ABD'nin siber güvenlik ajansı, 6 Kasım'da yapılacak ara seçimlerden 40 gün önce, seçim altyapısının güvenliğine yönelik kapsamlı bir plan yayımladı. İç Güvenlik Bakanlığı'na bağlı Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı (CISA) tarafından hazırlanan plan, seçim sistemlerine yönelik olası tehditleri sıralıyor ve seçim görevlilerine sunulacak koruma hizmetlerini detaylandırıyor. Plan, İç Güvenlik Bakanı'nın onayının ardından kamuoyuyla paylaşıldı.
Seçim Güvenliği Planının Arka Planı
2016 başkanlık seçimlerinde Rusya'nın seçim sistemlerine yönelik müdahale girişimlerinin ortaya çıkmasının ardından ABD'de seçim güvenliği ulusal bir öncelik haline geldi. CISA, 2018'de kurulduğundan bu yana eyalet ve yerel yönetimlerle işbirliği yaparak seçim altyapısını güçlendirmeye çalışıyor. Ancak 2020 seçimlerinde dezenformasyon kampanyaları ve oy verme makinelerine yönelik siber saldırı iddiaları gündemi meşgul etti. Bu kez ajans, ara seçimler öncesinde daha proaktif bir tutum sergileyerek planı erken açıkladı.
Plana göre CISA, seçim görevlilerine ücretsiz olarak şu hizmetleri sunacak: seçim sistemlerinde güvenlik açığı taraması, oy sayım sistemlerinin siber dayanıklılık testleri, seçim öncesi ve sonrası dönemde 7/24 teknik destek, yabancı aktörlerin dezenformasyon faaliyetlerine karşı istihbarat paylaşımı ve seçim güvenliği konusunda eğitim programları. Ayrıca ajans, seçim altyapısına yönelik fiziksel tehditlere karşı da yerel kolluk kuvvetleriyle koordinasyon sağlayacak.
Planda, seçim sistemlerine yönelik başlıca tehditler arasında devlet destekli siber saldırılar, fidye yazılımları, oy verme makinelerine yönelik manipülasyon girişimleri ve sosyal medya üzerinden yürütülen dezenformasyon kampanyaları gösteriliyor. CISA yetkilileri, seçim sonuçlarının doğruluğunu tehdit eden herhangi bir somut kanıt bulunmadığını ancak hazırlıklı olunması gerektiğini vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki seçim güvenliği çabaları, küresel siber güvenlik ortamını da yakından ilgilendiriyor. Son yıllarda Rusya, Çin, İran ve Kuzey Kore gibi aktörlerin seçimlere müdahale girişimleri uluslararası alanda gerilimi artırdı. NATO ve Avrupa Birliği de benzer şekilde seçim güvenliği protokolleri geliştiriyor. Avrupa Birliği, 2019'da Seçim İşbirliği Ağı'nı kurarak üye ülkeler arasında bilgi paylaşımını güçlendirdi. ABD'nin bu planı, transatlantik işbirliği açısından da bir referans noktası oluşturabilir.
Öte yandan, siber güvenlik uzmanları, seçim altyapısının korunmasının sadece teknik önlemlerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda kamuoyunun bilgilendirilmesi ve seçim sonuçlarına duyulan güvenin korunması gerektiğini belirtiyor. CISA'nın planı, bu yönüyle de kapsamlı bir iletişim stratejisi içeriyor. Ajans, seçim döneminde yayılabilecek yanlış bilgilerle mücadele için eyalet ve yerel yönetimlerle ortak çalışma yürütecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin seçim altyapısına yönelik siber güvenlik planı, Türkiye'yi doğrudan etkilememekle birlikte küresel siber güvenlik normlarının şekillenmesi açısından önem taşıyor. Türkiye de son yıllarda seçim güvenliği ve siber savunma alanında adımlar atıyor; 2018'de Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi bünyesinde siber güvenlik birimleri güçlendirildi. ABD'nin deneyimi, özellikle dezenformasyonla mücadele ve yerel yönetimlerle koordinasyon konusunda Türkiye için ders niteliğinde olabilir. Ayrıca NATO müttefiki olarak Türkiye, ittifak içi siber güvenlik işbirliğinde bu tür planlamalardan fayda sağlayabilir. Seçim güvenliği, otokratik eğilimlerin arttığı bir dönemde demokrasilerin ortak sorunu haline gelmiş durumda.