New Hampshire'da, emekliye ayrılan Senatör Jeanne Shaheen'in (D) koltuğu için yapılacak seçimde Demokrat Parti'den Temsilci Chris Pappas ile Cumhuriyetçi Parti'den eski Senatör John E. Sununu'nun karşı karşıya gelmesi bekleniyor. Decision Desk HQ'nun projeksiyonuna göre, her iki isim de partilerinin ön seçimlerini kazanarak genel seçime hazırlanıyor. Pappas, Demokrat ön seçiminde dört rakibini geride bırakırken, en ciddi rakibi olarak gösterilen isimleri mağlup etti. Bu gelişme, New Hampshire'ın ulusal siyasetteki kritik konumunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Seçim Sürecinin Arka Planı
New Hampshire, ABD siyasetinde 'Granit Eyalet' olarak bilinir ve başkanlık seçimlerinde önemli bir salıncak eyalet olarak kabul edilir. Senatör Jeanne Shaheen'in emeklilik kararı, eyalette siyasi dengeleri değiştirdi. Shaheen, uzun yıllar boyunca Demokrat Parti'nin eyaletteki en güçlü isimlerinden biriydi ve koltuğunu koruması partisi için kritikti. Şimdi bu koltuğun boşalması, hem Demokratlar hem de Cumhuriyetçiler için büyük bir fırsat yaratıyor.
Demokrat cephesinde Chris Pappas, eyaletin 1. kongre bölgesi temsilcisi olarak tanınıyor ve ılımlı bir çizgi izliyor. Pappas, ön seçimde dört rakibini yenerek partinin desteğini kazandı. Özellikle yerel ekonomik kalkınma, sağlık hizmetleri ve eğitim konularındaki vaatleriyle dikkat çekiyor. Cumhuriyetçi cephede ise John E. Sununu, eski bir senatör ve tanınmış bir siyasi ailenin üyesi. Sununu, 2003-2009 yılları arasında New Hampshire'ı Senato'da temsil etmişti. Ayrıca, eyaletin şu anki Valisi Chris Sununu'nun kardeşi olarak da biliniyor. Sununu, muhafazakar seçmen tabanını harekete geçirmeyi ve eyalette Cumhuriyetçi rüzgarı yeniden estirmeyi hedefliyor.
Ön seçim sonuçları, her iki partinin de genel seçime odaklandığını gösteriyor. Pappas, Demokratların ilerici kanadından gelen eleştirilere rağmen partiyi birleştirmeyi başardı. Sununu ise Cumhuriyetçi Parti içindeki aşırı sağ unsurlarla dengeyi koruyarak geniş bir seçmen kitlesine ulaşmayı amaçlıyor. New Hampshire'da kayıtlı seçmenlerin önemli bir kısmı bağımsız olduğu için, her iki adayın da merkez seçmeni kazanması kritik önem taşıyor.
Bölgesel ve Ulusal Boyut
New Hampshire, ABD Senatosu'nda iki sandalyeye sahip ve bu sandalyelerden biri şu an boşalma sürecinde. Senato'daki çoğunluk dengesi açısından bu seçim büyük önem taşıyor. Demokratlar, Senato'daki çoğunluklarını korumak veya güçlendirmek için New Hampshire'ı kazanmak zorunda. Cumhuriyetçiler ise 2026 ara seçimlerinde Senato'yu ele geçirme hedefi doğrultusunda bu eyaleti hedef alıyor. New Hampshire, tarihsel olarak Demokrat eğilimli olsa da, Cumhuriyetçiler son yıllarda eyalette oy oranlarını artırdı. 2020 başkanlık seçimlerinde Joe Biden, eyaleti kıl payı kazanmıştı. Bu da genel seçimin ne kadar çekişmeli geçeceğini gösteriyor.
Seçim kampanyasının ana temaları arasında ekonomi, göçmenlik, sağlık hizmetleri ve iklim değişikliği yer alacak. Pappas, Biden yönetiminin politikalarını destekleyerek altyapı yatırımları ve temiz enerji konularında vaatlerde bulunuyor. Sununu ise vergi indirimleri, sınır güvenliği ve hükümet harcamalarının azaltılması gibi konulara odaklanacak. Ayrıca, her iki aday da New Hampshire'ın kırsal bölgelerindeki seçmenlere hitap etmeye çalışacak.
Ulusal düzeyde, bu seçim 2026 ara seçimlerinin bir habercisi olarak görülüyor. Cumhuriyetçiler, Temsilciler Meclisi'ndeki çoğunluklarını korumak ve Senato'yu kazanmak için çaba harcayacak. Demokratlar ise Beyaz Saray'ı ellerinde tutmanın avantajını kullanarak Kongre'deki güçlerini pekiştirmek istiyor. New Hampshire'daki yarış, partilerin ulusal stratejileri açısından bir test niteliğinde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
New Hampshire Senato seçimi, doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir gelişme olmasa da, ABD'nin iç siyasetindeki dengeler Türk dış politikasını dolaylı yoldan etkileyebilir. ABD Senatosu, Türkiye ile ilişkilerde önemli bir rol oynuyor; özellikle F-16 satışı, Suriye politikası ve PKK/YPG konularında Senato'daki dengeler belirleyici olabiliyor. Eğer Cumhuriyetçiler Senato'da çoğunluğu ele geçirirse, Türkiye karşıtı yasama girişimlerinin hız kazanması veya mevcut yaptırımların sürmesi olasılığı artabilir. Demokratların çoğunluğu koruması halinde ise Biden yönetiminin Türkiye ile diyalog temelli yaklaşımı devam edebilir. Bu nedenle, New Hampshire'daki yarışın sonucu, Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceği açısından takip edilmesi gereken bir gösterge olarak öne çıkıyor.