saldırı, Haziran 2022'de Owo kentindeki Aziz Francis Katolik Kilisesi'nde, ayin sırasında gerçekleşmiş ve 40'tan fazla kişi hayatını kaybetmişti. Olay, ülkede dini temelli şiddetin tırmanışa geçtiği bir dönemde yaşanmış ve büyük yankı uyandırmıştı.
Gelişmenin arka planı
Ondo Eyalet Yüksek Mahkemesi'nde görülen davada, savcılık sanıkların silahlı saldırı, cinayet ve terör eylemlerine karıştıklarını kanıtlayan güçlü deliller sundu. Mahkeme, dört sanığın suçlu bulunmasına karar verirken, beşinci sanık Muhammed Usman'ın saldırıyla bağlantısının kanıtlanamadığına hükmetti. Kararın ardından sanıkların avukatları temyize başvuracaklarını açıkladı. Nijerya'da idam cezası yasal olmasına rağmen, fiilen uygulanması nadirdir ve mahkumlar genellikle uzun yıllar idam hücrelerinde bekletilmektedir.
Katolik Kilisesi yetkilileri, kararın adaletin yerini bulması açısından önemli olduğunu ancak ölenlerin acısını dindirmediğini belirtti. Piskoposlar Konferansı'ndan yapılan açıklamada, “Bu karar, terör eylemlerinin cezasız kalmayacağını göstermektedir. Ancak asıl mücadele, bu tür saldırıların önlenmesi için daha etkili güvenlik önlemlerinin alınmasıdır” denildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Nijerya, özellikle kuzeydoğu bölgesinde Boko Haram ve İslam Devleti'ne bağlı grupların saldırılarıyla uzun süredir terör tehdidi altında. Owo saldırısı ise ülkenin daha güneyinde, Hristiyan nüfusun yoğun olduğu bir bölgede gerçekleşmesiyle dikkat çekmişti. Saldırının ardından yapılan incelemeler, eylemin Fulani çobanları ile yerel çiftçiler arasındaki toprak anlaşmazlığından kaynaklanmış olabileceğini ortaya koymuştu. Nijerya, Sahraaltı Afrika'nın en büyük ekonomisi ve en kalabalık ülkesi olarak, dini ve etnik çatışmaların siyasi istikrarı tehdit ettiği bir ülke konumunda.
Uluslararası toplum, Nijerya'daki dini şiddet olaylarına karşı daha sert tedbirler alınması çağrısında bulunuyor. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği, saldırıyı kınamış ve Nijerya hükümetini azınlıkları korumaya davet etmişti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nijerya'daki bu gelişme, Türkiye için doğrudan bir etki yaratmasa da, Sahraaltı Afrika'da artan dini temelli şiddetin küresel güvenlik açısından taşıdığı risklere işaret etmektedir. Türkiye, Nijerya ile ticari ve diplomatik ilişkilerini geliştirmekte olup, bölgedeki istikrarsızlık Türk yatırımlarını ve insani yardım faaliyetlerini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Nijerya'da dini hoşgörüsüzlük ve terör eylemlerinin artması, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu Müslüman çoğunluklu ülkelerin Hristiyan azınlıklar konusundaki hassasiyetini artırmaktadır. Türkiye, bu tür saldırılara karşı BM platformunda kınama mesajları yayınlamış ve dini özgürlüklerin korunması çağrısında bulunmuştur.