Kaliforniya Valisi Gavin Newsom, eşi Jennifer Siebel Newsom'ı da kapsayan Adalet Bakanlığı (DOJ) soruşturmalarına ilişkin endişeleri reddederken, Demokrat Parti içinde bu gelişmelerin 2028 başkanlık seçimlerinde Newsom'un şansını olumsuz etkileyebileceği yönünde kaygılar artıyor. Soruşturmalar henüz erken aşamada olmasına rağmen, Newsom'un federal makamlarla yaşadığı bu gerilim, partinin gelecekteki adaylık sürecinde potansiyel bir zafiyet olarak görülüyor.
Arka plan: Newsom çiftine yönelik soruşturmalar
Adalet Bakanlığı'nın Newsom ve eşi hakkında başlattığı soruşturma, valinin COVID-19 döneminde uyguladığı politikalar ve eşinin valilik göreviyle bağlantılı iş anlaşmalarına odaklanıyor. Özellikle Jennifer Siebel Newsom'un kâr amacı gütmeyen kuruluşlar aracılığıyla devlet sözleşmeleri aldığı iddiaları inceleniyor. Newsom ise soruşturmaları siyasi amaçlı olarak nitelendirerek, "Bunların hiçbiri beni yolumdan alıkoyamaz" ifadelerini kullandı. Ancak Demokrat stratejistler, 2028 yılında yapılacak başkanlık seçimleri öncesinde böyle bir soruşturmanın valinin imajına zarar verebileceği konusunda uyarıyor.
Newsom, Kaliforniya'nın en popüler Demokrat valilerinden biri olarak ulusal çapta tanınıyor. Özellikle iklim değişikliği ve sağlık politikalarındaki çıkışlarıyla bilinen Newsom, 2024 seçimlerinde Joe Biden'a desteğini açıklamış olsa da, 2028 için potansiyel adaylar arasında gösteriliyor. Ancak DOJ soruşturmalarının, özellikle muhafazakâr medyada geniş yer bulması, Newsom'un hem Cumhuriyetçi saldırılara hem de kendi partisinden gelen eleştirilere maruz kalmasına neden oluyor.
Soruşturmanın siyasi boyutu ve Demokrat Parti içindeki yansımaları
DOJ soruşturmaları, Newsom'un potansiyel rakipleri için elverişli bir zemin hazırlayabilir. Özellikle Başkan Yardımcısı Kamala Harris, Michigan Valisi Gretchen Whitmer ve Illinois Valisi J.B. Pritzker gibi isimler, 2028 yarışı için ismi geçen diğer Demokratlar arasında. Newsom'un soruşturmayla mücadelesi, parti içinde bir dayanışma mı yoksa mesafe mi yaratacağı sorusunu gündeme getiriyor. Bazı parti yetkilileri, soruşturmanın adil bir şekilde ilerlemesi halinde Newsom'un hukuki bir engelle karşılaşmayacağını savunurken, diğerleri seçmenlerin bu tür iddialara duyarlı olduğunu hatırlatıyor.
Ulusal düzeyde Newsom'un popülaritesi, özellikle Kaliforniya dışında, henüz test edilmiş değil. 2021 yılında karşılaştığı geri çağırma seçimini rahatlıkla kazanan Newsom, bu deneyimin kendisine güçlü bir kampanya altyapısı kazandırdığını düşünüyor. Ancak DOJ soruşturması, valinin federal yönetimle ilişkilerinde bir kırılma noktası oluşturabilir. Beyaz Saray, soruşturmalara doğrudan müdahale etmeyeceğini açıklarken, Newsom'un 2028 kampanyasına başlamadan önce bu dosyayı kapatması gerektiği yönünde beklentiler var.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Newsom hakkındaki DOJ soruşturması, Türkiye açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, ABD iç politikasındaki bu tür gelişmeler Türk-Amerikan ilişkilerinin seyrini dolaylı olarak etkileyebilir. 2028 başkanlık seçimlerinde Newsom'un aday olması halinde, Kaliforniya merkezli teknoloji ve ticaret bağlantıları Türkiye için önemli olabilir. Ayrıca, ABD'deki Demokrat yönetimin devamlılığı, Türkiye'ye yönelik yaptırım ve silah satışı gibi konularda istikrar sağlayabilir. Soruşturmanın Newsom'un siyasi kariyerine etkisi, ABD'nin dış politika önceliklerini de değiştirebileceğinden, Türk diplomatların bu süreci yakından izlemesi gerekiyor.