İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 26 Ekim'de yapılacak erken seçimler öncesinde ABD eski Başkanı Donald Trump'ın kendisini desteklediğini açıkladı. Netanyahu, Trump'ın "işi bitirin" ifadesine atıfta bulunarak, iktidara gelmeleri halinde İran'a karşı askeri operasyonları yeniden başlatabileceklerinin sinyalini verdi. Açıklama, İsrail'de seçim kampanyasının son gününde geldi ve ülkenin İran politikasına dair tartışmaları alevlendirdi.
Seçim Öncesi Trump Desteği ve İran Mesajı
Netanyahu, Kudüs'te düzenlediği basın toplantısında, Trump'ın kendisini desteklemesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Trump'ın geçmişte İran nükleer anlaşmasından çekilmesi ve Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıması gibi adımları hatırlatan Netanyahu, "Başkan Trump bana 'işi bitirin' dedi. Biz de gerektiğinde işi bitiririz" ifadelerini kullandı. Bu sözler, İsrail'in İran'a yönelik olası bir askeri müdahalesinin kapıda olabileceği şeklinde yorumlandı.
İsrail, uzun süredir İran'ın nükleer programını kendi güvenliğine yönelik en büyük tehdit olarak görüyor. Netanyahu hükümeti, İran'ın nükleer silah edinmesini engellemek için diplomatik ve askeri seçeneklerin masada olduğunu sık sık vurguluyor. Trump yönetimi döneminde ABD ile İsrail arasındaki yakın işbirliği, İran'a yönelik yaptırımların sıkılaştırılması ve bölgesel askeri varlığın artırılmasıyla kendini göstermişti.
Trump'ın "işi bitirin" sözü, ilk olarak 2020'de İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'nin öldürülmesinin ardından İran'ın Irak'taki ABD üslerine düzenlediği füze saldırısı sonrasında gündeme gelmişti. O dönemde Trump, İran'a karşı daha sert bir yanıt verilmesini istemiş ancak danışmanları tarafından sakinleştirilmişti. Şimdi Netanyahu'nun bu sözü yeniden gündeme getirmesi, İsrail'in ABD'yi de yanına alarak İran'a karşı ortak bir cephe oluşturma çabası olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Netanyahu'nun açıklamaları, İsrail'in 9 Nisan 2019'da yapılan ve Netanyahu'nun Likud partisinin birinci çıktığı ancak koalisyon kurma çabalarının tıkandığı seçimlerin ardından ülkeyi yeni bir erken seçime götüren siyasi krizin son halkası olarak görülüyor. İsrail'de siyasi istikrarsızlık, bölgesel güvenlik dinamiklerini de etkiliyor. Netanyahu, seçim kampanyası boyunca güvenlik ve dış politika konularını ön plana çıkararak, deneyimli lider imajını pekiştirmeye çalışıyor.
İran cephesinden henüz resmi bir yanıt gelmedi ancak Tahran, İsrail'in askeri tehditlerini sık sık kınayarak, her türlü saldırıya karşılık vereceğini açıklıyor. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Abbas Musevi, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, "Siyonist rejimin maceraları bölgede istikrarsızlığa yol açar" demişti. İran'ın nükleer anlaşmadaki taahhütlerini kademeli olarak askıya alması, Avrupa ülkeleri ve ABD arasında yeni bir gerilim hattı oluşturmuş durumda.
Uluslararası toplum, İsrail'in İran'a yönelik olası bir askeri harekatının Orta Doğu'da geniş çaplı bir çatışmaya yol açabileceğinden endişe ediyor. Rusya ve Çin, bölgede artan tansiyonun diplomasi yoluyla düşürülmesi çağrısında bulunurken, Avrupa Birliği de taraflara itidal telkin ediyor. ABD'de ise Trump'ın olası bir yeniden seçilme senaryosu, İran politikasının daha da sertleşebileceği yönünde sinyaller veriyor. Trump, seçim kampanyasında İran'a yönelik maksimum baskı politikasını yeniden uygulayacağını belirtmişti.
Netanyahu'nun Trump'ın desteğini öne çıkarması, İsrail seçmeni nezdinde önemli bir hamle olarak görülüyor. Zira Trump, ABD'nin İsrail Büyükelçiliğini Kudüs'e taşıyarak ve İran nükleer anlaşmasından çekilerek İsrail'in sağ kanadında geniş bir sempati kazanmış durumda. Netanyahu, bu popülerliği kendi lehine kullanarak, rakibi Benny Gantz'ın liderliğindeki Mavi-Beyaz ittifakına karşı üstünlük sağlamayı hedefliyor. Ancak anketler, seçimin başa baş geçeceğini ve koalisyon görüşmelerinin yine uzun sürebileceğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail-İran geriliminin tırmanmasından doğrudan etkilenebilecek bölgesel aktörlerin başında geliyor. Ankara, İran ile İsrail arasında artan askeri tehditlerin Orta Doğu'da istikrarsızlığı derinleştireceğinden endişe ediyor. Türkiye, son dönemde İran ile ekonomik ve diplomatik ilişkilerini geliştirirken, İsrail ile de enerji ve ticaret alanında işbirliğini sürdürüyor. Olası bir İsrail-İran çatışması, Türkiye'nin sınır komşusu İran üzerinden ticaret yollarını ve bölgesel enerji güvenliğini tehdit edebilir. Ayrıca ABD'nin İran politikasındaki olası sertleşme, Türkiye'nin ABD ile İran arasındaki denge politikasını zorlaştırabilir. Türkiye, bölgesel barış ve diyalog çağrısını yineleyerek, tarafları itidale davet ediyor.