İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, geçtiğimiz hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sert sözlerle yüklendi. Erdoğan'ı "zorba" olarak nitelendiren Netanyahu, "Şimdi Suriye'yi ele geçirmek istiyor. Bu şaşırtıcı değil çünkü neredeyse her fırsatta İsrail'in yok edilmesi çağrısı yapıyor" ifadelerini kullandı. Netanyahu'nun bu çıkışı, son dönemde normalleşme sinyalleri veren Türkiye-İsrail ilişkilerinde yeni bir gerilim dalgası yarattı.
Gerginliğin arka planı: Suriye ve Doğu Akdeniz
Netanyahu'nun Erdoğan'a yönelik suçlamaları, Suriye'deki gelişmelerle yakından bağlantılı. İsrail, Suriye'de İran destekli grupların varlığından rahatsız ve Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyindeki askeri varlığını kendi güvenliğine tehdit olarak görüyor. Türkiye ise PKK/YPG'ye karşı mücadelesini sürdürüyor ve Suriye'nin toprak bütünlüğünü savunuyor. Netanyahu'nun "Erdoğan Suriye'yi ele geçirmek istiyor" sözleri, Türkiye'nin Suriye'de artan etkisini İsrail'in nasıl algıladığını gösteriyor.
İki ülke arasındaki ilişkiler, 2010'daki Mavi Marmara olayı sonrası kopma noktasına gelmiş, 2016'da kısmi normalleşme sağlanmış ancak 2018'de Kudüs'ün başkent olarak tanınması ve büyükelçilik taşınması sonrası yeniden gerilmişti. Son aylarda ise iki ülke arasında üst düzey görüşmeler yapıldığı ve enerji işbirliği konusunda temaslar olduğu biliniyor. Netanyahu'nun BM kürsüsünden yaptığı bu çıkış, bu normalleşme sürecini sekteye uğratabilir.
Bölgesel ve küresel boyut: İttifaklar ve denklemler
Netanyahu'nun konuşması, sadece Türkiye'ye yönelik değil, aynı zamanda ABD ve Batı'ya da bir mesaj niteliğinde. İsrail, Suriye'de İran'ın etkisini dengelemek için Türkiye'yi yanına çekmek istiyor ancak Erdoğan yönetimini sert dille eleştirmekten de geri durmuyor. Bu ikilem, İsrail'in dış politikasındaki çelişkileri gözler önüne seriyor. Öte yandan Türkiye, son dönemde Suriye rejimiyle ilişkileri normalleştirme çabasında ve bölgesel müttefikleriyle (Rusya, İran) dengeli bir politika izliyor. Netanyahu'nun suçlamaları, Türkiye'nin bölgedeki arabuluculuk rolünü zayıflatmayı amaçlıyor olabilir.
Uluslararası kamuoyunda ise Netanyahu'nun Erdoğan'a "zorba" demesi, İsrail'in kendi insan hakları sicili ve Gazze'deki eylemleri nedeniyle eleştirilere yol açabilir. Türkiye, bu tür söylemleri İsrail'in saldırgan politikalarını örtbas etme çabası olarak yorumluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Netanyahu'nun Erdoğan'a yönelik 'zorba' suçlaması, Türkiye-İsrail ilişkilerinde yeni bir kriz kapısı aralıyor. Normalleşme sinyallerinin verildiği bir dönemde gelen bu çıkış, İsrail'in Türkiye'yi Suriye'de dengelemek istediğini gösteriyor. Türkiye açısından bu söylem, bölgesel etkinliğini sınırlamaya yönelik bir hamle olarak okunabilir. Ancak Türkiye, Suriye'de izlediği politikayı meşru savunma ve istikrar arayışı çerçevesinde sürdürecektir. İsrail'in bu tür açıklamaları, iki ülke arasında enerji ve ticaret odaklı olası işbirliğini zora sokabilir. Türkiye, BM ve diğer platformlarda İsrail'in Gazze politikalarını eleştirmeye devam edecek ve bu tür söylemlere karşı diplomatik kanalları kullanacaktır.