New York'ta, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki konuşmasını protesto eden gösteriler sırasında, New York Kongre üyeliği adayı Darializa Avila Chevalier (Demokrat) tutuklandı. Perşembe günü meydana gelen olayda, Avila Chevalier'ın Netanyahu karşıtı gösteriye katıldığı ve polis tarafından gözaltına alındığı bildirildi. Aday, New York'un Demokrat Parti'nin kalesi olan bir bölgesinde, mevcut Temsilci Adiriano Espaillat'ın (D-N.Y.) koltuğu için yarışıyor ve seçimi kazanması neredeyse kesin görülüyor. Tutuklama, ABD'de İsrail'in Gazze politikalarına yönelik artan tepkinin bir yansıması olarak dikkat çekiyor.
Protestonun Arka Planı ve Tutuklama
Netanyahu, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarını savundu ve uluslararası toplumu İsrail'e destek vermeye çağırdı. Konuşma sırasında ve sonrasında New York'ta binlerce kişi İsrail karşıtı gösteriler düzenledi. Göstericiler, Netanyahu'yu soykırımla suçlayarak İsrail'e yönelik askeri ve diplomatik desteğin kesilmesini talep etti. Polis, gösterilerde çok sayıda kişiyi gözaltına aldı. Tutuklananlar arasında Kongre adayı Darializa Avila Chevalier da bulunuyor. Avila Chevalier, Demokrat Parti içinde ilerici kanatta yer alıyor ve İsrail'e yönelik eleştirileriyle tanınıyor. Seçim bölgesi, New York'un Manhattan ve Bronx kesimlerini kapsayan ve büyük ölçüde Demokrat seçmenin yaşadığı bir alan. Bu nedenle Avila Chevalier'ın seçilmesi neredeyse garanti görülüyor. Tutuklama, adayın kampanyasına nasıl yansıyacağı merak ediliyor. ABD'de son aylarda üniversite kampüslerinden şehir merkezlerine kadar uzanan İsrail karşıtı protestolar yaygınlaştı. Özellikle genç seçmen ve ilerici Demokratlar arasında İsrail'in Gazze'deki eylemlerine yönelik tepki büyüyor. Bu durum, Başkan Joe Biden yönetiminin İsrail politikasını da baskı altına alıyor.
ABD İç Siyasetinde İsrail Karşıtlığının Yükselişi
Avila Chevalier'ın tutuklanması, ABD'de İsrail karşıtı hareketin siyasi arenaya ne kadar girdiğini gösteriyor. Demokrat Parti içinde İsrail'e yönelik eleştiriler giderek artıyor. Kongre'deki ilerici kanat, İsrail'e yapılan askeri yardımların koşullandırılması çağrısında bulunuyor. Ancak partinin ana akımı ve Biden yönetimi, İsrail'in güvenliğine olan bağlılığını sürdürüyor. Bu ikilem, 2024 seçimlerinde Demokratlar için önemli bir iç çatışma kaynağı. New York gibi büyük şehirlerde İsrail karşıtı gösterilerin yaygınlaşması, Demokrat adayların pozisyon almasını zorlaştırıyor. Avila Chevalier gibi adaylar, İsrail karşıtı söylemleriyle genç ve ilerici seçmenin oyunu kazanmayı hedefliyor. Ancak bu tutum, parti içinde ve Yahudi seçmen nezdinde tepki çekebilir. Tutuklama olayı, adayın görünürlüğünü artırabilir ve tabanını mobilize edebilir. Öte yandan, ana akım medyada yarattığı algı, genel seçimde dezavantaj da olabilir. ABD'de ifade özgürlüğü kapsamında protestolar meşru görülse de, polisin gözaltı uygulamaları tartışma yaratıyor.
Uluslararası Boyut ve BM Zirvesi
Netanyahu'nun BM konuşması, uluslararası alanda İsrail'in yalnızlaşmasını derinleştirdi. Birçok ülke temsilcisi konuşmayı protesto için salonu terk etti. İsrail'in Gazze'deki operasyonları, BM Genel Kurulu'nda geniş bir kesim tarafından kınandı. ABD ise İsrail'e desteğini yineleyerek, diğer ülkelerden farklı bir tutum sergiledi. Bu durum, ABD'nin uluslararası arenada İsrail ile birlikte hareket etmesinin yarattığı izolasyonu gözler önüne seriyor. Protestolar sadece New York'ta değil, dünya genelinde birçok şehirde eş zamanlı olarak düzenlendi. İsrail karşıtı gösteriler, Filistin yanlısı hareketin küresel ölçekte güçlendiğini gösteriyor. Türkiye de dahil olmak üzere birçok ülke, İsrail'in eylemlerini sert şekilde eleştirdi. BM'de yapılan oylamalarda İsrail aleyhine sonuçlar çıkması, uluslararası dengelerin değiştiğine işaret ediyor. ABD'nin BM Güvenlik Konseyi'nde ateşkes çağrılarını veto etmesi, uluslararası toplumda tepkiyle karşılandı. Netanyahu'nun konuşması, İsrail'in pozisyonunu meşrulaştırmaya yönelikti ancak beklenen etkiyi yaratmadı. Aksine, protestolar ve tutuklamalar, İsrail karşıtı hareketin daha da güçlenmesine yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de İsrail karşıtı protestoların yükselişi ve bir Kongre adayının tutuklanması, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteğin uluslararası kamuoyunda karşılık bulduğunu gösteriyor. Türkiye, İsrail'in Gazze'deki saldırılarını soykırım olarak nitelendiriyor ve uluslararası yaptırım çağrısı yapıyor. ABD iç siyasetinde İsrail'e yönelik eleştirilerin artması, Türkiye'nin pozisyonunu güçlendirebilir. Özellikle Biden yönetiminin İsrail politikasına yönelik baskılar, Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir denge yaratabilir. Ancak ABD'nin İsrail'e olan stratejik bağlılığı sürdüğü sürece, Türkiye'nin beklentileri sınırlı kalabilir. Yine de taban hareketlerinin seçim sonuçlarına etkisi, uzun vadede ABD'nin Ortadoğu politikasını etkileyebilir.