New York milletvekillerinin öncülük ettiği eyalet ve yerel vergi indirimi (State and Local Tax - SALT) kesintisinin genişletilmesi, ABD genelinde beklenmedik bir destek kazanıyor. Bloomberg'den Caitlin Reilly'nin Michael McKee ile gerçekleştirdiği "Bloomberg Real Yield" programında aktardığına göre, başta New York olmak üzere yüksek vergili eyaletlerin savunduğu bu düzenleme, Ohio, Colorado, Kuzey Karolina, Michigan ve Pennsylvania gibi eyaletlerde de varlıklı vergi mükelleflerinin ilgisini çekiyor. Cumhuriyetçilerin 2017'de yürürlüğe koyduğu ve SALT kesintisini 10.000 dolarla sınırlayan yasa, özellikle Demokrat eyaletlerde büyük tepki toplamıştı. Şimdi ise bu sınırın kaldırılması veya yükseltilmesi yönündeki çabalar, iki partiden de destek bulmaya başladı.
SALT Kesintisi Nedir ve Neden Tartışılıyor?
Eyalet ve yerel vergi indirimi, federal vergi beyannamesinde eyalet ve yerel yönetimlere ödenen gelir vergisi, satış vergisi ve emlak vergisi gibi kalemlerin federal vergilendirilebilir gelirden düşülmesine olanak tanıyan bir uygulamadır. 2017 öncesinde bu kesinti neredeyse sınırsızdı; ancak o dönemde yürürlüğe giren Vergi Kesintileri ve İşler Yasası (TCJA) ile 10.000 dolarlık bir üst sınır getirildi. Bu değişiklik, özellikle New York, Kaliforniya, New Jersey, Illinois ve Massachusetts gibi yüksek gelirli ve yüksek vergili eyaletlerde yaşayan mükellefleri olumsuz etkiledi. Yasa, bu eyaletlerdeki orta ve üst gelir gruplarının federal vergi yükünü artırdı ve eyalet bütçeleri üzerinde de dolaylı baskı oluşturdu.
New York merkezli milletvekilleri, SALT sınırının kaldırılması için uzun süredir mücadele ediyor. Ancak son dönemde bu çabanın sadece Demokrat eyaletlerle sınırlı kalmadığı, Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu bölgelerde de yankı bulduğu görülüyor. Ohio, Colorado, Kuzey Karolina, Michigan ve Pennsylvania gibi eyaletlerde de varlıklı vergi mükellefleri, federal vergi yüklerini azaltmak amacıyla SALT sınırının kaldırılmasını veya yükseltilmesini destekliyor. Bu durum, konunun partiler üstü bir ekonomik talebe dönüşmeye başladığını gösteriyor.
Genişleyen Destek ve Ekonomik Etkiler
Bloomberg analizine göre, SALT sınırının kaldırılması veya önemli ölçüde yükseltilmesi, yalnızca yüksek vergili eyaletlerde değil, ülke genelinde vergi rekabetini ve gelir dağılımını etkileyecek. Örneğin, emlak vergileri yüksek olan banliyölerde yaşayan orta sınıf aileler de bu değişiklikten fayda sağlayabilir. Ancak federal bütçe üzerindeki etkisi tartışmalı. Sınırın tamamen kaldırılması halinde federal gelirlerde yıllık 100 milyar doları aşan bir kayıp öngörülüyor. Bu da ya diğer vergilerin artırılması ya da harcamaların kısılması gerekliliğini doğuruyor.
Öte yandan, SALT sınırının yüksek gelirli mükelleflere sağladığı avantaj, gelir dağılımı adaleti açısından da sorgulanıyor. Sol görüşlü ekonomistler, bu değişikliğin en zengin kesime ek vergi indirimi anlamına geldiğini savunurken, sağ görüşlü çevreler ise eyaletlerin vergi egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiğini vurguluyor. Kongre'de her iki partiden de destek gören bir uzlaşma formülü üzerinde çalışılıyor; örneğin sınırın 20.000 veya 30.000 dolara çıkarılması gibi ara çözümler masada.
Bloomberg Real Yield programında konuşan Caitlin Reilly, konunun önümüzdeki seçim döneminde kritik bir başlık olacağını belirtti. Özellikle New York, Kaliforniya ve diğer yüksek vergili eyaletlerden gelen baskıların, federal düzeyde bir uzlaşmayı zorunlu kılabileceğini ifade etti. Ancak Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Temsilciler Meclisi'nde, SALT sınırının kaldırılmasına yönelik direncin devam ettiği de biliniyor. Yine de son gelişmeler, bu direncin kırılmaya başladığını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki SALT tartışması doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de küresel vergi rekabeti ve sermaye hareketleri açısından dolaylı etkileri olabilir. ABD'de vergi yükünün hafifletilmesi, özellikle yüksek gelirli bireylerin ve şirketlerin yatırım kararlarını etkileyebilir; bu da gelişmekte olan piyasalara yönelebilecek sermaye akışını değiştirebilir. Ayrıca Türkiye'nin kendi vergi sisteminde de benzer tartışmalar (yerel vergilerin federal düzeyde indirilebilirliği) zaman zaman gündeme geliyor. ABD'deki bu tür düzenlemeler, uluslararası vergi normlarını ve çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarını da etkileyebilir. Türkiye, ABD ile vergi anlaşmalarını gözden geçirirken bu gelişmeleri dikkate alabilir.