İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, New York'ta bir Yahudi vatandaşın bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin olarak, şehir Belediye Başkanı'na yönelik ağır suçlamalarda bulundu. Netanyahu, Columbia Üniversitesi'nde ders veren Profesör Mahmood Mamdani'yi, söz konusu bıçaklama olayıyla bağlantılı olarak tutuklanma tehdidi nedeniyle sert bir dille eleştirdi. Başbakan, New York Belediye Başkanı Eric Adams'ı da "nefret kışkırtıcılığı" yapmakla suçladı. Bu açıklamalar, New York'taki Yahudi toplumunun artan güvenlik endişelerini gündeme taşıdı.
Gelişmenin arka planı: Netanyahu'nun suçlamaları ve Yahudi güvenliği
Netanyahu, yaptığı açıklamada, New York'taki Yahudi Amerikalılarla yaptığı görüşmelerde onların korku içinde yaşadıklarını belirtti. "New York'taki Yahudi Amerikalılarla konuşuyorum ve şu anda korkuyorlar" diyen Netanyahu, bu korkunun sorumlusu olarak Belediye Başkanı Adams'ı gösterdi. Adams'ın, Filistin yanlısı gösteriler karşısında yeterli önlem almadığını ve bu durumun Yahudi karşıtı olayların artmasına zemin hazırladığını savundu. Netanyahu ayrıca, Mamdani'yi "Yahudi karşıtı söylemleri" nedeniyle tutuklama tehdidinde bulunduğunu söyledi.
Mamdani, daha önce İsrail'in Gazze politikalarını eleştiren açıklamalar yapmış ve bu nedenle İsrail yanlısı grupların hedefi haline gelmişti. Columbia Üniversitesi'nde yaptığı bir konuşmada, İsrail'in "soykırım" yaptığını ima eden ifadeler kullanmıştı. Netanyahu'nun bu tehdidi, akademisyenlere yönelik artan baskıların bir parçası olarak değerlendiriliyor.
New York'ta son dönemde Yahudi karşıtı olaylarda belirgin bir artış yaşanıyor. Şehrin polis departmanına göre, bu yılın ilk yarısında Yahudi karşıtı suçlar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 45 arttı. Bu artışta, Orta Doğu'daki çatışmaların yanı sıra sosyal medyada yayılan nefret söylemlerinin de etkili olduğu belirtiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut: İsrail-ABD ilişkileri ve antisemitizm tartışmaları
Netanyahu'nun bu açıklamaları, İsrail-ABD ilişkilerinde yeni bir gerilim noktası oluşturdu. ABD yönetimi, İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarına yönelik artan eleştirilerle karşı karşıya. Başkan Joe Biden, geçtiğimiz aylarda İsrail'e yönelik bazı silah sevkiyatlarını askıya almıştı. Netanyahu'nun New York Belediye Başkanı'na yönelik suçlamaları, Amerikalı yetkililerle ilişkileri daha da gerginleştirebilir.
Ayrıca, bu gelişme, antisemitizmle mücadele konusundaki uluslararası tartışmaları da alevlendirdi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda geçtiğimiz ay kabul edilen bir kararda, İsrail'in işgal altındaki topraklardaki faaliyetleri kınanmıştı. Netanyahu'nun açıklamaları, bu tür kararların Yahudi karşıtı duyguları körüklediği yönündeki İsrail tezini güçlendirme çabası olarak yorumlanıyor.
Öte yandan, Mamdani'nin tehdit edilmesi, ifade özgürlüğü ve akademik özgürlük tartışmalarını da beraberinde getirdi. Birçok akademisyen, Netanyahu'nun söylemlerinin üniversitelerdeki özgür tartışma ortamını baskı altına aldığını savunuyor. New York'taki bazı üniversitelerde Filistin yanlısı öğrenci protestoları düzenlenmiş, bu protestolar bazı üniversitelerde şiddet olaylarına dönüşmüştü.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin meselesine verdiği desteğin arka planında, İsrail'in uluslararası alandaki itibarının daha da zedelendiğini gösteriyor. Netanyahu'nun New York'ta yaşanan bir olayı ABD'nin iç politikasına malzeme yapması, Türkiye'nin İsrail'in Gazze'deki politikalarını eleştiren tutumunu haklı çıkarır nitelikte. Ayrıca, Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı insani yardım çalışmaları ve Filistin'e destek politikaları, bu tür olayların ardından bölgesel düzeyde daha da önem kazanıyor. Türkiye, uluslararası platformlarda İsrail'in eleştirilmesine yönelik tutumunu sürdürürken, bu tür gelişmelerin bölgesel istikrar üzerindeki etkilerini yakından izlemektedir.