New York eyaleti, insan sağlığına ciddi zararlar veren ve doğada çözünmeyen “sonsuz kimyasallar” (PFAS) olarak bilinen toksik maddelerin üretimi ve kullanımıyla ilgili olarak 3M, DuPont ve diğer büyük kimyasal şirketlerine dava açtı. New York Başsavcısı Letitia James, 8 Şubat 2024 tarihinde eyalet mahkemesine sunduğu iddianamede, bu firmaların onlarca yıldır PFAS’ların tehlikelerini bildikleri halde kamuoyundan ve düzenleyici kurumlardan gizlediğini öne sürdü. Dava, çevre kirliliğinin temizlenmesi ve halk sağlığının korunması amacıyla milyarlarca dolar tazminat talep ediyor.
Gelişmenin arka planı: PFAS nedir ve neden tehlikelidir?
PFAS (perfloroalkil ve polifloroalkil maddeler), suya, yağa ve lekeye dayanıklılık özellikleri nedeniyle 1940'lardan beri endüstriyel ürünlerde ve tüketici mallarında yaygın şekilde kullanılıyor. Teflon tavalardan su geçirmez kıyafetlere, yangın söndürme köpüklerinden yiyecek ambalajlarına kadar birçok üründe bulunan bu kimyasallar, doğada çözünmedikleri için "sonsuz kimyasallar" olarak adlandırılıyor. İnsan vücudunda birikerek kanser, karaciğer hasarı, hormonal bozukluklar ve bağışıklık sistemi problemlerine neden oldukları biliniyor. New York Başsavcısı James, bu şirketlerin PFAS'ların sağlığa zararlarını araştıran dahili çalışmalara rağmen, sonuçları yıllarca gizlediğini ve tüketicileri yanılttığını belirtiyor. Davada, eyaletteki içme suyu kaynaklarının bu kimyasallarla kirlendiği ve temizlik maliyetinin milyarlarca doları bulacağı ifade ediliyor.
Bölgesel ve küresel boyut: PFAS davaları uluslararası alana yayılıyor
New York’un bu davası, ABD genelinde PFAS'la ilgili açılan yüzlerce davanın en son örneği. Daha önce Ohio, Minnesota ve Kaliforniya gibi eyaletler de benzer davalarla kimyasal şirketlerini hedef almıştı. Avrupa Birliği de PFAS kullanımını kademeli olarak yasaklamayı planlarken, Almanya, Hollanda ve İsveç gibi ülkeler içme sularında PFAS limitlerini düşürdü. Küresel ölçekte, bu kimyasalların yaygın kullanımı ve çevresel kalıcılığı, ülkeleri ortak bir mücadele stratejisi geliştirmeye zorluyor. Uzmanlar, PFAS kirliliğinin sınır tanımadığını ve çözüm için uluslararası işbirliğinin şart olduğunu vurguluyor. New York davasının sonucunun, diğer ülkelerdeki hukuki süreçler ve düzenlemeler için emsal teşkil edebileceği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu dava, Türkiye’de henüz yeterince gündeme gelmeyen PFAS kirliliği konusunda farkındalık yaratabilir. Türkiye’de de Teflon ürünler, su geçirmez kıyafetler ve yangın söndürme köpükleri gibi PFAS içeren ürünler yaygın olarak kullanılıyor. Ancak içme sularında PFAS düzenlemesi bulunmuyor; ABD ve AB standartlarının gerisinde kalınıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın bu alanda bir izleme programı başlatması, halk sağlığı açısından önem taşıyor. Ayrıca, küresel davalar Türk şirketlerinin de tedarik zincirlerinde PFAS kullanımını gözden geçirmesine yol açabilir.